Tatlı bir bahar akşamı, bir sohbet sırasında Atatürk bir Rumeli kadınına sorar; Halide hanım “ artık Cumhuriyeti ilan ettik, sen buna ne diyorsun? Halide hanım mavi gözlerini Paşa’ya dikerek, “ Valla Paşam, ben cahil ve yaşlı bir kadınım.” der,”bu işlerden hiç anlamam. Yalnız sana bir şey diyeceğim. Gençliğimde bizler Rumeli’nde, Osmanlısı,Bulgar’ı, Ulah’ı,Sırp’ı hepimiz Padişah Efendimizin kulları olarak bir arada geçinip giderdik.Erkeklerimiz her Cuma namazından sonra camilerden çıkarken üç defa ‘Padişahım çok yaşa’ diye bağırırlar ve sonra işlerinin başına dağılırlardı.
Sonra İttihatçılar geldi.’Size Hürriyet getirdik’ dediler. Hürriyet geldi diye ümmeti Muhammed artık işi güçü bıraktı,ellerinde bayraklar,’Yaşasın Enver,yaşasın Niyazi,yaşasın Hürriyet,musavat’ diye bağırıp çağırarak sokaklara döküldü.Bu Hürriyet geldi,bizim rahatımızı bozdu,demek ki pek matah bir şey değilmiş derken Balkan Harbi patladı.Askerimiz,Ordumuz dağıldı,zabit nefer kaçacak delik arar oldular.Bizlerde göçmen olduk,ziyan sefil yollara düştük.Kimimizi Bulgar kesti,kimimiz hastalıktan,kimimiz açlıktan ve soğuktan kırıldık,canım Rumeli elde gitti,bizler dört bir yana dağıldık.İttihatçıların getirdiği bu Hürriyet pek berbat bir şeymiş,diye düşündük.Daha kendimize gelmeden seferberlik oldu.Millet Çanakkale’lerde ,Arap çöllerinde,Kafkas dağlarında hep kırıldı.Köyler kasabalar boşaldı.Orak sallayacak.çift sürecek erkek kalmadı.Kalanlar ise ya çolak,ya topal,yada deli.
Yunan gavuru bizim bu halimizden yararlanıp İzmir’e girdi, üzerimize saldırdı.Ta Polatlı’ya kadar geldiler.Sen,onlarla orada boğuşurken.bizler de,sizler için dualar ederken top seslerini duyar,getirilen sürüle yaralıyı tımar etmeye çalışırdık.
Allah senden bin kere razı olsun, Yunan kafirini kırıp geçirdin,memleketi kurtardın.Yalnız bu ihtiyar kadının hayır duası bile seni cennete götürmeye yeter.
Padişah halifeyi müslimini kovdun, Ali Osman ailesini sürgün ettin ve geldin,onun koltuğuna oturdun.Helali hoş olsun,sen bunu hak ettin,o koltuk sana ananın ak sütü gibi helaldir.
Yalnız şimdi kalkıyorsun, İttihatçilerin başımıza o kadar bela getirmiş olan ‘Hürriyetin’ önüne bir ‘cum’ oturtuyorsun,bizler de olduk ’Cum-hürriyet’.Helali hoş olsun,ama ben neden korkarım bilir misin Paşam?
Seni çok severiz sana inanır ve güveniriz. Ama hepimiz faniyiz,bugün varız yarın yokuz.’Ama Allah geçinden versin,bir gün sana da emrihak vaki olarak aramızdan ayrılırsı halimiz nice olur.Çok korkarım ki,senden sonra bu koltuğa oturanlar, İttihatçilerin getirdiği o uğursuz ‘Hürriyetin’ önüne oturttuğun ‘cum’ un cılkını çıkarırlar,işte o zaman bu memleketin hali felaket olur”
:tflag::tflag: