Uydumarket Banner  

Gösterilen Mesajlar: 13 mesajdan 1 ile 13 arası

Konu: Matematik eğitimi nasıl olmalıdır?

  1. #1
    Vip
    Giriş Tarihi
    28-11-2004
    Mekan
    09 Aydın
    Yaş
    66
    Mesajlar
    1,419
    Üye No
    45745

    Cool Matematik eğitimi nasıl olmalıdır?



    Matematik eğitimi nasıl olmalıdır?

    Beni bu konuyu açmaya yönlendiren olay, son bir kaç gün içinde “Türevin uygulama alanı” başlıklı konuya gelen mesajlar oldu.

    Kişisel kanaatime göre ülkemizde matematik eğitimi olması gerektiği gibi yapılmıyor. Matematik için belli bir baz zeka gerekmekteyse de, sanılanın aksine süper zekalı olmak gerekmemektedir. Eğer matematikçi olacaksanız biraz yüksek zeka gereklidir. Gerisi için orta dereceli bir zeka yeterlidir.

    Ülkemiz gençliğinin matematikteki başarısızlığının ölçüsü ÖSS de ve OKS de yapılan matematik testi ortalama başarısından kabak gibi çıkmaktadır. Matematik testinden sıfır çeken öğrenci sayısı binlercedir. Ortalama başarı ise bir kaç soru ile sınırlıdır. Halbuki ÖSS de bile en az üç beş soru ilkokul seviyesinden daha zor değildir. Niçin böylesi sonuçlarla karşılaşıyoruz?

    Benim görüşüme göre bunda eğitim sisteminin payı büyüktür. Sorumluluğun büyük kısmını öğretmenlere ve kitaplara yükleyeceğim. Mesleğini layıkıyla yapan arkadaşlar lütfen kendi üstlerine alınmasınlar. Lafım yapmayana.

    Bir kaç örnek verirsem ne demek istediğim anlaşılır.

    Üniversite öğrencisine sorunuz: “Pi sayısı nedir?” diye. Alacağınız cevapların yüzde 90 ı “Pi sayısı 3,14 tür yada 22/7” şeklinde olacaktır. Hele hele “Pi sayısı nereden çıkmıştır” diye sorarsanız yüzde 95 olasılıkla doğru bir cevap alamayacağınıza bahse girerim. Halbuki öğrenciye öğretilmesi gereken, “dairenin çevresinin çapına oranı sabit bir sayıdır ve o sayı Pi sayısı olarak adlandırılır” şeklinde olmalıdır. Pekiştirmek için, “Dahası bu bütün daireler için böyledir” diye eklemek gerekiyor.

    Bizde nasıl yapılıyor? Kulak tersten gösteriliyor ve dairenin çevresini bulmak için çapı Pi sayısı ile çarparız deniyor ve Pi sayısı için yaklaşık bir değer veriliyor. Diyebilirsiniz ki “yahu, bundan ilk söylediğin zaten çıkar”. Ancak bunu her çocuk çıkaramaz. Bir kere kafasında öyle yer etti mi de öyle gider.

    Bir başka örnek şu. Öğrenci ezberlemiştir, doğal sayılar, tam sayılar, rasyonel sayılar, irrasyonel sayılar vs. Ben sorarım “bu karekök 2 den için irrasyonel sayı deniyor niçin acaba?” Pek çok üniversite öğrencisi bunu cevaplayamamıştır. Bilindiği gibi “irrasyonel” kelimesi “akla aykırı” anlamındadır. Ne olmuşta bu sayıyı böyle nitelemişler? Halbuki bu tanımlama eski Yunana kadar gider. Onlar, karekök 2 gibi sayıların iki tam sayının bir birine oranı şeklinde ifade edilemeyeceğini ispatlamışlar ve bu durumu akıl dışı olarak nitelemişlerdir. Dahası bu bilgiyi saklamak istemişlerdir. O devirde sıfır ve ondalık sayılar bilinmiyordu, dolayısıyla bütün büyüklükler tam sayılar ve kesirli sayılarla ifade ediliyordu.

    Şimdi soruyorum, kaç matematik öğretmeni son derece basit bu ispatı öğrencilerine göstermiştir? Kitaplarda bu ispat yer alıyor mu?

