Uydumarket Banner  

5 sayfadan, 1. sayfa 12345 SonSon
Gösterilen Mesajlar: 90 mesajdan 1 ile 20 arası

Konu: Şehitler Diyarı Çanakkale

  1. #1
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    16-12-2003
    Mekan
    17 Çanakkale
    Yaş
    48
    Mesajlar
    5,824
    Kan Grubu
    A Rh ( - )
    Üye No
    26

    Şehitler Diyarı Çanakkale



    Öl emri aldılar , bir gecede Onbini birden öldüler...


    Çanakkale Zaferini kazanarak, vatanı ve bayrağı için şehit olan kahraman MEHMETÇİK leri minnet ve şükranla anıyoruz. Aziz ruhları şad olsun.

    BİR YOLCUYA
    ( Bu şiir Gelibolu yamaçlarında yazıldı.).

    Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın,
    Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
    Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,
    Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

    Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,
    Gördüğüm bu tümsek, Anadolu’nda,
    İstiklal uğrunda, namus yolunda,
    Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.

    Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
    Son vatan parçası geçerken ele,
    Mehmed’in düşmanı boğuldu sele,
    Mübarek kanını kattığı yerdir.

    Düşün ki, hasrolan kan, kemik, etin
    Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
    Bir harbin sonunda, bütün milletin,
    Hürriyet zevkini tattığı yerdir.


    Türk Şehitlikleri Yabancıların Mezarlıkları


    18 Mart 1915 Yazısı

    57. Alay Şehitliği ve Anıtı

    Akbaş Şehitliği ve Mezarı

    Alçıtepe Garnizon Anıtı

    Alman Hemşire Erika’nın Mezarı

    Anafartalar Köy Mezarı Şehitlikleri

    Asteğmen Halit Efendi Mezarı

    Atatürk Anıtı

    Barbaros Deniz Şehitleri Anıtı

    Binbaşı Çırpanlı Ali Zeynel Abidin Mezarı

    Büyükkemikli Anıtı

    Conkbayırı Anıtları

    Conkbayırı Mehmetçik Anıtı

    Çamburnu Balkan Harbi Şehitler Anıtı

    Çamtekke Şehitliği

    Çanakkale Şehitleri Anıtı

    Çanakkale Şehitliği

    Damakçılık Bayırı Anıtı

    Dur Yolcu Yazısı

    Eceabat Yüzbaşı Şehitliği

    Er Halil İbrahim Mezarı

    Erenköy Şehitliği

    Gözetleme Tepe Şehitliği ve Anıtı

    Hamidiye Şehitliği ve Anıtı

    Hasan Mevsuf Şehitliği ve Anıtı

    Hastane Bayırı Şehitliği

    Havuzlar Şehitliği ve Anıtı

    İlk Şehitler Anıtı

    İsimsiz Topçu Şehitliği

    İsimsiz Topçu Yüzbaşı Şehitliği

    İstihkam Yüzbaşısı Tahir Bey Anıtı

    Kabatepe Arıburnu Sahil Anıtı

    Kabatepe Tanıtma Merkezi Anıtı

    Kanlısırt Anıtı

    Kemalyeri Anıtı

    Kireçtepe Jandarma Anıtı ve Şehitliği

    Kumkale İntepe Batarya Şehitliği

    Küçük Arıburnu Anıtı

    Mareşal Fevzi Çakmak Anıtı

    Mecidiye Şehitliği ve Anıtı

    Mehmet Çavuş Anıtı

    Mehmetçiğe Derin Saygı Anıtı

    Mesudiye Tabya Anıtı

    Müftü Efendi’nin Mezarı

    Mülazım Üsteğmen Mustafa Efendi’nin Mezarı

    Onbaşı Seyit Anıtı

    Sargıyeri Anıtı ve Şehitliği

    Seddülbahir Cephanelik Şehitliği

    Sonok Anıtı ve Şehitliği

    Suyatağı Anıtı

    Talat Göktepe Anıtı

    Topçu Üstğm. Hasan Tahsin Mezarı

    Turgut Reis Anıtı

    Türk Askerlerine Saygı Anıtı

    Üsteğmen Nazif Çakmak Anıtı

    Üsteğmen Rıza Efendi’nin Mezarı

    Yahya Çavuş Şehitlik ve Anıtı

    Yalova Köy Mezarlığı Şehitlikleri

    Yarbay H. Avni Bey’in Mezarı

    Yarbay Halit Bey Mezarı

    Yarbay Hasan Bey Mezarı

    Yarbay Ziya Bey Mezarı

    Yusufçuktepe Anıtı

    Yüzbaşı Mehmet Şehitliği

    Zığındere Nuri Yamut Anıtı



    “Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”

    M. Kemal ATATÜRK

    “Harpte iki meşâ€™um (uğursuz) şey vardır. Bunlardan biri taş duvara körükörüne yüklenmek, diğeri kuvvetleri birtakım ayrı ve bağlantısız harekata dağıtıp körletmektir. Biz bu iki ahmaklığı yapmanın tehlikesiyle karşı karşıyayız.”

    İngiliz Başbakanı Asquith

    “Ordunun yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zorunlu olduğunu anlıyorum.”

    Churchill

    "Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir.”

    Churchill

    “... Bu Türk kıtaatının cesaret, metanet ve se’bat cihetiyle takdir ve senaya liyakatı, her şüphenin fevkinde bulunmuştur. Donanmasının ateşiyle de, en müessir surette muavenet gören pek cesur bir düşmamn taarruzlarına karşı sayısız muharebelerde bu kıtaat mevkilerini muhafaza etmişlerdir.” [439]

    Alman Generali Liman von Sanders

    “Avrupa’da hizbir asker yoktur ki, bu ifadenin altını çiziyorum, Türklierle mukayese edilebilsin. Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir. Fakat siperlerde onlar dahi Türklerle kıyas edilemez. Misal olarak Gelibolu’yu zikretmek isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar, Türk olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi. Halbuki, Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinde kaldılar.”

    General Tawshend

    “Çanakkale Seferi, Türk milletinin eski kudret ve kuvvetini muhafaza ettiğini, can çekişen bir imparatorluk içinde kahraman bir milletin varlığını meydana koydu.”

    General Fahri BELEN

    “Müttefiklerin gayreti kalmamıştır. Türkiye insan menbalarını (kaynaklarını) sarf ederek bitab (bitkin) kalmış, müttefikler, hissolunur derecede zayıflamamışlardır. Fakat Çanakkale Muharebesi’nin Rusya’nın akibeti ve Balkanlar’daki tesiriyle Türkler müteselli olabilirler.”

    Larşer

    “... Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda haiz bulunduğu evsafın bidayette layikiyle takdir edilmemiş olması, Ingilizler için felaket olmuştur.... Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu, Ingilizler kendileriyle dövüştükten sonra bittecrübe anlamışlardır.”

    Ingiliz Generali Oglander

    “Yenilmez Ingiliz donanmasının uğradığı akibetten komutanlar değil, strateji kurallarını ihmal eden devlet adamları sorumludur. Boğazlar ve Trakya bölgesinde altı Türk kolordusu varken, donanmayı tahkim edilmiş bir Boğaz’dan geçirmek ve Boğaz kıyıları işgal edilmeden beş tümenlik bir kuvvei seferiyeyi Istanbul’a getirmek planının şansı çok azdı.”

    General Fahri BELEN

    “Çanakkale Savaşları, Avusturalya ordusunun gelişimine birçok etkide bulunmuştur. İlk olarak Avusturalya ordusu kuvvetlerinin bir yabancı tarafından değil, bir Avusturalyalı subay tarafından idare edilmesini temin edecek bir uygulamaya başlanmıştır. Ve Çanakkale olayları, bu uygulamayı başlattı.”

    Avustralyalı Yarbay D. M. HORNER

    “Çanakkale Savaşları, savaşa İngiliz bayrağı altında katılan Yeni Zelanda’nın uluslaşma sürecine çok önemli katkılarda bulunmuştur. 1915’te Yeni Zelandalılar, kimliklerini İngiliz İmparatorluğu içerisinde tanımlamaktaydılar ve bağımsızlık kazanmak gibi istekleri yoktu.”

    Yeni Zelandalı Prof. Dr. J. PHİLLIPS

    “Çanakkale Savaşları, modern savaş tarihinde birleşik kara ve deniz savaşlarımn başlangıcı ve ilk örneğidir.”

    Japon Prof. Dr. Em. Krg. Hideo MIKI

    “Avrupa diplomasisinin çıkmazlarında ihtiyatla yolunu arayan ve Avrupa devletleri’nin birbirine düşmüş meclislerinde kendi lehinde fırsatlar kollamaya çalışan ürkek ve tereddütler içindeki Osmanlı, artık yerini, dimdik adeta mağrur ve kendine güvenen, kendi hayatını yaşamaya azmetmiş, Hristiyan düşmanlarına tam bir istihfafla bakan şahsiyete bırakmıştı.”

    Alan Moorhead

    “Çanakkale Boğazı’ndaki Türkler ve Almanlar da 18 Martı aralıksız takip eden sessiz günler, şaşkınlık ve sonra da, büyük bir sevinç uyandırdı. Moral, son derece yüksekti. Kaleler ve tabyalardaki hasar da kolaylıkla giderilmiş olmakla beraber, ağır bataryaların cephane durumu ciddiyetini koruyordu.”

    Robert Rhodes James

    “Çanakkale Müharebelerinde Türk ordusunun başında daha başlangıçtan itibaren orayı, üç kez ve yalnız kendi inisiyatifiyle kurtarmış olan Türk Başbuğu (Atatürk) bulunmuş olsaydı, bu gün tarih, bir Çanakkale Savaşı yerine, karaya ayak basmasıyla beraber, akim kalan bir Çanakkale teşebbüsünden bahsederdi.”

    M. Şevki YAZMAN

    “Çanakkale fecayi’ine (çok acıklı olaylarına) ait mesuliyetin, her iki taraftan hangisine ait ve raci olduğu keyfiyeti henüz tahakkuk edemediyse de, bahri hücumun (deniz hücumu) altında mündemiç (saklı) olan hakayik (gerçekler), o kadar basittir ki, bu hususta en müptedi (ilkel) olanlar bile bunu anlarlar.

    Biz en müşkülü’l-icra (yapılması zor) harekete tasaddi ettik (başladık) ve esas noktalara dair maluunatı sahiha (gerçek bilgiler) elde etmeden evvel mutadımız (adetimiz) olduğu üzere, düşmanı hakir (küçük) görerek, böyle bir külfetli işe sarıldık. Neticedeyse, herkesin kabul ve itiraf edeceği bir hezimete, mağlubiyete uğradık ki, bunun izin, hiçte şikayete hakkımız yoktur.

    18 Martta mağlup olduk. Bu bapta tevile felana (başka anlam vermeye falan) hacet yoktur.”

    İngiliz Yazar Ellis Ashmit BARTLETT

    “Çanakkale müdafaası, üç mucizeler muharebesidir Hali kurtardı; maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedi yaptı.”

    Sami Paşazade Sezai


    Çanakkale Savaşları yüzyılın son centilmen savaşları olarak değerlendirilir. Bu değerlendirme savaş ahlâkı ve kuralları açısından bakıldığında sonuna kadar doğrudur. Birinci Dünya Savaşı'nın diğer cephelerine ve bundan sonra günümüze kadar yapılan savaşlara bakıldığında neden bu savaşların "centilmence" yapıldığı anlaşılabilmektedir.


    Çanakkale Cephesi'ne çıkarma yapan müttefik askerleri karşılarında yamyam ve barbar Türkleri bekliyorlardı. 25 Nisan gününden başlayarak kanlı savaşların yaşandığı bu cephede kısa sürede başarı sağlanamayınca Müttefik Kuvvetleri sekiz buçukay sürecek maceralarına başlamışlardı. Her geçen gün Türklerle Müttefik askerleri arasındaki ilişkiler artıyor, birbirlerini tanımaya başlıyorlardı.


    Maskeli İngiliz Askerleri


    Her iki taraf askerleri de zafer için bulundukları bu topraklarda, karşılarındaki askerlerin de kendileri gibi insan olduğunu, öldüklerini, ölürken acı çektiklerini, kan döktüklerini ve kısacası farksız olduklarını anlıyorlardı.

    Başlangıçta Müttefik askerleri için, Türklere esir düşmek korkulu rüya idi. Esir düşerlerse Türklerin onlara neler yapabileceklerini hayal bile edemiyorlardı. Zaman geçtikçe yaşanan olaylar bu düşünceleri siliyordu. Yaralı müttefik askerlerine Türklerin gösterdiği ilgi, esirlere yapılan iyi muamele ve Türklerin dürüst savaşçılar olması müttefik askerlerinin bu düşüncelerini tamamen değiştirmişti.

    Gazeteci C.E.W.Bean, 10 Kasım 1915'te defterine "Türkler: Yaşamın Güzel Yanları" başlığıyla, siperlerdeki bu ilginç durumu şöyle anlatıyor. :

    "Son zamanlarda Türklerle iyi iletişim kuruyorduk. Siperlerine, Mısır'daki Türk savaş esirlerinden gelen ve çok iyi bakıldıklarını anlatan mektuplarıyla, sağlıklı ve mutlu olduklarını gösteren fotoğraflarını atmıştık. (Gerçi bizim askerler bunu yapmamızı pek istemiyor ama...) Her neyse, karşıdan şu yanıtı aldık: "Sadaka ile yaşayan bir adam, domuzun, lanetin tekidir. Karnımız tok olduğu gibi yedek yiyeceğimiz de bol. Ellerimizde tüfeklerle hazırız. İngilizlerin çok silah ve cephanesi olabilir. Ancak, bizim de süngülerimiz ve inancımız var. Eğer iddia ettiğiniz gibi büyük bir millet iseniz, neden üstün ilkeler doğrultusunda hareket etmiyorsunuz da, başkalarının aklını çelerek sadakatlerini bozmaya çalışıp alçalıyorsunuz?...

    Çok asilce bir cevap! Bu tür çabaları yoğunlaştırıp, Türklerin teslim olmalarını sağlayabiliriz sanıyordum. Kaldı ki onlar da -ya da Almanlar-, benzer yöntemleri bizim üzerimizde denemişlerdi."

    "Üç hafta kadar önce, Türklerin üç günlük bir bayramı vardı. Bizim siperlere, üzerine silinmez kalemle ve aceleyle şunlar yazılı iki paket sigara attılar: Prenez, fumez avec plaisir notre heureux énnemis. (Alın, afiyetle için mutlu düşmanlarımız)

    Karşılığında biz de onlara, konserve sığır eti yolladık. Paketi, üzerinde "Bully beef non" (sığır bifteği istemeyiz) mesajı yazılı olarak geri yolladılar.
    "

    Avustralyalı bir albay ise, Ekim ayı sonunda ülkesine yolladığı mektupta, "Siperlerdeki Yaşam ve Türkler" başlığı altında durumu şöyle dile getiriyor:

    "Türkler çok dürüst savaşçılar. Kahramanlık ve cesaretleri tartışılmaz. İşkence, zulüm ve dumdum kurşunu konusundaki tüm iddialar yalandır. Geçen gün, yanlışlıkla atılan bir şarapnel ile Kızılhaç katırlarından birisini öldürdüler. Anında özür dilediler. Daha önce de yaralılarımızla ilgilendiler. Onları, kıyıya bırakıp bize haber verdiler. Burada hiçbirimizin, Türklere karşı büyük bir düşmanlık beslediğini sanmıyorum..."

    Öte yandan, Çanakkale Cephesinde Müttefiklerin en çekindiği şeylerden bir, Türklerin zehirli gaz kullanma olasılığıydı. Genel olarak yüksek noktaları tuttukları için ve rüzgar da uygun estiği zaman, zehirli gaz kullanılması çok büyük can kaybına yol açabilirdi. Almanların elinde bu gazdan bulunduğu biliniyordu. Batı Cephesi'nde, Fransa'da kullanmışlardı da...Özellikle İngilizlerin, zehirli gaz kullanımından endişe ettiği ve askerlere gaz maskesi dağıtıp, olası bir tehlikede neler yapılması gerektiği konusunda özel eğitim verdiklerini öğreniyoruz.

    Ancak Türk subay ve komutanları, Almanların isteğine ve önerisine karşılık bu yöntemi, "mertçe ve adil" bulmayıp, savaş kurallarına da aykırı olacağı gerekçesiyle onaylamamış ve zehirli gazı, savaşın son gününe kadar kullanmamışlardır.

    Çanakkale Cephesi'nde zehirli gaz kullanıldığına ilişkin haberlerin asılsız olduğu ve endişeye gerek bulunmadığı, Avustralya ve Yeni Zelanda basınında sık sık dile getirilmiştir. Örneğin, Wellington'da çıkan "Otago Times" Gazetesi, 1 kasım 1915 günü, "Savaşçı olarak Türk" başlıklı bir yazı yayınlamıştır. Yazıda aynen şunlar yer almaktadır:

    "...Hastaneye ateş edilmiyor, zehirli gaz kullanılmıyor. Triumph (savaş gemisi) isabet alıp batmaya başlayınca, tekrar ateş edilmiyor. Türk, ikili oynamıyor. Bunun aksini iddia edenler Gelibolu'ya değil, en çok Mısır'a kadar gelenlerdir.

    The Age adlı Avustralya gazetesi, 11 Aralık 1915'te, gene Türklerin zehirli gaz kullanması sorununu ele almış ve "gaz bombası saldırısından korkulmuyor" başlığı altında yayınlanan yorum yazısında, cepheden gelen raporlara dayanarak konuyu şöyle değerlendirmiştir.

    "...Şu ana kadar bu cephede Türklerin savaş yöntemlerinin hakça olduğunu kabul etmek dürüstlük gereğidir. Türklerle Avustralyalılar arasındaki savaş mertçeydi ve sonuna kadar öyle olacağını umuyoruz. Bu savaştan önce Türk'ü hor görüyorduk. Artık öyle bir şey söz konusu değil. O'nu yendiğimizde -ki o gün uzak değildir- hepimiz onları Almanların etkisine girmekle birlikte, ahlâksızca savaş yöntemleri kullanacak kadar tötonikleşmemiş (Almanlaşmamış) olarak hatırlamak istiyoruz."

    Türklerin zehirli gaz kullanmama nedenlerinden biri de yüksek noktaları tutuyor olmalarıydı. Özellikle Arıburnu'nda yukarıdan aşağı doğru atılacak gaz bombası denizden esen rüzgarla yukarılara çıkabilir ve Türk askerlerini de etkileyebilirdi. Hatta Çanakkale'nin meşhur rüzgarı, zehirli gazı yarımadanın hesaplanamayan bölgelerine sürükleyebilirdi.

    Ayrıca Türklerin elinde gaz maskesi de bulunmuyordu. Herhangi bir gaz kullanımında gaz maskeleri olmadan dayanmak olanaksızdı.

    Bu arada Türklerin elinde zehirli gaz bulunup bulunmadığı da araştırma konusudur. Gerçi olsaydı da bu gazın sonuç itibariyle kullanılmayacağı açıktır. Böylelikle Müttefik askerlerinin Türklere olan güvenleri boşa çıkmamış, "Türkler zehirli gaz kullanmaz, onlar dürüst savaşçıdırlar" diyerek gaz maskesi takmayarak bu güveni sürdürmüşlerdir.

    Görüldüğü gibi savaşın her türlü çirkinliğine rağmen, savaşın içinde bile böylesi bir imaj yaratmak, Çanakkale Savaşları'nı yüzyılın, hatta yarınların son centilmen savaşı haline getirmiştir.


    Kıyılarıyla Avrupa ve Asya'yı birleştiren Marmara ve Ege Denizini birbirini bağlayan Çanakkale savaşlarının en kanlı muharebelerinin cereyan ettiği, çok sayıda şehitlik, anıt ve mezarlıkların bulunduğu Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, Troya, Assos gibi eski uygarlık merkezlerinin beşiği olan il iç ve dış turizmde önemli bir yer almaktadır.


    Mutlaka Görün

    Gelibolu'yu görmeden, Şehitlikleri ziyaret etmeden,

    Kaz dağını gezmeden,

    Assos'ta gün batımı izlemeden, görsel sanatlar festivalini görmeden,

    Truva'yı gezmeden, tahta ata çıkmadan,

    Bozcaada'da şaraplarını tatmadan

    Gökçeada'nın koylarında dalış yapmadan,

    ...Dönmeyin

    Gezilecek Yerler
    Ayvacık ilçesinde yeralan Assos dört mevsim yerli ve yabancı turistleri konuk etmektedir. Akropol denizden 238 m. yüksekliğindedir. Athena Tapınağı M.Ö. 6ncı yüzyılda burada aynı yerde yapılmıştır. Biga yarımadası ve Edremit Körfezi'ni koruması özelliği yanında, eski ihtişamı nedeniyle bu Dorik tapınak restore edilmiştir. Tapınağın kalıntılarına vuran ay ışığını seyretmek için bir süre kalıp beklenebilir ya da sabah erkenden kalkıp güneş yavaş yavaş yükselirken şehrin yukarısından Edremit Körfezi'nin şahane görüntüsü izlenebilir ve böylece bu cennet köşesinin neden seçildiği anlaşılır. Tepelerden denize doğru agoralar, bir tiyatro ve bir de Jimnasyum yer almaktadır. Akropol'un kuzey köşesinden, hepsi de 14 üncü yüzyılda Osmanlı Sultanı I. Murat zamanında yapılan bir cami, bir köprü ve bir de kale görülür. Aşağısında ufak ve sevimli bir liman bulunmaktadır.
    Behramkale'nin 25 km. batısında, Gülpınar köyünde M.Ö. 2nci yüzyılda Apollon Smintheus Tapınağı'nın yapıldığı tarihi şehir Chryse yer almaktadır. Gülpınar'ın 15 km. batısında, işaretleri bulunmayan sivri kayalıklı bir sahil boyunca uzanan yolda, denize inen dik yamaçtaki hoş köy evleriyle, Babakale bulunmaktadır.

    Bozcaada

    Çevresi 14 mil tutan Bozcaada, önemli bir turistik merkezdir. Etrafındaki irili ufaklı adacıklarla çevrili olan ada, Çanakkale Boğazı'na 15 mil, Limni'ye 30 mil, Midilli'ye 33 mil mesafededir. Ulaşımın sağlandığı Ezine ilçesi Geyikli beldesi Yükyeri Feribot İskelesine ise 3,4 mil uzaklıktadır.

    Adada Liman Koyu, Değirmenler Koyu, Poyraz Limanı, Çanak Limanı, Çapraz Limanı, Çanak Limanı, Kocatarla Limanı, Lagor Limanı, Ayana Limanı, Ayazma Koyu, Sulubahçe Koyu, Habbeli Koyu olmak üzere on iki adet cennet benzeri koyu vardır. Bu koylara Adadaki dalış merkezi tarafından koylarında dalış turları düzenlenmektedir.

    Bozcaada'ya yaklaşıldığında bir Venedik kalesi dikkat çeker. Venedik, Ceneviz ve Bizanslılar döneminde kullanılan kale, Çanakkale Boğazı'nın önemi nedeniyle Fatih Sultan Mehmet döneminde esaslı bir şekilde onarılmıştır.Adanın şarabı suyu kadar boldur; bir tur atıldığında birçok bağ ve şaraphaneler görülür. Adanın batısındaki yeldeğirmenleri adanın olduğu kadan çevrenin de önemli ölçüde elektrik enerjisini sağlamaktadır.

    Adada konaklamak için her talebe uygun otel ve pansiyon bulunmaktadır.
    Gökçeada

    Türk adalarının en büyüklerinden biri olan Gökçeada körfezlerle çevrilidir. Farklı tonlardaki çam ve zeytin ağaçları ile kaplı tepelerinde yer yer kutsal pınarlar ve manastırlar bulunmaktadır. Buraya, Çanakkale ve Kabatepe'den tarifeli, muntazam araba vapuru seferleri yapılmaktadır. Gökçeada (Kuzu limanı), Çanakkale'den izlenen rotaya göre 32 mil, Gelibolu yarımadasındaki Kabatepe limanına 14 mil, Bozcaada'ya 33 mil, Ege denizinde bulunan Yunan adalarından Limni'ye 16 mil, Semadirek adasına 14 mil uzaklıktadır. Tatlı su kaynakları bakımından dünyanın en zengin adalarından biridir. Adanın koylarına dalış turları düzenlenmektedir.

    Antik Kentler

    Truva
    İntepe Bucağı, Tevfikiye Köyü yakınında, Çanakkale'ye 30 km. uzaklıkta, Hisarlıktadır. Arkeolojik kazılar farklı zamanlardaki yerleşim mekanlarını, şehir surlarını, ev temellerini, bir tapınak ve tiyatroyu ortaya çıkarmıştır. Tahtadan sembolik bir at eski savaşı hatırlatmaktadır. Tarihi limanı Alexandria - Troas M.Ö. 3. yüzyılda yaptırılmıştı. St. Paul burayı iki kere ziyaret etmiş, ve üçüncü misyonerlik yolculuğuna, Assos'a yine buradan başlamıştır.
    Dardanos
    Çanakkale'ye 11 km. uzaklıkta Kalabaklı Çayı kıyısında, Maltepe'dedir. Bu mezar anıtı, bir koridor, ön oda ve ana mezar odasında oluşmaktadır. İçinde bir çok iskeletle, altın takılar, bronz ve pişmiş topraktan gereçler, kandiller, gözyaşı şişleri, müzik araçları bulunmuştur. Mezarda Arkaik İyonik ve Roma dönemlerinden yapılar vardı.

    Gülpınar
    Ayvacık çevresinde kalıntıları bulunan antik eserlerden İlyada Destanı'nın birinci bölümünün geçtiği Apollon Smintheus Tapınağı, Gülpınar'da bulunmaktadır. Tapınak kalıntıları ve tapınaktan çıkan eserler buradaki müzede sergilenmektedir. Bölgede bulunan müzede Tapınağa ait rölyeflerde bu sahneleri görülebilmektedir.

    Zeus Altarı
    Küçükkuyu beldesine bağlı Adatepe Köyünün üst tarafında bulunan,ön tarafı diklemesine uçurum olan mağara, Zeus'un mağarası olarak bilinmektedir.

    Alexandreia
    Dalyan Köyündedir. M.Ö 310'da 'Sgia' adlı küçük bir köyün yerine kurulmuştur. Güçlü ve zengin bir ticaret merkezi olarak gelişen kent Romalılar döneminde de önemini korumuştur.

    Neandria
    Kayacı Köyü yakınında Çığrı Dağı'ndadır. Kenti çevreleyen surlar 3 m. Kalınlıkta ve 3200 m uzunluktadır.

    Sestos
    Eceabat'a 4 km. uzaklıkta,Yalova köyündedir. Akbaş Limanı'nın güneyinde kurulmuştur. Fatih Sultan Mehmet Kilitbahir Kalesi'ni yaptırırken, Sestos kalesinin taşları kullanılmıştır.


    Kaleler

    Sultan Kale (Kale-Yi Sultaniye)
    Kente adını veren önemli ve görkemli bir anıt niteliğindir. XV. yy. ortalarında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış 1551'de Kanuni Sultan Süleyman döneminde onarılmıştır.

    Gelibolu Kalesi
    Antik dönemde kurulduğu bilinen kaleyi, Bizans İmparatoru I. Justiniaus onartmıştır. Evliya Çelebinin anlattıklarına göre, dik ve kesik kayalarla kurulu 6 köşeli bir kaleydi.

    Kazdağı (Ayazma)
    Bayramiç ilçesi, Evciler köyünden sonra 5 km. mesafededir. Kazdağı'na özgü uzun ağaçları, gürül gürül akan suları ve piknik yerleri ile ilimizin en güzel mesire yerlerinden birisidir. Kazdağı'nda (Ayazma) her yıl ağustos ayı içinde Geleneksel Kazdağı Güzellik Yarışması düzenlenmektedir. Dünyada ilk güzellik yarışmasının burada düzenlendiğini biliyormuydunuz.
    1774 m. yüksekliğindeki Kaz Dağı (Ida Dağı) muhteşem manzarası, sakin yeşil alanları ve sıcak su kaynaklarıyla Kaz Dağı Milli Parkı'nın yanında, Çanakkale'nin güney ucundadır. Bayramiç ve Evcilerden geçerek Kaz Dağı Milli Parkı'na ulaşan kuzey girişinde gündüz kampingleri için birçok imkan mevcuttur. Çanakkale'ye 60 km olan Bayramiç'te 18 inci yüzyıl güzel Hadimoğulları Konağı (Osmanlı evi), içindeki etnografya müzesi ile yer almaktadır.

    NE YENİR?

    Her kenarından denize kıyısı olan Çanakkale ve ilçeleri tam bir deniz ürünleri cennetidir.Her mevsin taze balık ve deniz ürünleri bulmak mümkündür. Gökçeada ve Bozcaada üzümleri ve burada yetişen üzümlerden geleneksel yöntemlerle imal edilen şarapları tadılmalıdır.


    Çanakkale'den Yemek Tarifleri

    Asma yaprağında sardalye

    Malzemeler:
    16 adet büyük sardalye
    16 adet salamura asma yaprağı
    1/2 su bardağı rafine yağ
    1 tatlı kaşığı tuz
    1 çorba kaşığı limon suyu
    1 adet limon (dörde bölünmüş)

    Hazırlanışı: Asma yapraklarının her iki tarafı yağlanır. Balıklar tuzlanıp üzerine limon suyu ve yağ dökülür. Sardalyeler birer asma yaprağına yerleştirilip, balıkları örtecek şekilde rulo yapılır. Beş dakika kadar ızgarada pişirilir. Dörde bölünmüş limon ile süslenerek servis yapılır.


    Peynir Helvası

    Malzemeler:
    1 kg. koyun sütünden yapılmış peynir
    200 gr. irmik
    3 adet yumurta sarısı
    1.5 kg. şeker
    200 gr. peynir

    Hazırlanışı: Peynir, irmik ve yumurta sarıları bir tencerede karıştırılarak hafif hararetli ateşte eritilir. Piştikten sonra 200 gr. peynir daha eklenerek biraz daha ateş üzerinde tutulur. Soğuyunca üzerine toz şeker konup karıştırılır. tepsiye dökülerek fırına verilir.


    Yoğurtlu kavurma

    Malzemeler:
    1 kg kuzu kuşbaşı
    4 orta boy kuru soğan
    2,5 kahve fincanı sıvı yağ
    2,5 kahve fincanı yoğurt
    1 baş sarımsak
    Yarım demet maydanoz
    8-10 adet sivri biber
    1-2 adet domates
    1,5 su bardağı sıcak su
    Tuz

    Hazırlanışı: Sıvıyağı iyice kızdırın. Kuşbaşı eti ilave edip kavurun. Soğanları yarım halkalar halinde doğrayıp etlere ekleyin. Soğanla eti birlikte ağır ateşte 20 dakika pişirin. Doğranmış yeşil biberleri ve bir bardak sıcak suyu etlere ilave edin. Suyunu çekip etler yumuşadığında yarım bardak su daha ekleyip biraz daha pişirin. Domateslerin kabuklarını soyup küçük küpler halinde doğrayın. Maydanozu ince ince kıyıp domateslerle birlikte yemek suyunu çektikten sonra etlere ilave edin. Bir süre daha pişirip ocaktan alın. Sarımsakları soyup dövdükten sonra yoğurtla karıştırın. Kavurmayı servis tabağına aldıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt gezdirin. Kırmızı toz biberi yağda kızartıp üzerine gezdirirseniz daha farklı bir lezzet elde edersiniz.

    Not: Çeşitli kaynaklardan alıntıdır.

    Son olarak da Çanakkale Savaşları ile ilgili süper bir site
    Düzenleyen Troia : 21-04-2004 at 17:44

  2. #2
    Member
    Giriş Tarihi
    31-01-2004
    Mekan
    Türkiye Dışı / Other Country
    Mesajlar
    89
    Üye No
    1337

    Cok güzel anlatmissin imrendim dogrusu Izin gelsede gidebilsem

  3. #3
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    16-12-2003
    Mekan
    17 Çanakkale
    Yaş
    48
    Mesajlar
    5,824
    Kan Grubu
    A Rh ( - )
    Üye No
    26

    Teşekkür ederim sebay arkadaşım. Ben de buraya kimse birşey yazmayacak sanmıştım, yanılmışım. Herkesi beklerim, selamlar...

  4. #4
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    25-01-2004
    Mekan
    01 Adana
    Yaş
    39
    Mesajlar
    1,694
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    824

    ellerine sağlık troia çok güzel gerçekten sebay abi benide alda gidek yaw :love:

  5. #5
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    16-12-2003
    Mekan
    17 Çanakkale
    Yaş
    48
    Mesajlar
    5,824
    Kan Grubu
    A Rh ( - )
    Üye No
    26

    Teşekkürler crayzboy arkadaşım. sebay crayzboy elele, hep beraber kaleye. :)

  6. #6
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    25-01-2004
    Mekan
    01 Adana
    Yaş
    39
    Mesajlar
    1,694
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    824

    uydu vallaha troia abi :wave: :bravo: sebay abi nerdeeee beni alacak pehhh :clownprv:

  7. #7
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    16-12-2003
    Mekan
    17 Çanakkale
    Yaş
    48
    Mesajlar
    5,824
    Kan Grubu
    A Rh ( - )
    Üye No
    26

    Uzaya attım bir uydu
    Demek istediğim buydu
    Uysa da uydu
    Uymasa da uydu
    :)

  8. #8
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    25-01-2004
    Mekan
    01 Adana
    Yaş
    39
    Mesajlar
    1,694
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    824

    ben diyom hadımım sen diyon kaç çocuk

  9. #9
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    16-12-2003
    Mekan
    17 Çanakkale
    Yaş
    48
    Mesajlar
    5,824
    Kan Grubu
    A Rh ( - )
    Üye No
    26

    :devilprv: Bu kadar az kişinin okuması ne kadar üzücü.

  10. #10
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    25-01-2004
    Mekan
    01 Adana
    Yaş
    39
    Mesajlar
    1,694
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    824

    okumayanların işleri yok ozaman Çanakkaleyle manakkaleyle dimi :confused:

  11. #11
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    16-12-2003
    Mekan
    17 Çanakkale
    Yaş
    48
    Mesajlar
    5,824
    Kan Grubu
    A Rh ( - )
    Üye No
    26

    Ben ilgi alanıma girsin girmesin forumun her bölümünü geziyorum, okuyorum. İşlerinin olup olmadığını bilemem ama en azından biraz daha fazla okunmasını arzu ederdim. Saygılar, sevgiler...

  12. #12
    Average Member
    Giriş Tarihi
    22-01-2004
    Mekan
    41 Kocaeli
    Mesajlar
    393
    Kan Grubu
    0 Rh ( - )
    Üye No
    249

    o kadar guzel anlatılmıskı turkluk ruhum kabardı.Bır anda benımde goresım geldı.Izın varmı vıze falan gerekmıyor demı.

  13. #13
    Junior Member
    Giriş Tarihi
    22-01-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    51
    Mesajlar
    47
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    117

    Sevgili troia,

    Yazın müthiş etkileyici. Yemek tarifleri de aynı şekilde...
    Okunma oranı bayram sonrasında muhakkak fırlayacaktır.

  14. #14
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    16-12-2003
    Mekan
    17 Çanakkale
    Yaş
    48
    Mesajlar
    5,824
    Kan Grubu
    A Rh ( - )
    Üye No
    26

    Çok teşekkür ederim arkadaşlar. Yazdıklarınız beni çok memnun etti. :love: Çanakkaleye gelmeniz için de vize falan gerekmiyor ayrıca suko_s arkadaşım. :D:
    Düzenleyen Troia : 02-02-2004 at 23:49

  15. #15
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    25-01-2004
    Mekan
    01 Adana
    Yaş
    39
    Mesajlar
    1,694
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    824

    hadi ya vize herekmiyormu :D: vize gerekmiyor ama para gerekiyor :D: :D: paramı karşılarsan gelirim :wave: şaka maka bir yana en çok görmek istediğim şehirlerden birisi Ç.Kale'dir abi

  16. #16
    New Member
    Giriş Tarihi
    22-01-2004
    Mekan
    38 Kayseri
    Mesajlar
    15
    Üye No
    298

    sn.troia,
    yazdıklarınız benim gibi çanakkale'de ikamet edenler için bile ilginçe ve güzel, emeğine sağlık.

  17. #17
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    16-12-2003
    Mekan
    17 Çanakkale
    Yaş
    48
    Mesajlar
    5,824
    Kan Grubu
    A Rh ( - )
    Üye No
    26

    Teşekkür ederim arkadaşlar. İnşallah bir gün tanışma fırsatı buluruz.

  18. #18
    Member
    Giriş Tarihi
    31-01-2004
    Mekan
    Türkiye Dışı / Other Country
    Mesajlar
    89
    Üye No
    1337

    ;) Demek C kaledensin. Bende en az 1 Hafta Lapsekiye takiliyorum. Ama bundan sonra sayende canakkale ve cevresini daha bilincli olarak gezebilecegim.
    simdilik Hoscakal

  19. #19
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    16-12-2003
    Mekan
    17 Çanakkale
    Yaş
    48
    Mesajlar
    5,824
    Kan Grubu
    A Rh ( - )
    Üye No
    26

    :) Hehehhe hadi bakalım, gezerken bizi hatırlarsın artık. :love:

  20. #20
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    25-01-2004
    Mekan
    01 Adana
    Yaş
    39
    Mesajlar
    1,694
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    824

    aboo tam adamına dedin troia abi gezerken seni mi hatırlayacak sebay abi hehehe bekle hatırlar :D: :D: :D: :wave: hele hele beni hiç hatırlamaz seni belki benide alsa götürse ne olur sanki :stupidprv

5 sayfadan, 1. sayfa 12345 SonSon

Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konuda cevap yazamazsınız
  • Eklenti yapamazsınız
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
  • BB Kodları Açık
  • Smiley'ler Açık
  • Resim Kodları Açık
  • Video Kodları Açık
  • HTML Kodları Kapalı