Uydumarket Banner  

Gösterilen Mesajlar: 14 mesajdan 1 ile 14 arası

Konu: Çocuklarda Parmak emme ve Tırnak Yeme

  1. #1
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    16-12-2003
    Mekan
    26 Eskişehir
    Yaş
    49
    Mesajlar
    4,927
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    32

    Post Çocuklarda Parmak emme ve Tırnak Yeme



    Parmak Emme

    Parmak emme,normal çocuklarda herhangi bir pisko-patolojik etken olmaksızın 3-4 yaşlarına kadar görülen bir olgudur.Bebeklerin çoğu başparmaklarını ya da diğer parmaklarını emerler.Zararsız bir davranış olan parmak emmeye hemen bebeklerin tümünde rastlanmasının en önde gelen nedeni,yeni doğan bebeklerin parmak emmeyi daha anne rahminde,(uterus) öğrenmiş bulunmaları ve doğuştan sahip oldukları en güçlü reflekslerden birinin emme refleksi olmasıdır.Nitekim ender olarak yeni doğan bazı bebeklerin parmak ya da bileklerinde görülen kabarcıklar bunun bir sonucu olmaktır.

    Annelerin büyük bir çoğunluğu parmak emmenin açlıktan kaynaklandığını düşünürler.Oysa bu emme %50'den %87'lere varan yüksek bir oranda beslenmeye bağlı olmayan yaygın bir davranış niteliğinde görülür.1 yaş çocuklarının hemen yarısı parmaklarını emerler.9 ayda itibaren uykuyla parmak emme arasında yakın bir ilişkinin olduğu, uykusu gelen bebeğin parmağını ağzına götürdüğü görülür. Çocuğu parmak emmeden vazgeçirmek üzere yapılan çabalar, 3 yaşına kadar çocuk tarafından dirençle karşılanır. Bazı bebekler yeni dişlerinin çıkması ,bazıları da zorlukla karşılaştıklarında utanma ve sıkılma belirtisi olarak parmaklarını emerler. Genellikle 18. ay dolaylarında sıklaşan parmak emmenin 4 yaşına doğru kaybolması beklenir. Araştırmalar en geç 5-6 yaşlarında sona erdiği takdirde parmak emmenin zararının olmadığını,ancak süregelmesi halinde dişlerde deformasyona neden olabileceğini kanıtlamıştır. Alt ıslatmada olduğu gibi, sürekli parmak emme alışkanlığı da psikolojik sorun ve gerginliklerin bir sonucu olarak gelişebilir.

    Ebebeynler parmağını emen çocukların çene kemikleri ve dişleri üzerinde ki etkilerini düşünerek endişeye kapılabilir. Parmak emmenin alt ve üst dişleri geri ittiği doğrudur. Parmak emmenin dişleri ne kadar etkilediği parmak emme süresine ve en önemlisi parmağın ağızda ki duruşuna bağlıdır. Süt dişlerinde oluşan bu değişiklik 6 yaşından sonra çıkan asıl dişleri etkilemediği işaret etmektedir.

    Parmak ve emzik emme

    Emme fonksiyonu yeni doğmuş çocuklarda çok kuvvetlidir.Ancak parmak emme ve dil emme alışkanlıkları ilk 1.5 sene normal olmakla birlikte 2 yaşın sonunda kaybolur.Ancak parmak emme, emzik emme alışkanlığı devam edecek olursa henüz gelişmekte olan kas ve kemik yapıları üzerine basınç uygulayarak dişlerin yer değiştirmesine yol açar. Bu durumda üst ön dişler öne alt ön dişler ise geriye doğru eğilir ve alt ve üst ön dişler arasında açıklık meydana gelir.Alışkanlık bırakılırsa bu açıklık kapanır ancak 3.5 yaşından sonra kalıcılık artar.Parmak emme alışkanlığı gece uyurken de deva ederse daha etkili olur ve bunun sonucunda üst çenede darlık (V şeklinde bir çene kavsi) meydana gelir.

    Parmak emme alışkanlığı karşısında anne babanın yapacağı en sağlıklı yaklaşım nedir?