    Gelelim Pisagor teoremine bir dik üçgende c hipotenüs olmak üzere a kare + b kare = c kare. Kaç öğretmen üçgenin etrafına kareler çizerek ve onları kesip biçerek öğrencilerine bunu göstermiştir?

    Matematik aslında fiziksel dünyadan soyutlanabilir bir bilimdir. Ancak bu soyutlamanın yapılabilmesi için bir hazırlık aşaması öğrenci için gerekiyor. Nasıl ki problemlerde kilosu 2 liradan 3 kilo patlıcan alıyoruz, diğer konularda da öğrencinin soyutlama yeteneğini geliştirecek ve ona matematiği eğlenceli hale getirecek yaklaşımlar gerekiyor.

    Yukarıdaki örneklere daha pek çoğu eklenebilir. Amacım matematik eğitimi sulandırılsın değil. Öğrenci her ne öğreniyorsa tam olarak öğrensin. Zaten öğrenciler arasında yeteneklerine göre bir ayrışma zaten olmaktadır. Konuları çabuk kavrayanların programları farklı olabilir. Ancak liseyi bitirip yüksek öğrenim gören ve karenin alanını bilmeyen bir öğrenci olmamalıdır. Evet ben bununla karşılaştım.

    Yukarıdakilerin gerçekleşmesi için matematik öğretmenliği adaylarına mutlaka matematik tarihi eğitimi verilmelidir. Bu eğitim kuru kuruya falanca falan teoremi ispatladı beriki bunu keşfetti şeklinde bir eğitim değildir. O ispatların ve keşiflerin arkasında yatan dürtü ve ihtiyaçlar nelerdir, onlar anlatılmalıdır. Bu tarih Babillilerden başlamalıdır. Özlü bir şekilde anlatılmalıdır ki öğretmen de ileride öğrencisine bunu aktarabilsin ve matematiğin güzel ve aydınlık yüzünü öğrenciye gösterebilsin.

    Bu konuda sizin görüşlerinizi de öğrenmek isterim.

    Selamlar, saygılar..

  2. #2
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    09-06-2004
    Mekan
    54 Sakarya
    Yaş
    37
    Mesajlar
    1,729
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    16480

    Uzun bir aradan sonra sizi burada görmek çok güzel. :wave:

    Görüşünüze tamamen katılıyorum. Pi sayısının anlamını ve irrasyonel sayının ne demek olduğunu ilk kez sizden öğrendim. Hiçbir ders kitabında da böyle birşey okumamıştım. Sanırım bu bile durumun vehametini göstermeye yeter. Türevin uygulama alanı konusunda da söylediğim gibi ben matematik cahiliyim. Ortaokul, liselerdeki yanlış öğretim sistemi beni bu hale getirdi. Bana kimsenin matematikteki uygulamaların mantığı hakkında birşey öğretmeye çalışmadığını daha önce orada yazmıştım. Ancak ilkokul öğretmenim müstesna.

    Ben ilkokulu birincilikle bitiren ve o okuldan anadolu liselerine girmeye hak kazanan üç öğrenciden biriydim. Ardından bir yıl sadece ingilizce dersi gördükten ortaöğretime başladım. 6. sınıfta o zamana kadar hiç karşılaşmadığım fonksiyonlar, x'ler y'lerle tanıştım, ama hiçbirşey anlamadım. Ezberlemeye çalıştım, ama yine olmadı. Fizik, kimya ve biyoloji derslerimiz ingilizce olmasına rağmen çok başarılı oldum, ama matematikten hep zorla geçtim. Bu durum aynı şekilde lise son sınıfa kadar geometri, analitik geometri v.s. yan matematik derslerinde de devam etti ve ÖSS'yi hiçbir özel çalışma yapmadan kazandığım halde, iki matematik dersinden bütünlemeye kalarak ve hocamın cevapları vermesiyle liseden mezun oldum ve üniversiteye girebildim. Ancak o zamanlardaki idealim, şuan bulunduğum bölümde okumak değildi. Ama yine de memnunum.

