23 OCAK 2009
Cuma:20.00



ŞEF
Andreas FELLNER

SOLİSTLER
Raffaele TREVISANI (Flüt)
Bülent EVCİL (Flüt)

ESERLER
A.Vivaldi - Flüt Konçertosu no.2 Op.10 RV 439 sol minör (La Notte)
G.Briccialdi - Flüt Konçertosu
F. Doppler - İki Flüt için Rigoletto Fantezisi Op.38
P. I. Tschaikowski - Senfoni no.4 Op.36 fa minör


Andreas FELLNER (Şef)

Andreas Fellner 1981 yılında Viyana'da doğdu . Yedi yaşında perküsyon, piyano ve kontrabas çalmaya başladı. Salzburg'daki Mozarteum Üniversitesi'nde Peter Sadlo'nun sınıfında perküsyon çalıştı. Perküsyon çalışmalarını sürdürdüğü sırada aralarında Salzburg Oda Orkestrası, Salzburg Mozarteum Orkestrası ve Milletler Filarmoni Orkestrası'nın da bulunduğu çeşitli orkestralarla çalışmaya başladı.
2003 yılında Viyana'da Georg Mark ile orkestra şefliği çalışmalarına başladı. Aynı yıl Milletler Oda Orkestrası Yardımcı Şefi ve Viyana Teknik Üniversitesi Orkestrası şefi olarak atandı. 2007 yılından beri Gustav Mahler Gençlik Orkestrası geleneksel bursunu almaktadır.


Raffaele TREVISANI (Flüt)

Raffaele Trevisani dinleyiciler ve eleştirmenlerden sürekli olarak stili ve müzikalitesi hakkında övgüler almaktadır. Sör James Galway'in çok az sayıdaki öğrencilerinden biri olmuş ve yıllarca onunla çalışmış, Jean Pierre Rampal, Julius Baker ve Maxence Larrieu'nun takdirlerini kazanmıştır. Sör James Galway onun hakkındaki düşüncelerini "Raffaele güzel tonu, mükemmel tekniği ve kendini müziğe adamış kişiliğiyle günümüzün en iyi flütçülerinden biridir" diyerek ifade etmiştir. Milan'lı olan Trevisani solistik kariyerine Veneti Solistleri'yle İtalya ve dünya çapında verdikleri çok sayıdaki konser serisiyle başlamıştır. Veneto ve Padova Oda Orkestrası, Milano I Pomeriggi Musicali, Scala Solistleri Oda Orkestrası, Stuttgart Arcata Oda Orkestrası, Bielefelder Filarmoni Orkestrası, Sao Paulo Oda Orkestrası do Estado Orkestrası, Santo Andre Senfoni Orkestrası, Cantelli Orkestrası, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve Moskova Oda Orkestrası gibi pek çok orkestrayla solist olarak konserler vermiştir.Raffaele Trevisani Japonya (Bunkakaikan, Suntory Hall, Nikkei Hall), ABD, Kanada, güney Amerika, Rusya, Italya (Vicenza Olimpik Tiyatrosu, Settimane Musicali Stresa, Amici della Musica Florence, Società dei Concerti in Milan, Accademia Filarmonica "Bellini" in Catania,…), Avrupa (Wigmore Hall Londra, Musikhalle Hamburg, Rudolf-Oekter-Halle in Bielefeld, Philarmonie Gustav-Siegler-Haus Stuttgart), İsviçre, Türkiye, Slovenya ve İsrail'de pek çok önemli konser salonunda konser vermiştir. Stresa Settimane Musicali, Turin Settembre Musica, Uluslararası St. Petersburg Sarayları Müzik Festivali, Rheingau Müzik Festivali, Campos de Jordao Müzik Festivali gibi pek çok tanınmış ve önemli müzik festivaline katılmıştır. Brezilya'da Santo Andre Senfoni Orkestrası'yla birlikte İtalyan besteci Carlo Galante'nin kendisi için bestelediği Concerto dell'Aria'nın dünyada ilk seslendirilişini, 2004 yılında Orchestra of Teatro Lirico di Cagliari le birlikte Alberto Colla'nın flüt ve yaylı orkestra için Quasi una Romanza adlı eserinin ilk seslendirilişini, Güney Afrika Oda Orkestrası'yla "Özgürlüğün Onuncu Yılı" kutlamaları kapsamında Pretoria Devlet Tiyatrosu'nda Hendrik Hofmayr'ın Flüt ve Keman için bestelediği konçertonun ilk seslendirilişini ve ayrıca Haifa, Tel Aviv ve Kudüs'te İsrail Yaylı Topluluğu'yla Stephen Yip'in bestelemiş olduğu Flüt Konçertosu'nun ilk seslendirilişini yaptı. İtalyan RAI, Alman SDR, Japon NHK, İngiliz BBC, Rus ve Brezilya televizyonlarında yaptığı kayıtların yanı sıra ve New York'ta kendisi için hazırlanan "Amerika'daki İtalyan" programında özel röportajlar ve canlı konserler yaptı. Stuttgart Arcata Oda Orkestrası eşliğinde W. A. Mozart'ın Flüt İçin Bütün Eserleri'nin kaydını yaptı. 2002 Ocak ayında Amadeus Delos'ta Moskova Oda Orkestrası'yla yaptığı C. P. E. Bach'ın Flüt Konçertoları kaydını yayınladı. Delos'ta ayrıca Moskova Oda Orkestrası'yla İtalyan Flüt Konçertoları'yla flüt ve piyano için Virtuoso Flute cd kayıtlarını yaptı. Önümüzdeki günlerde yine Delos tarafından Moskova Oda Orkestrası'yla Mercadante Flüt Konçertoları cd si yayınlanacaktır. Maxence Larrieu ve İtalyan Televizyonu için Sör James Galway'le çalmak için davet edilmiştir. Sanatçı halen Milan Uluslararası Müzik Akademisi'nda flüt öğretmenidir ve her ikisi de 14 karat altın olan Muramatsu ve Powell marka flütlerle çalmaktadır.


Bülent EVCİL (Flüt)

Dünyaca ünlü flüt virtüözü Sir James Galway tarafından jenerasyonunun en iyi flütçüsü olarak tanımlanan Bülent Evcil; 1980 yılında MSÜ Devlet Konservatuarında başladığı flüt eğitimini Brüksel Kraliyet Konservatuvarı ve Heidelberg-Mannheim Müzik Yüksek okuluyla tamamladı. 1992 yılında Sir James Galway'in Dublin'de düzenlediği flüt seminerindeki ''en iyi yorumcu" yarışmasında kazandığı ikincilik ödülü ona ünlü virtüozün ögrencisi olma fırsatını sağladı.
2000-2005 yılları arasında İstanbul Devlet Opera ve Balesinde flüt Grup Şefi olarak çalışan sanatçı,halen İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası'nda Flüt Grup Şef Yardımcısı , Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nda Solo Flütçü ve İ.T.Ü Müzik İleri Araştırmalar Bölümü Master programında da flüt ögretim görevlisi olarak çalısmaktadır. Evcil aynı zamanda uluslararası orkestralarda solo flütçü ve 1. flütçü olarak yer almaktadır.
Bunlar arasında; Lorin Maazel şefliği altındaki Arturo Toscanini Filarmoni Orkestrası (İtalya), Güney Amerika' nın en iyi orkestrası olan Sao Paulo Devlet Senfoni Orkestrası (Brezilya) İtalyan Uluslararası Senfoni Orkestrası (İtalya), Murcia Devlet Senfoni Orkestrası (İspanya) sayılabilir.
Solist kariyerine de yurtiçi ve yurtdışında yeraldığı birçok seçkin konser ve uluslararası müzik festivallerine aldığı davetlerle devam etmektedir. Bunlar arasında; Amerikan Flütçüler Birliği (NFA) San-Diego Kaliforniya, İtalyan'nın Milano kentindeki ''FALAUT''Festivali, İngiliz Flütçüler Birliği tarafından düzenlenen 5. Ingiliz Flüt Festivalleri ve Krakow, İstanbul, Ankara, Eskişehir Uluslararası Müzik Festivalleri sayılabilir.
Sanatçı 2004 yılında J.Rodrigo'nun, otoritelerce dünyanın en zor flüt konçertosu olarak adlandırılan ''Concierto Pastoral'' isimli eserin Türkiye'de ilk seslendirilişini İstanbul, Adana ve İzmir Devlet Senfoni Orkestraları eşliğinde gerçekleştirmiştir.
Flütün Türkiye'deki popülerliğini arttırmayı ve sanatıyla Türkiye'yi dünyada en iyi şekilde temsil etmeyi kendine amaç edinmiş olan sanatçı, Belçika Kraliyet sanat teşvik madalyası sahibidir.


Antonio Vivaldi Flüt Konçertosu no.2 Op.10
RV 439 re minör (La Notte)

Barok dönemin en önemli bestecilerinden biri olan Vivaldi Flüt için 6 Konçerto yazmıştır. No.2 Re minör Flüt Konçertosu birbiriyle bağlantılı bir ağır,bir hızlı 6 bölümden oluşur. Çağının tanınmış keman virtüozlarından biri olan Vivaldi, bu konçertoda kemanın teknik kıvraklığını ve duygusal yoğunluğunu aynen flüte de yansıtmıştır. Özellikle hızlı bölümlerde flütün hızlı dil tekniği ustalıkla kullanılmıştır.


Giulio Briccialdi Flüt Konçertosu

1818 yılında Terni'de doğdu ve 19. yüzyılın en ünlü flütçülerinden birisi oldu. Babasıyla flüte başladıktan sonra 15 yaşında Roma'daki Santa Cecilia Konservatuvarı'ndan mezun oldu. Hem Roma hem Napoli'de flüt dersleri verdi ve burada kralın oğlu da flüt öğrencilerinden biri oldu. İtalya ve Avrupada parlak kariyeri vardı. 1849 yılında Londra'dayken patenti Rudall&Rose Kardeşler yapım evine ait olan Theobald Böhm perde sistemini geliştirerek si perdesinin üstüne si bemol perdesini ekledi. O tarihten beri de bu perdeye "Briccialdi perdesi" denir.
1860 yılında Fermo bandosu şefi ve 1871 yılında da Floransa Konservatuvarı şefi oldu. 14 Temmuz 1864'te Pesaro Rossini Derneği onursal üyesi oldu. 1881 yılında Floransa'da öldü. Kendi enstrümanı için bestelenmiş en büyük eserlerden önemli bir kısmı ona aittir. Bestelerinin arasında konçertolar, düetler, kaprisler ve romansların yanı sıra didaktik karakterli pek çok egzersiz ve etütler de bulunmaktadır.


Franz Doppler İki Flüt için Rigoletto Fantezisi Op.38
(Türkiye' de ilk Seslendirilişi)

19. yüzyılda Macar-Alman asıllı Franz ve Karl Doppler kardeşler enstürman tekniğini eksik buluyorlardı ve bunu geliştirmek adına Rigoletto Üzerine Fantezi adlı eseri bestelediler. Bu eserde Verdi operalarının en ünlü temaları üzerine oyunvari solistik varyasyonlar kullandılar. Partitürde özellikle eserin son bölümünde Claudio Scimone'nin ironisini kullanması ve çeşitli enstrumanlarla zenginleştirerek kendi kendi imzasını atmış olduğu görülmektedir.


P. İ. Çaykovski Senfoni no.4 Op.36 fa minör

İlk yorumu: 1878, Moskova. Bestecinin senfoni alanındaki ilk önemli verimidir. Çaykovski'ye özgü etkili orkestralamasıyla, Slav melankolisi yansıtan genel tınısıyla seçkinleşen eser Bn. von Meck' e adanmıştır. Sanatçı, yapısının pek program getirmemesine karşın koruyucusu olan bu kadına yazdığı bir mektupta özetle şu açıklamayı yapmıştır. "Senfonimizin bir programı var… Bu programı kelimelerle belirtmek olanağı da var kanısındayım ve asıl anlamını, size, evet yalnız size anlatmak isteğindeyim"
"Birinci bölüm" ün (Andante sostenuto: moderato con anima) girişi yapıtın ana düşüncesi ve çekirdeğidir. Bu öyle bir güçtür ki tüm heyecanıyla her türlü engeli yıkıp hedefi olan mutluluğa erişebilmek için çırpınır. Fakat beri yanda kıskançlık gibi çarpık duygular rahatı ve dengeyi bozar, gök nasıl çoğu zaman bulutluysa onlar da ruhu örter, karartır, zehirler ve tıpkı Demokles' in kılıcı gibi tepemizde asılı kalır… Bu anda artık gerçekleri unutup hayallere dalmak daha iyi değil midir? Sonra gene birdenbire etkili bir kıvanç dalgası ruha yayılır, ince, tatlı düşler başlar. Tüm duygular bu duygulara bağlanmış, karanlık ve acılar unutulmuştur; Mutluluk, mutluluk… Fakat dedim ya bu düştür ve acı duygular kendilerini eninde sonunda gösterecektir. Gene korkunç gerçekler ortadadır, bizleri oradan oraya atan dalgalardan kurtulmanın olanağı yoktur. İşte birinci bölümün programı…
"İkinci bölüm" (Andatino in modo di canzona), acının ayrı bir anlatımı. Melankolik bir duyguyla ezilir boğuluruz bazen… Onu çoğu zaman evimizde yalnızken duyarız. İşten yorulmuş, elde kitabımız… Kitap bir an düşer, anıların saldırısı başlamıştır. Olayların geçip gitmesi, birer anı olarak kalması aslında ne korkunç şey Tanrım… Bir an düşünür ve yeni bir yaşantıya yönelmek için neşe ve cesaretimizin bile kalmadığını görürüz. Yapılacak şey bu baskı altında hiç olmazsa tatlı anıları bulabilmek, onları yakalamaya çalışmaktır. Fakat bu arada ister istemez acı anılar da canlanır, büyük kayıplar geri dönmez, insanlar ve sevgiler birbirine karışır… Sonra tümü de uzaklaşmaya koyulur… Artık her şey o kadar uzakta, uzaktadır ki… Sonsuzluğa doğru sürüklenir gideriz…
"Üçüncü bölüm" (Scherzo) sarhoşluğun anlatımıdır desem yalan söylememiş olurum. İçtikten sonra bir takım kaprisli arabesklerin hayalimizde oynaştığını sezer, neşelenir veya kederleniriz. Nedeni yoktur bunların. Nitekim bazen de hiçbir şey düşünmeden kendimizi fantezilerin kucağına atarız. Garip şekiller, ilgi çekici hatlar belirir gözümüzde. Uzaktan bir asker marşı duyulur… Bütün bunların beynimizin kapıldığı karışıklığın belirtisidir. Peki, gerçekleri ne yaptık, onlar ne durumda? Hiç… Anlaşılmaz, parçalanmış, dağılmış.
"Dördüncü bölüm" (Finale; Allegro con fuoco). Eğer benim gibi kolay neşelenmezseniz o halde halkın içine dalınız. İşte bir halk bayramı, bir panayır yeri. Artık o korkunç güçten kurtuldunuz değil mi? Gördünüz mü, yeryüzünde her şey çok karanlık değilmiş. Hele benim gibi yalnız ve kederli olanlar için daha kıvanç ve neşe var… Basit, saf, temiz… Neşelenin, başkalarını da neşelendirin, belki o zaman yaşayabilirsiniz.