    Olayı telaşa kapılmadan sabırla karşılamak ve sürekli ilgilenmekten kaçınarak, çocuğa bu alışkanlığın bebekçe bir davranış olduğunu, başkalarını gözüne hoş görünmeyeceğini basit bir dille anlatmaktır. Aile içinde sürekli aynı alışkanlığı konu edilerek dikkatleri çocuk üzerine çekmek, bu nedenle telaşa ve gerginliği girmek ve çözüm amacıyla çocuğu sürekli eleştirmek yanlış anne baba davranışları arasında sayılır. Okul yaşında parmağını emme çocuk, öğretmenin uyarısı, anne babasının eleştirisi, hatta arkadaşlarını alaylarını karşın bu alışkanlığını sürdürür. Bu durumda çocuğa yapılan olumlu tavsiye ve açıklamalarla psikolojik açıdan uyumunun sağlanması, sorunu ortadan kalkmasına neden olabilir. Burada önemli olan, bir gerileme (regression) belirtisi sayılan bu alışkanlığı oluşturan etkenlerin ana baba tarafından keşfedilerek ortadan kaldırılması. Örneğin,yeni bir kardeşin doğumu,çocukta bu tür bir alışkanlığın başlamasına neden olabilir.Cıvıldayan, emekleyen, parmak emip tırnak yemeye başlayan çocuk ,bu tür bebekleşme hareketleriyle kaybettiği ilgiyi kazanma savaşımına girer. Daha önce de belirttiğimiz gibi, kardeşin doğumundan önce çocuğun hazırlanması, kardeşin varlığına karşın çocuğun statüsünün devam edeceği ve onun yerinin ayrı olduğu konusunda çocuğun ikna edilmesi, kardeşin yardıma muhtaç bir yakını olması nedeniyle elbirliğiyle ona bakma gereğine çocuğun inandırılması ondaki gerginliği azaltır. Böylelikle bu gerginlikten kaynaklanan alışkanlıklar da zamanla kaybolur. Alt ıslatma benzerliği nedeniyle parmak emme de yaşla azalır.Bu konuda da yine özellikle ilk çocukluk döneminde tedaviden kaçınılmalıdır.Okul öncesi dönemindeki parmak emme ya da alt ıslatma durumunda gereksiz telaş yerine, olayın temelinde anne babanın da etkisi bulunduğu düşünülerek uzmanlarca sabırlı ve sürekli bazı eğitimsel önlemler uygulanmalıdır.

    Parmak emmenin giderilmesi için alınacak önlemler

    Anne ve babaya parmak emmenin ilk dönemlerde zararsız bir faaliyet olduğu açıkça anlatılmalıdır. Parmak emmenin biraz önce değindiğimiz gibi diş deformasyonlarına sebep olmadığı, bir hastalık mahiyetinde olmadığı açıkça anlatılmalıdır. Çünkü buna inanan anne, baba ve aile büyükleri ömür boyu sürecek bu kötü alışkanlıktan çocuklarını vazgeçirmek için çok şiddetli tedbirlere başvururlar. Hatta çocukların parmaklarına acı biberler sürenler, dayak atanlar, ellerini kollarını arkadan bağlayanlar,eline parmaklarına iğne batırıp onlar unutamayacakları acı verecek cezalar uygularlar. Bu tenkitler, azarlamalar, dayak atmalar, parmağa acı sürmeler çocukta olumsuzluğun yükselmesine neden olabilir. Anne babayı rahatsız etmek için bir davranış olarak kalmasını pekiştirebilir.
    Parmak emme kendi başına çocuklukta ve sonradan uyumu etkileyen bir alışkanlık değildir. Özel bir düzeltici tedbir olmayı da gerektirmez. Ancak parmak emmeye başlayan veya bunu alışkanlık haline getirmiş çocuklara bu alışkanlıkları terk etmeleri için uygun olmayan tedbirlerin, cezaların uygulanması sonucu bir çok uyum ve duyusal problemlerin ortaya çıkmasının nedeni olabilir. Basit bir alışkanlığı terk ettirmek için uygulanan metodlar durumla ilgisi olmayan yeni ve kronik bazı uyum bozukluklarına sebep olabilir.

    Küçük yaşlarda çocuklar uygun şekilde beslenmelidir. Gıda ve anne sütünün kalitesi yanında çocuğun gıda verilirken tutumuna özel bir yer ve önem vermek gerekir. Çocuk gerek anne memesinden ve gerekse biberonla beslenirken annenin göğsüne onun sıcaklığını duyacak şekilde yaklaştırılmalıdır. Bir taraftan çocuğa gıdası veya meme verilirken diğer taraftan anne çocuğa gözlerinden sıcak sevgi akıtmalıdır. Çocuğun gevşek tutulması,hırpalanarak, azarlanarak gıda verilmesi büyük bir anlam taşımaz, haysiyet sahibi bir gence al zıkkımlan diye yiyecek vermenin yaptığı etkiyi yapar.(D. Çağlar-1981) . Uygar insanların köpekleri beslerken yaptığı içtenliği insan yavrusundan esirgerler. Uygun şekilde beslenme bu problemin ortaya çıkmasında en büyük engel teşkil eder

    Belki çocuk parmak emme veya lastik meme emmeden özel bir haz duyabilir. Bu hiçbir zaman zararlı bir alışkanlık değildir. Normal davranışlar ve ilişkiler yoluyla bu alışkanlık 1 yaşının sonunda terkedilebilir.

    Eğer çocuk yürümeye başladıktan veya 1 yaşından sonrada bunu yapıyor yani parmağını emiyorsa bu çocuğun fazla yorgun, rahatsız, mutsuz, sıkıntılı, üzüntülü olduğunun belirtisidir. Çocuğun durumunun incelenmesi düzeltici tedbirlerin yalnız bir belirti olan parmak üzerinde değil bütün durumu düzeltmeye yöneltilmesi gerekir. Çünkü parmak emmenin asıl nedenleri ortadan kalkmadıkça çocuk parmak emmeye devam edecektir.

    Çocuğa uygun dinlenme, geniş ve çeşitli faaliyet olanakları, oyun ortamları meşgul olmak için olanaklar sağlanmalıdır.

    Anne babanın uygun olmayan davranışları düzeltilmelidir. Çocuklara bu alışkanlığından dolayı şiddet hareketleri uygulanmamalı ve çocuk batıl fikirlerle korkutulmamalıdır.

    Mükafat vaadi, çocuğun bunu terk etme arzusunu ve gücünü harekete getirecek, çeşitli tedbirler çocuğu harekete getirerek çocuğun bunu bırakmasını sağlayabilir. Çocuk parmağını ağzına götürdüğü zaman uyarıcılık yapacak zararsız acı mayi sürülmesi ve geceleri hatta gerekiyorsa gündüz çocuğa eldiven takılması, alışkanlığı sona erdirmesi için iyi bir hatırlatıcı olabilir.

    Çocuğa bilhassa kendi kendini kontrol etmek için, isterse bu alışkanlığı terk edeceği inancını kazandırmak, alışkanlığı yenmek için iyi bir hatırlatıcı olabilir.

    Çocuk 4-5 yaşlarına geldiğinde parmağını emmeye devam ediyorsa kendisine telkinlerde bulunmak faydalı olabilir. Çocuğa bu yaptığının çocukça bir davranış olduğu başkalarının gözüne hoş görünmediği onun anlayabileceği bir dille anlatılır. Çocuklar bu yaşlarda genellikle büyük bir insan gibi olmaya, ebeveyni taklit etmeye özenir. Çoğu zaman onlar gibi davranır. Ebeveyn çocuğun bu durumunu çok iyi değerlendirmelidir. Kendilerinin parmak emmediklerini, çünkü bu durumun pek hoş olmadığını söylemeleri çoğu zaman etkili olabilir
    Çocuğun erken memeden kesilmesinin karamsar, sadist geç memeden kesilmesininse güvenli ve iyimser bir kişilik geliştirdiği açıklanmıştır

    Tırnak Yeme Alışkanlığı

    Tırnak yeme alışkanlığına çoğunlukla 3-4 yaşlarından önce başlamaz. (Çok ender olarak 5 aylık gibi erken bir dönemde görülebilir). Çocukların %33 de tırnak yeme davranışı görülür. Bu oran erken ergenlik çağına kadar sürer. Ergenlik çağında tırnak yiyen çocukların sayısı %40-45e yükselir. Yani ergenlik çağına doğru çocukların hemen hemen yarısı tırnak yeme davranışı gösterir. Bunun nedeni olarak gençlerin çevreden onay görmemeleri olarak değerlendirilir. Ayrıca tırnak yiyen çocukların ailelerinin çoğunda tırnak yiyenlere rastlanmaktadır. Bunun içinde tırnak yemenin bir taklit olduğu ve büyükleri taklit etmek suretiyle öğrenildiği ileri sürülmektedir. Ergenlik çağında sosyal onay görenlerin çoğu bu alışkanlığı terketmektedir.