    Üniversitede de matematik peşimi bırakmadı. Bölümümde matematik üzerine verilen 5 dersi, en az üçer kez almama rağmen halen geçemediğim 1'i yüzünden bu dönem de mezun olamıyorum. Halen geçemediğim dersi veren öğretim görevlisi, neden yapamıyorsunuz diye bizi aşağılamaktan ve bu dersten daha da soğumamıza neden olmaktan öte bir şey yapmadı. Bildiğimizi varsayarak konuları anlatıp geçti. Sonuçta fatura bize kesildi ama neden sınıfın yarısı bu dersten yine geçemedi diye kendisine sorulmadı. Bir üniversite öğretim görevlisinin, öğrencilerin belli bir seviyede orada bulunmasını istemesi en doğal hakkıdır ama mevcut durumun sorumlusu da yalnızca biz değiliz. Bir problem varsa bunun iki tarafı vardır mutlaka.

    Üretim yönetimi ve yöneylem araştırması gibi bölümün en zor sayısal derslerinde, hata payına yer olmayan ve sadece sonucun önemli olduğu karmaşık hesaplamaları, başarıyla yapan ve hak ederek bu derslerden geçen de aynı öğrencilerdi. Ama bu başarı tesadüfi değil, neyi ne için yaptığımızın ve çıkan sonucun ne anlama geldiğinin çok iyi öğretilmesi sayesinde gelmişti.

    Sanırım önce öğretenlerin bazılarının, öğretmeyi öğrenmesi gerekiyor. Yoksa benim gibi daha çok kişinin hayatından birkaç yıl ve binlerce YTL çalınır ve çöpe atılır.
    Düzenleyen arabaci : 21-01-2009 at 02:33

  3. #3
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    10-09-2004
    Mekan
    35 İzmir
    Mesajlar
    3,326
    Üye No
    27169

    doğal sayılar, tam sayılar, rasyonel sayılar, irrasyonel sayılar, ardışık sayı , ondalık sayı kafam karışıyor ,ben bunların ne olduğunu hala öğrenemedim (birisi hariç -şimdi öğrendiğim akla aykırı sayı sağolasın medepe).ne zor bir şey şu matematik yahu , neden bu kadar çok sayı var

  4. #4
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    10-09-2004
    Mekan
    35 İzmir
    Mesajlar
    3,326
    Üye No
    27169

    bir de asal ve asal olmayan sayı vardı değilmi , yada ben öyle hatırlıyorum.ah öğretmenlerim ah kulaklarınızı çok çınlatıyorum

  5. #5
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    14-10-2005
    Mekan
    52 Ordu
    Yaş
    35
    Mesajlar
    9,142
    Üye No
    140711

    @MeDePe hocam çok güzel bir konu kaleme almışsınız, teşekkürler...
    Böyle insanlığı aydınlatıcı yazılar, makaleler her zaman her yerde görmek istediimiz türden.

    Konu hakkında yazdıklarınıza katılmakla birlikte küçük bir ekleme yapmak istiyorum...

    Bu ülkenin çocuklarına daha ilk okul çağlarında "matematiğin hayat, hayatın da matematik olduğu" sloganının aşılanması gerekiyor... Matematiğin ne için var olduğunu, insan yaşamında neden yer ettiğini örneklerle, somut örneklerle açıklamak, anlatmak gerekiyor...

    Öğrenci laplace denklemi kullanıyor matmatiksel bir sonuca ulaşıyor ve soruyu çözdüm diye seviniyor, fakat bu çözümle neye ulaştığını bilmiyor:) Eee ne yaptığını bilmeden soruyu çözsen ne olur ki:) Ne olur kısa vadede başarıya ulaşır sınavdan notunu alır dersini geçer, ama sonra bu bilgi eksikliği başını çok ağrıtabilir...

    Bir de herşeyi öğretmenlerden beklememek gerekiyor. Biraz da öğrencinin kendi içinden araştırma yapmak gelecek... Mesela Pi sayısı... Öğrenci kendisine sormalı yahu bu Pi sayısı da neyin nesi diye...