    Tırnak yemek bazen ayak parmaklarını ısırmakla ve ayak tırnaklarını el parmaklarıyla yakalama ile ilişkili görülmektedir. Ayak parmağı tırnağının yenilmesi ve ısırılması hemen hemen sadece kızlarda görülmektedir.

    Tırnak yeme alışkanlığının sebepleri

    Bu davranışın altında yatan sebepler parmak emmede olduğu gibi çoğunlukla psikolojik rahatsızlıklardır.

    Alışkanlık daha çok baskı altına alınmış heyecanların ilgilendiği durumlarla olup, çocuk bunun arzu edilmeyen bir davranış ve alışkanlık olduğunu anlayınca kökleşmekte olduğu görülmektedir.

    Tırnak yeme bir güvensizlik belirtisi olarak kabul edilir. Aile içinde aşırı baskılı ve otoriter bir eğitimin uygulanması, çocuğun sürekli azarlanarak eleştirilmesi, kıskançlık, yeterli ilgi ve sevgi görememe sıkıntı ve gerginlik başlıca nedenlerdir.

    Anne babanın yaşantısı da önemli bir etkendir. Anne baba geçimsizlikleri anne babanın sık sık kavga etmesi ailedeki sorunlar çocuklarda tırnak yeme gibi davranışlara neden olur. Bunun yanı sıra anne babanın aşırı kaygılı olması çocuğu aşırı derecede koruyup kollaması ayrıca anne babanın çocuklar arasında ayrım yapması çocuklar arasında kıskançlığa yol açar. Bu da dolaylı şekilde kendini tırnak yeme olarak gösterir.

    Tırnak yeme daha önce belirttiğimiz gibi taklit yoluyla da edinilebilen bir davranıştır. Ailede herhangi bir bireyin tırnak yeme davranışı göstermesi doğal olarak çocuğun ilgisini çekecektir. Ayrıca tırnak yeme davranışı olaylara bağlı olarak gelişebilmektedir. Çocuğu tedirgin eden herhangi bir olay veya çevrede onun için hoşnutsuzluk yaratacak herhangi bir durum bu davranışı göstermesine yol açar.

    Tedavi ve alınabilecek önlemler

    En etkili yöntem 3-4 yaşlarına kadar bu alışkanlığın anne baba tarafından görmezlikten gelinmesidir. Daha sonra bu alışkanlık devam ederse;

    Çocuğun gerginlik ve uyumsuzluk nedenleri iyice araştırılmalı ve bunlar saptanarak çözüm getirilmeli

    Çocuğu azarlamak, korkutmak, ceza vermek gibi zorlayıcı yöntemlerin uygulanması yararlı olmamaktadır. Hatta kimi zaman daha ağır duygusal problemlerin çıkmasına neden olabilir.

    Çocukları korku kaygı yaratacak durumlardan uzak tutmak gerekir.

    Küçük çocukların kaygı korku verici televizyon filmlerini izlemeleri, kavgalı olaylarda bulunmaları çocuğu heyecanlandıracağı için sakıncalıdır.

    Tırnak yiyen çocuklara geceleri yatarken eski hafif eldivenleri giydirmek. Çocuk gece tırnaklarını yemek veya ısırmak istediğinde hatırlatıcı olması bakımından yararlı olabilir.

    Parmak ve tırnağa acı fakat zararsız bir sıvı sürülebilir. Bu hem hatırlatıcı ve hem de tırnağını ağzına götürdüğü zaman acı ile birleştiğinde terk etmeye yardımcı olabilir.

    Çocukların ilgisi başka yöne çekilebilir. Sinema, televizyon izlerken veya radyo dinlerken onun ağzını çiğneyecek bir şeyle meşgul etmek tırnak yemenin ve ısırmanın yerine gelecek bir etkinlik olabilir.

    Çocukları ara sıra başarılarından dolayı ödüllendirme bazı durumlarda yarar sağlayabilir. Ancak bunun kısıtlı ve uygun şekilde kullanılması gerekir. Aksi takdirde çocuk yeni ödüller almak için bunu kullanabilir.

    Tırnak derin kesilebilir. Çocuğun kendi tırnak bakımıyla uğraşması da yararlı olabilir. Bunun içinde çocuğa manikür ve pedikür malzemeleri alınabilir.

    Son söz ve bir önlem olarak tırnak yemenin ve ısırmanın çok kötü bir alışkanlık olmadığı ve bunu isteyenlerin kolaylıkla terk edebilecekleri çocuklara anlatılmalıdır. Çocuk buna inandırıldığı zaman bu alışkanlıktan vazgeçmek için çaba gösterecektir. Çünkü dış etkenler çocuğun bu alışkanlıktan vazgeçmesine fazla etkili olmamakla bazı hallerde alışkanlığın kökleşmesine ve başkalarını kızdırmak ve huzursuz etmek için bir araç olarak kullanılmasına neden olmaktadır.

  2. #2
    Vip
    Giriş Tarihi
    07-05-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    2,361
    Üye No
    13315

    Bırakın çocukları, yetişkinlerde de bu alışkanlık mevcut...

  3. #3
    Honorary Moderator
    Giriş Tarihi
    22-02-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    42
    Mesajlar
    9,294
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    3943

    benim kuzenimde ufakken tırnaklarını yiyordu,yengem buna çok güzel bir çözüm yolu bulmuştu o zmanlar(14-15 sene öncesinde)

    yengem kuzenimin bütün parmaklarını yara bandı ile bantlamıştı,ve kuzenimde parmakları bantlı şekilde tırnaklarıını yiyemediği için ve arkadaşlarından utandığı için tırnakl yemeyi unuttu, iyide oldu :)

    unutmadan tırnaklarını yiyen kuzenimde Turkey Fotum üyesi şimdi. :smiles17:

    saygılar,sevgiler.

  4. #4
    Member
    Giriş Tarihi
    02-04-2005
    Mekan
    22 Edirne
    Mesajlar
    226
    Üye No
    89466

    ya benim akrabamda var 6 7 di yaşlarında hala emiyor

  5. #5
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    13-08-2004
    Mekan
    42 Konya
    Yaş
    50
    Mesajlar
    5,651
    Kan Grubu
    0 Rh ( - )
    Üye No
    23363

    bizim kız da 4 yaşında 2 aydır tırnak yiğiyor.ne yaptıksa bırakmadı.son çare acı bir şeyler süreceğiz galiba.

  6. #6
    Banned Member
    Giriş Tarihi
    05-09-2009
    Mekan
    25 Erzurum
    Yaş
    44
    Mesajlar
    12
    Kan Grubu
    B Rh ( + )
    Üye No
    505098

    sebebsiz

  7. #7
    Starting Member
    Giriş Tarihi
    23-09-2009
    Mekan
    06 Ankara
    Yaş
    35
    Mesajlar
    1
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    507380

    18yas İtiraf Ediyorum

    Merhabalar,

    Öncelikle makalede de belirtildiği gibi parmak emme alışkanlığının doğuştan gelen bir alışkanlık olmadığını belirtirim. Doğuştan bile önce! Anne karnında bu alışkanlığa sahip oluyoruz. Nedenini bilmiyoruz ama hepimiz zamanında parmak emdik.

    Şimdi gelelim bendenize. Şu an 23 yaşındayım ve emme alışkanlığına sahibim. Parmak emme alışkanlığı değil benimkisi; biraz garipseyeceksiniz ama ben genellikle "havuç" emiyorum. Evet, bildiğiniz pazarda - manavda satılan havuç. Nedenini bilmiyorum; ama 23 yıllık tecrübelerime dayanarak :jhong: sahte rumuzumla da olsa doğuştan bile önce gelen en sevdiğim bu alışkanlığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Anne karnında parmak emmek ile başladı serüvenim. Sonra doğdum ve her doğal insan gibi annemin memesinden süt emdim. Kutsal kitap Kur'an'ın bir ayetinde (2:233) belirtilen bir yükümlülük dolayısıyla her Türk genci gibi 2 yaşıma bastığımda sütten kesildim ve biberon dönemi başladı. Biberon dönemim ne kadar devam etti bilemeyeceğim ama ağzımla süt içmeyi öğreninceye kadar sürdü ve sonrasında emzik dönemim başladı. Emzik dönemi 3 ya da en fazla 4 yaşıma kadar sürmüştür. Daha sonrasını yine hatırlamıyorum. Sanırım bulabildiğim tüm meyveleri ve sebzeleri damak zevkime göre test etmiş olmalıyım. Yaptığım denemeler sonucunda en iyi emme meyve ve sebzelerin havuç ile elma olduğunu öğrendim. Bu ikisini bulamadığım zamanlarda ise ekmek emiyorum. Ekmek de yoksa ertesi gün için sebat ediyorum. :smiles16:

    Emzik dönemimin bitişinden bu yana yaklaşık 20 sene geçti ve hâlâ emiyorum. Şimdi gelelim neden emme alışkanlığımın devam ettiğine. Bilimsel araştırma yapanlar yazacaklarımı ve okuyacaklarını dikkate alırlarsa sevinirim. Çünkü bir sonraki paragraf onlar için.

    Eğer bu alışkanlığın doğuştan bile önce geldiğini biliyorsanız; bunun üzerine gözlemler yapıp istatistikler tutuyorsanız sebebinin ne olduğunu boşuna araştırmayın derim. Çünkü tanımda da belirtiğiniz gibi bu doğuştan önce gelen bir alışkanlık. Başlarda bir içgüdü olarak var oluyor ve bilinç gelişince alışkanlık'a doğru evriliyor. Parmak emmenin diş yapısını bozması sebebiyle emmenin bu türü hastalık olarak nitelendirilebilir; yine de benimkinin bir hastalık olmadığını bilmelisiniz. Çünkü ne diş yapımda ne de aksanımda bir sorun yok. Şimdi gelelim asıl soruya: Neden emiyorum? Çoğunlukla uyumadan önce mutfağa yöneliyor ve buzdolabından havuç alıyorum. İyice yıkadıktan sonra havucun iki ucunu da kesiyorum. Daha sonra salona TV izlemeye gidiyorum. Ama ondan önce yastığımı yanıma alıyorum. TV'yi açıyorum. Bir yandan kanalları zaplarken diğer yandan yastığımı koklayıp havucumdan bir parça ısırıyorum. Havucumu azı dişlerim ile iyice öğüttükten sonra emme seansı başlıyor. Tabi yanıma aldığım yastığı unutmamak gerekli. Bu yastık olmadan emmeden çok az tat alıyorum. Yastığım kokumun sindiği bir yastık olmalı. Eğer saç kokum yastığa sinmediyse yastıklarıma 2inci ya da 3üncü kalite gibi sıfatlar veriyorum. En iyi yastık 1inci kalite olanı oluyor ki başımı koyduğum o yastığın kılıfı bir ay boyunca değiştirilmemiş olsun. Bir yandan TV izliyorum. Bir yandan havuç emip yastık kokluyorum. Bu sırada başımı yasladığım diğer yastık, eğer yeni ise 3üncü kalite olarak piyasaya girmiş oluyor. Bir hafta sonra 2inci kalite oluyor. Bir ay sonra ise 1inci kalite.

    Buraya kadar okumayı sürdürdüyseniz ne kadar ilginç bir insan olduğumu anlamışsınız. Ama bu yazıyı yazma sebebimin sizin için olmadığını bilmelisiniz. Bu yazıyı benim gibi meyve türü bir şey emen ve/veya yastık koklayan birinin daha var olup olmadığını merak ettiğim için yazıyorum. Var mı benim gibi yastık koklayıp meyve ya da sebze, bulamadığı zaman ekmek emen biri bu memlekette? Eğer varsa ve bu sen isen bil ki yalnız değilsin. karasü[email protected] e-posta adresime yanıt yazabilirsin.


    Sorunuz varsa yanıtlayabilirim. :wc:

    :jhong:
    Düzenleyen haydut : 25-09-2009 at 19:17 Sebep: Burası psikolojik destek hattı değil. Cinsel yaşantınız sizi ilgilendirir. Mesaj editlenmiştir.

  8. #8
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    11-10-2004
    Mekan
    75 Ardahan
    Yaş
    60
    Mesajlar
    12,671
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    33458

    çocuklarda özellikle parmak emme alışkanlığı, ilerleyen yıllarda çok zor vazgeçilen bir alışkanlık olduğunu söylemek zorundayım. Kızım 13 yaşına gelinceye kadar parmak emme alışkanlığını bırakmadı.

  9. #9
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    20-08-2007
    Mekan
    09 Aydın
    Mesajlar
    9,054
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    374543

    Benim oğlumda sürekli tişörtünün yakasını ısırıyor,tişörtlerinin yakasını dişleriyle hep parçalamış:crashs:Bir ara unutmuştu bu alışkanlığını geçende gene ısırırken gördüm.
    Psikolojik bir vakamı acaba?

  10. #10
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    26-05-2005
    Mekan
    Türkiye Dışı / Other Country
    Yaş
    53
    Mesajlar
    2,407
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    104260

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi ASİveMAVİ Mesajı Göster
    Benim oğlumda sürekli tişörtünün yakasını ısırıyor,tişörtlerinin yakasını dişleriyle hep parçalamış:crashs:Bir ara unutmuştu bu alışkanlığını geçende gene ısırırken gördüm.
    Psikolojik bir vakamı acaba?
    Her davranışı psikolojik bir vakkaya bağlamak yersizdir.
    Buna alışkanlık demek daha uygundur.
    Çocuklar; parmak emer, yastık, peluş oyuncakla uyur, örtü, kıyafet ısırır, bunlar olabilir. Ama tırnak yeme de her ne kadar alışkanlık da olsa, diğerlerine göre kötü bir alışkanlıktır.
    Benim 45 yaşında bir tanıdığım da; tırnak diplerini yolarken kanatır, yara yapar.

    Çocuklarımızın, hoşumuza gitmeyen zararlı gördüğümüz alışkanlıklarını unutturmaksa elimizdedir.

  11. #11
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    20-08-2007
    Mekan
    09 Aydın
    Mesajlar
    9,054
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    374543

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi drvet06 Mesajı Göster
    Her davranışı psikolojik bir vakkaya bağlamak yersizdir.
    Buna alışkanlık demek daha uygundur.
    Çocuklar; parmak emer, yastık, peluş oyuncakla uyur, örtü, kıyafet ısırır, bunlar olabilir. Ama tırnak yeme de her ne kadar alışkanlık da olsa, diğerlerine göre kötü bir alışkanlıktır.
    Benim 45 yaşında bir tanıdığım da; tırnak diplerini yolarken kanatır, yara yapar.

    Çocuklarımızın, hoşumuza gitmeyen zararlı gördüğümüz alışkanlıklarını unutturmaksa elimizdedir.
    Açıklamanız için teşekkürler drivet:)

  12. #12
    Senior Member
    Giriş Tarihi
    11-07-2006
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    885
    Üye No
    237257

    konuyla ilgisi olmayacak ama dikkatimi çekti de 4 senelik konuyu hortlatan vadatandaş banlı:)

  13. #13
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    11-10-2004
    Mekan
    75 Ardahan
    Yaş
    60
    Mesajlar
    12,671
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    33458

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi drvet06 Mesajı Göster
    Her davranışı psikolojik bir vakkaya bağlamak yersizdir.
    Buna alışkanlık demek daha uygundur.
    Çocuklar; parmak emer, yastık, peluş oyuncakla uyur, örtü, kıyafet ısırır, bunlar olabilir. Ama tırnak yeme de her ne kadar alışkanlık da olsa, diğerlerine göre kötü bir alışkanlıktır.
    Benim 45 yaşında bir tanıdığım da; tırnak diplerini yolarken kanatır, yara yapar.

    Çocuklarımızın, hoşumuza gitmeyen zararlı gördüğümüz alışkanlıklarını unutturmaksa elimizdedir.
    :smiles34::smiles34::smiles34:

  14. #14
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    11-10-2004
    Mekan
    75 Ardahan
    Yaş
    60
    Mesajlar
    12,671
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    33458

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi celikccc Mesajı Göster
    konuyla ilgisi olmayacak ama dikkatimi çekti de 4 senelik konuyu hortlatan vadatandaş banlı:)
    fena olmamış yani:bigeyes:
    bilgilerimizi tazelemiş olduk:ok:bilmediklerimizi öğrnemiş olduk dimi:imslow:


Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konuda cevap yazamazsınız
  • Eklenti yapamazsınız
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
  • BB Kodları Açık
  • Smiley'ler Açık
  • Resim Kodları Açık
  • Video Kodları Açık
  • HTML Kodları Kapalı