    Sevgiler.
    Düzenleyen from_anatolia : 21-01-2009 at 10:55

  6. #6
    Vip
    Giriş Tarihi
    28-11-2004
    Mekan
    09 Aydın
    Yaş
    66
    Mesajlar
    1,419
    Üye No
    45745

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi arabaci Mesajı Göster
    Uzun bir aradan sonra sizi burada görmek çok güzel. :wave:

    Görüşünüze tamamen katılıyorum.
    .....
    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi cceylan Mesajı Göster
    doğal sayılar, tam sayılar, rasyonel sayılar, irrasyonel sayılar, ardışık sayı , ondalık sayı kafam karışıyor ,ben bunların ne olduğunu hala öğrenemedim (birisi hariç -şimdi öğrendiğim akla aykırı sayı sağolasın medepe).ne zor bir şey şu matematik yahu , neden bu kadar çok sayı var
    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi from_anatolia Mesajı Göster
    @MeDePe hocam çok güzel bir konu kaleme almışsınız, teşekkürler...
    Böyle insanlığı aydınlatıcı yazılar, makaleler her zaman her yerde görmek istediimiz türden.
    ....
    Arkadaşlar ben de sizlere teşekkür ederim. Çünkü samimi duygularla görüşlerinizi yazdınız.

    Aslında mevcut eğitim sistemi nedeniyle çocuklarımıza ve gençlerimize üzülüyorum. Ancak elimden de pek bir şey gelmiyor. Tek yapabildiğim bu tür görüşleri buralarda dile getirmek ve eş dostun çocuklarına bu tür bilgiler vermeye çalışmak.

    Hepinize selamlar, saygılar..:wave:

  7. #7
    Supervisor
    Giriş Tarihi
    22-11-2004
    Mekan
    10 Balıkesir
    Yaş
    36
    Mesajlar
    6,289
    Kan Grubu
    B Rh ( + )
    Üye No
    43588

    Merhaba Sevgili Medepe nasılsınız?

    Değindiğiniz konuda sonuna kadar haklısınız.Birden kendi öğrencilik dönemlerim aklıma geldi..

    Ben a kare + b kare = c kare yi bilirim bana hiçbir öğretmenim tam olarak ispatını anlatmadı.Bana anlatayım mı diye sorsa bende istemezdim herhalde. Nedeni ÖSS gibi rezalet akla mantığa uymayan bir sınav sisteminde bu denklemi kullanacağım yerdeki soruda en fazla 1 dakika ya (mümkünse daha az sürede) ihtiyacım vardı..Neden işin mantığını öğrenmek isteyim ki?!

    Ya da ÖSS gibi bir sistem neden İşin mantığını çözen öğrenci için değilde kuru kuruya ezberleyen öğrenci için vardır ki?

  8. #8
    Vip
    Giriş Tarihi
    28-11-2004
    Mekan
    09 Aydın
    Yaş
    66
    Mesajlar
    1,419
    Üye No
    45745

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi SametCan Mesajı Göster

    ....
    Ben a kare + b kare = c kare yi bilirim bana hiçbir öğretmenim tam olarak ispatını anlatmadı.Bana anlatayım mı diye sorsa bende istemezdim herhalde.
    ....

    Sevgili SametCan merhaba,

    Eğer öğretmenin size Pisagor teoreminin ispatını gösterseydi eminim hoşuna giderdi. Bu teorem M.Ö. 5. yüzyılda ispatlanmış bir teoremdir. Söylenceye göre Pisagor bu teoremi ispatladığında tanrılara bir şükran ifadesi olarak 100 öküz kurban etmiştir. M.Ö. yaşamış bir filozofun veya bu söylenceyi çıkaran çağdaşlarının buna bu kadar önem vermelerinin bir hikmeti olmalı diye düşünmek gerekiyor.

    Şimdi ben iki site linki vereceğim. Birisinde pisagor teoreminin 80 değişik ispatı yer alıyor.




    Aşağıdaki linkte ise ispatlardan birinin animasyonu var. Ne kadar kolay olduğunu görüp şaşacaksın



    özellikle bu animasyona bakmanızı istiyorum. Sadece "NEXT" butonuna bassanız bile anlarsınız.

    Bu ispatları öğrenmek senin veya bir başkasının ÖSS başarısını kötü yönde etkilemez ki. En fazla bir arkadaşınla yapacağın geyik muhabbetinin 5 dakika eksik kalmasına sebep olur. Sonuçta her olumsuzluk nedeniyle ÖSS’yi hak etmediği suçlamalara maruz bırakmayalım.

    Selamlar, saygılar..

  9. #9
    Banned Member
    Giriş Tarihi
    01-04-2008
    Mekan
    68 Aksaray
    Mesajlar
    1,742
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    427572

    Merhabalar arkadaşlar;
    Bende ilkokul, ortaokul ve lise yıllarımda neredeyse sıfır cebir'le sınıf geçecek kadar bilgimle geçtim ama gelgelelim öss sınavında cebir bilgimle hiçbir üniversiteye yerleşemeyeceğim yerleşsem dahi çok zorlanacağımı anladım ve matematiğe olan önyargımı kırıp neden ben yapamayayım deyip kolları sıvanım malum kümeler ve sayılarla başladım olaya tabi ilk başlarda kolay geldi ama sonlara doğru ecel terleri döksemde zincirin halkalarını birbirine ekleyerek zamanında 45 cebir sorusundan 28 mat+13 geo netimle sınavı başardım

    Başarımın tek anahtarı var oda önyargıyı kaldırıp sıra ile konuları kaçırmadan bir konuyu öğrenmeden diğerine atlamadan çalışmaktı ve o kadar zevkli geliyorduki bana kendim soru yazıp çözüyor ödüllü sorulara saldırıyordum geriye dönüp baktığımda keşke ilkokuldan bugüne kadar neden bana ölüm gelmişti matematik anlamıyorum meb'in öğretim anlayışı zaten sevmemizide engelliyor o apayrı bir konu

    Birde matematiğe olan hayranılığım tekbir cevabı vardır örneğin bir sözel alanda birkaç cevaba odaklanıp eleme sistemine geçebilirsiniz yanılabilirsiniz ama matematikte tek cevap vardır yanılma payınız yoktur kendinize güveniniz gelir buda apayrı bir tat ve heyecan ve beyninizdeki gelişiminizde farklı gelişim gösterir tek seçenek gibi ....

    Gelelim konuyu açan arkadaşımızın izahatına çok doğru hiçkimse bu şekilde anlatmıyor onun içinde sadece bilmemiz gereken kadarını bilip onuda unutuyoruz yada yarımyamalak hatırlayıp yapıyoruz keşke eğitimde bu ayrıntılara tüm öğretmenlerimiz dikkat etsede bizlere sevdirseler iş işten geçmeden

    Sevgilerimle ...

  10. #10
    Senior Member
    Giriş Tarihi
    25-06-2007
    Mekan
    72 Batman
    Yaş
    41
    Mesajlar
    573
    Kan Grubu
    A Rh ( - )
    Üye No
    360426

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi MeDePe Mesajı Göster
    Matematik eğitimi nasıl olmalıdır?

    Beni bu konuyu açmaya yönlendiren olay, son bir kaç gün içinde “Türevin uygulama alanı” başlıklı konuya gelen mesajlar oldu.

    Kişisel kanaatime göre ülkemizde matematik eğitimi olması gerektiği gibi yapılmıyor. Matematik için belli bir baz zeka gerekmekteyse de, sanılanın aksine süper zekalı olmak gerekmemektedir. Eğer matematikçi olacaksanız biraz yüksek zeka gereklidir. Gerisi için orta dereceli bir zeka yeterlidir.

    Ülkemiz gençliğinin matematikteki başarısızlığının ölçüsü ÖSS de ve OKS de yapılan matematik testi ortalama başarısından kabak gibi çıkmaktadır. Matematik testinden sıfır çeken öğrenci sayısı binlercedir. Ortalama başarı ise bir kaç soru ile sınırlıdır. Halbuki ÖSS de bile en az üç beş soru ilkokul seviyesinden daha zor değildir. Niçin böylesi sonuçlarla karşılaşıyoruz?

    Benim görüşüme göre bunda eğitim sisteminin payı büyüktür. Sorumluluğun büyük kısmını öğretmenlere ve kitaplara yükleyeceğim. Mesleğini layıkıyla yapan arkadaşlar lütfen kendi üstlerine alınmasınlar. Lafım yapmayana.

    Bir kaç örnek verirsem ne demek istediğim anlaşılır.

    Üniversite öğrencisine sorunuz: “Pi sayısı nedir?” diye. Alacağınız cevapların yüzde 90 ı “Pi sayısı 3,14 tür yada 22/7” şeklinde olacaktır. Hele hele “Pi sayısı nereden çıkmıştır” diye sorarsanız yüzde 95 olasılıkla doğru bir cevap alamayacağınıza bahse girerim. Halbuki öğrenciye öğretilmesi gereken, “dairenin çevresinin çapına oranı sabit bir sayıdır ve o sayı Pi sayısı olarak adlandırılır” şeklinde olmalıdır. Pekiştirmek için, “Dahası bu bütün daireler için böyledir” diye eklemek gerekiyor.

    Bizde nasıl yapılıyor? Kulak tersten gösteriliyor ve dairenin çevresini bulmak için çapı Pi sayısı ile çarparız deniyor ve Pi sayısı için yaklaşık bir değer veriliyor. Diyebilirsiniz ki “yahu, bundan ilk söylediğin zaten çıkar”. Ancak bunu her çocuk çıkaramaz. Bir kere kafasında öyle yer etti mi de öyle gider.

    Bir başka örnek şu. Öğrenci ezberlemiştir, doğal sayılar, tam sayılar, rasyonel sayılar, irrasyonel sayılar vs. Ben sorarım “bu karekök 2 den için irrasyonel sayı deniyor niçin acaba?” Pek çok üniversite öğrencisi bunu cevaplayamamıştır. Bilindiği gibi “irrasyonel” kelimesi “akla aykırı” anlamındadır. Ne olmuşta bu sayıyı böyle nitelemişler? Halbuki bu tanımlama eski Yunana kadar gider. Onlar, karekök 2 gibi sayıların iki tam sayının bir birine oranı şeklinde ifade edilemeyeceğini ispatlamışlar ve bu durumu akıl dışı olarak nitelemişlerdir. Dahası bu bilgiyi saklamak istemişlerdir. O devirde sıfır ve ondalık sayılar bilinmiyordu, dolayısıyla bütün büyüklükler tam sayılar ve kesirli sayılarla ifade ediliyordu.

    Şimdi soruyorum, kaç matematik öğretmeni son derece basit bu ispatı öğrencilerine göstermiştir? Kitaplarda bu ispat yer alıyor mu?

    Gelelim Pisagor teoremine bir dik üçgende c hipotenüs olmak üzere a kare + b kare = c kare. Kaç öğretmen üçgenin etrafına kareler çizerek ve onları kesip biçerek öğrencilerine bunu göstermiştir?

    Matematik aslında fiziksel dünyadan soyutlanabilir bir bilimdir. Ancak bu soyutlamanın yapılabilmesi için bir hazırlık aşaması öğrenci için gerekiyor. Nasıl ki problemlerde kilosu 2 liradan 3 kilo patlıcan alıyoruz, diğer konularda da öğrencinin soyutlama yeteneğini geliştirecek ve ona matematiği eğlenceli hale getirecek yaklaşımlar gerekiyor.

    Yukarıdaki örneklere daha pek çoğu eklenebilir. Amacım matematik eğitimi sulandırılsın değil. Öğrenci her ne öğreniyorsa tam olarak öğrensin. Zaten öğrenciler arasında yeteneklerine göre bir ayrışma zaten olmaktadır. Konuları çabuk kavrayanların programları farklı olabilir. Ancak liseyi bitirip yüksek öğrenim gören ve karenin alanını bilmeyen bir öğrenci olmamalıdır. Evet ben bununla karşılaştım.

    Yukarıdakilerin gerçekleşmesi için matematik öğretmenliği adaylarına mutlaka matematik tarihi eğitimi verilmelidir. Bu eğitim kuru kuruya falanca falan teoremi ispatladı beriki bunu keşfetti şeklinde bir eğitim değildir. O ispatların ve keşiflerin arkasında yatan dürtü ve ihtiyaçlar nelerdir, onlar anlatılmalıdır. Bu tarih Babillilerden başlamalıdır. Özlü bir şekilde anlatılmalıdır ki öğretmen de ileride öğrencisine bunu aktarabilsin ve matematiğin güzel ve aydınlık yüzünü öğrenciye gösterebilsin.

    Bu konuda sizin görüşlerinizi de öğrenmek isterim.

    Selamlar, saygılar..
    bir matematik öğretmeni olarak size katılıyorum . matematik soyut bir ders olduğu için zorlanılıyor fakat biz öğretmenler elimizden geldiğince somutlaştırmamız lazım.Ama her şeyden önce matematiği sevdirmemiz lazım sorunun kaynağı sevmemekten kaynaklanıyor.ben özellikle matematik de iz bırakmış insanların anlatılmasın dan yanayım bu bilgilerin öğrencileri güdüleyeceğine inandım hep.

  11. #11
    Honorary Moderator
    Giriş Tarihi
    16-08-2004
    Mekan
    06 Ankara
    Yaş
    56
    Mesajlar
    21,502
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    23565

    Matematiği sevdirmenin ve iyi bir matematik eğitimi vermenin yolunun ilkokul yıllarından başlayarak "OYUNLA EĞİTİM" olduğunu düşünüyorum...

    Matematik soyut bir şey olduğu için, insan beynine aykırıdır.. beynin bunu algılayacak şekilde eğitilmesi kavramların somutlaştırılmasından belki de daha önemlidir.

    Oyunla eğitim ise bilmece, bulmaca, yap-boz, kes-yapıştır vs. gibi keşfe yönelik eğitim olmalıdır. Belli teoremlerin ispatını anlatmak da kanımca yeterli değildir.. ispatı anlayabilmek için ispatı yapmak gerekir. Elbette bir öğrencinin önüne dik üçgen koyup hadi pisagor teoremini keşfet denilemez.. Ancak ispata giden yol ve yöntem konusunda yol gösterilebilir...

    Sadece matematik değil, matematiğe dayalı diğer bilim dalları için de aynı şey geçerlidir kanımca...

    Bu forumda HIZ formülünü soracağımız kişilerin yarıdan fazlası formülü hatırlayamaz.. Hatırlayanların bir kısmı ise formulün ne ifade ettiğini bilmez... Halbuki, işten eve yürüyerek 2 saatte geldim.. Evle iş arası 10Km... demek ki saatte 5 Km yürümüşüm diyen herkez hız formülünü bilir.

    Buradan da kolayca HIZ=YOL/ZAMAN, diğer deyişle v=x/t formülünü bulur.

    Ancak, bu eğitimi verebilecek eğitimcilerin MÜFREDATLA sınırlı olmaması ve kendilerinin de sağlam bir altyapıya sahip olması gerekir. Ne yazık ki yaptığım iş gereği bulunduğum eğitimci/öğretmen sitelerinde iyi bir altyapı bir yana Türkçe ve imla kurallarını kullanma açısından bile vahim bir tablo olduğunu görüyor, hayal kırıklığı yaşıyorum. Buradan da öğretmen yetiştiren okulların nitelikli ve yetkin eğitim kadrosu olmadığı anlaşılıyor.

    Tabi tüm bunlara rağmen çok nitelikli ve becerikli eğitimcilerimizde var. Ne yazık ki azınlıkta olan bu kişiler de genellikle becerileri doğrultusunda özel sektöre, dersanelere vs. kaçıyor.

    Ne diyelim... hayırlısı...

  12. #12
    Vip
    Giriş Tarihi
    28-11-2004
    Mekan
    09 Aydın
    Yaş
    66
    Mesajlar
    1,419
    Üye No
    45745

    Tüm matematik öğretmeni arkadaşlara, matematik öğretmenliği adaylarına ve matematiğin ne olup olmadığını öğrenmek isteyen arkadaşlara şu kitabı öneririm.

    MATEMATİKSEL DÜŞÜNME, Prof. Dr. Cemal Yıldırım, Remzi Kitabevi

    Prof. Yıldırım, Mantık, Bilim Metodu ve Bilim Felsefesi profesörüdür. Benim de üniversite de hocam olmuştur.

    Kendisinden çok şey öğrendim. Kendisini saygıyla anıyorum.

    Selamlar..

  13. #13
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    09-06-2004
    Mekan
    54 Sakarya
    Yaş
    37
    Mesajlar
    1,729
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    16480

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi MeDePe Mesajı Göster
    Tüm matematik öğretmeni arkadaşlara, matematik öğretmenliği adaylarına ve matematiğin ne olup olmadığını öğrenmek isteyen arkadaşlara şu kitabı öneririm.

    MATEMATİKSEL DÜŞÜNME, Prof. Dr. Cemal Yıldırım, Remzi Kitabevi

    Prof. Yıldırım, Mantık, Bilim Metodu ve Bilim Felsefesi profesörüdür. Benim de üniversite de hocam olmuştur.

    Kendisinden çok şey öğrendim. Kendisini saygıyla anıyorum.

    Selamlar..
    Üstümdeki yoğunluk biraz azalınca hemen edineceğim. Teşekkürler Sn. MeDePe. Belki ileride çocuğuma faydam dokunur matematik konusunda.

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi chevo
    Bende ilkokul, ortaokul ve lise yıllarımda neredeyse sıfır cebir'le sınıf geçecek kadar bilgimle geçtim ama gelgelelim öss sınavında cebir bilgimle hiçbir üniversiteye yerleşemeyeceğim yerleşsem dahi çok zorlanacağımı anladım ve matematiğe olan önyargımı kırıp neden ben yapamayayım deyip kolları sıvanım malum kümeler ve sayılarla başladım olaya tabi ilk başlarda kolay geldi ama sonlara doğru ecel terleri döksemde zincirin halkalarını birbirine ekleyerek zamanında 45 cebir sorusundan 28 mat+13 geo netimle sınavı başardım

    ............

    Gelelim konuyu açan arkadaşımızın izahatına çok doğru hiçkimse bu şekilde anlatmıyor onun içinde sadece bilmemiz gereken kadarını bilip onuda unutuyoruz yada yarımyamalak hatırlayıp yapıyoruz keşke eğitimde bu ayrıntılara tüm öğretmenlerimiz dikkat etsede bizlere sevdirseler iş işten geçmeden
    Sevgili chevo, ben de aynı şeyleri yaparak ÖSS'yi kazandım. Dersaneye de gitmiyordum. Zaten gitsem de aynı hocalardan ders göreceğim için bir eksiklik olarak kabul etmiyorum.

    EA bölümünde olduğum için sayısal bölümden sadece matematik çözmem yetiyordu ve tam hatırlamıyorum ama galiba 20 matematik sorusu çözerek işi bitirdim. MeDePe'nin de dediği gibi zaten 5-6 soru sadece düz mantık ve bakkal hesabıyla çözülebilecek basitlikte, ilkokul düzeyindeydi. Sadece iki - üç hafta çalışarak bunu elde ettiğim için büyük bir başarı olarak kabul etmiyorum. Çünkü asıl problem çıkaran konuları kendi başıma 6 ay da çalışsaydım, herhalde en fazla 10 net artırabilirdim. Asıl mesele neden bu durumda olduğumuz.

    6 yıl boyunca haftada ortalama 5 saat matematik dersi, neden bana ve benim gibilere hiç birşey katamadı? Ya da aynı sınıfta eğitim gören bazı arkadaşlarım çok başarılı olurken neden bazılarımız başarısız olduk? (Belki de anormallik onlardadır :smiles6:) Bunda çevresel etkenlerin, ailenin rolü nedir?


    Yurtdışında yaşayan ya da oralardaki matematik eğitimi hakkında bilgisi olan arkadaşların da görüşlerini merak ediyorum. Türkiye dışında matematik eğitim sistemi nasıl işliyor?
    Düzenleyen arabaci : 23-01-2009 at 02:33


Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konuda cevap yazamazsınız
  • Eklenti yapamazsınız
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
  • BB Kodları Açık
  • Smiley'ler Açık
  • Resim Kodları Açık
  • Video Kodları Açık
  • HTML Kodları Kapalı