Uydumarket Banner  

Gösterilen Mesajlar: 16 mesajdan 1 ile 16 arası

Konu: “Büyü” filmi lanetli mi?

  1. #1
    Junior Member
    Giriş Tarihi
    27-08-2004
    Yaş
    38
    Mesajlar
    33
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    24810

    “Büyü” filmi lanetli mi?



    Dün akşamki galasında yangın çıkan ve çok sayıda değerli davetlinin ölümden döndüğü “Büyü” filmi “lanetli mi?” Öyle ki filmin çekimleri sırasında da bir çok kaza meydana gelmiş..



    United Film Production tarafından yaptırılan yapımcılığını Faruk Aksoy’un üstlendiği “Büyü”yü Orhan Oğuz yönetti.

    Senaryosu Şafak Güçlü ve Servet Aksoy tarafından yazılan filmde İpek Tuzcuoğlu, Ece Uslu, Özgü Namal, Dilek Serbest, Nihat İleri, Okan Yalabık, Okan Selvi, Ebru Ürün ve Çiğdem Suyolcu oynuyordu.

    Filmin çekimleri ilginç kazalar meydana geldi. Işıkçılar film sırasında açılan kuyulara düştü. Set ihtiyaçlarını taşıyan araç kaza yaptı. Çekimler sırasında ise oyuncuların hastalandığı filmin galasında da yangın çıktı.

    FİLMİN KONUSU

    700 yıl önce... Anadolu’nun bir köyünde yaşlı bir kadın bütün köyü kız çocuklarının uğursuzluğuna inandırır. Köylüler doğan kızlarını diri diri gömerler. Koca köyde sadece bir adam kadına inanmaz, kızını gömmez. Bunun üzerine yaşlı kadın kötü cinlerin yardımıyla kara büyü yapar. Adam kötü cinin etkisine girerek kızını katleder. Cinin etkisinden çıkınca kızının acısına dayanamaz, evinin önündeki ağaca kendini asar. Köy lanetlenir, herkes köyü terk eder.

    Yıl 2004. Ayşe, hep hayalini kurduğu bir kazı teklifi alır. Beş kişilik bir ekiple büyünün yapıldığı köye Artuklu hükümdarı Sultan Salih’e ait bir kitabı aramaya gider. Ayşe’nin çocukluk arkadaşı Zeynep, yıllardır Ayşe’nin kocası Tarık’a aşıktır. Tarık’ı elde etmek için büyücüye gider. Ayşe’nin gittiği köyü öğrenen büyücü, 700 yıl önceki büyüyü tekrarlar. Canlanan kötü cin ekibin kabusu haline gelir.

    İŞTE FİLM EKİBİNİN BU GECEKİ YANGINA KADAR BAŞINDAN GEÇENLER

    Büyü Filmi'nin çekimlerine 15 Temmuz'da başlandı. Filmin çekimleri devam ederken sette pek çok garip olay ve kaza yaşandı...

    Filmin köy çekimleri esasında, kavga sahnesine hazırlan Ece Uslu ve Dilek Serbest, kendilerini rollerine öyle çok kaptırdılar ki çekim bittiğinde ikisinin de yüzü gözü gerçekten kan içindeydi. Büyünün ve kötü cinlerin/ kötü güçlerin anlatıldığı film setinde kazalar ve aksiliklerin sonu gelmedi. Set ekibi hemen her gün bir kaza atlattı, ölümden kıl payı döndü.

    Daha setin ikinci gününde çekim hazırlıkları yapılırken dolly operatörü üç yüz kiloluk malzemenin altında kaldı. Neyseki kaza küçük sıyrıklarla atlatıldı ve set elemanı iki gün dinlendikten sonra görevininn başına döndü. Bu kazanın üstünden üç gün bile geçmeden, bu kez de ışık asistanı sahne için malzemelerini kurarken altı metrelik kuyuya düştü ve yüzüne/vücuduna aldığı darbeler nedeniyle hastaneye kaldırıldı.

    Bir tepede kazı sahnesi için oldukça keyifle çalışan ekip, çekimler devam ederken, yukarıdan yamaçtan gelen gürültüyle irkildi, koca bir kaya Ece Uslu'nun üzerine doğru yuvarlanmaktaydı. Ezilmekten rol arkadaşı Okan Yalabık sayesinde son anda kurtulan uslu, olayın şokunu saatlerce üstünden atamadı. Kayanın yuvarlandığı esnada kayıtta olan Orhan Oğuz, bu görüntüleri filme aynen eklemeye karar verdi.

    Filimdeki tuhaf olaylarda son perde, mağara çekimleri esnasında cereyan etti. İstanbul'dan filmin montaj uzmanından gelen telefonla, hazırlanması için İstanbul'a gönderilen bir kutu negatifin boş çıktığı öğrenildi. Çekimlerini 70 kişilik ekibin yaptığı, içinde CİN'in aktive olma sahnesinin yer aldığı bantların İstanbul stüdyolarında boş olduğu anlaşıldı. Saatlerce süren çekimlerin boşa gittiğini anlayan ekip, şok geçirdi. Yönetmen Orhan Oğuz ve yapımcı Faruk Aksoy, hali hazırda ekibi tedirgin etmekte olan bu sahneyi iptal etti. Filmin iptal edilen sahnelerinin görüntüleri sitemizde yer almaktadır.

    Filmimizin görsel tasarımları, web-site dizaynı ve reklam işleri ile ilgilenen Serdar Kutlu Creative Workshop ekibi, film setine konuk olarak Mardin'e geleceği gece soyulduğunu öğrendi. İçinde BÜYÜ'yle ilgili tüm görsel çalışmaların da bulunduğu makinelerin harddiskleri çalındı. Hemen ardından görsel tasarımlarımızı yapan ajans art directorü Nurdan Özçin omuriliğini incitti. Ajans içindeki gerilim herkese yansıdı ve ofis içinde devamlı surette şiddetli münakaşalar yaşandı. Web-site tasarımı ekibin üzerine çöken olumsuz hava nedeniyle beklenenden uzun süreye yayıldı.

    Filmin çekimlerinde her yeni gün setteki tuhaf olaylara ve kazalara gebe. Filmin başrol oyuncularından İpek Tuzcuoğlu ise setin en şanssızlarından. Hemen her çekimde bir kaza atlatan Tuzcuoğlu'nun adı ekip arasında şanssız kız olarak anılmaya başladı. Son çekimlerde kafasını mağaranın girişine çarpan oyuncu, aynı çekimin tekrarında yere düşerek kuyruk sokumunu zedeledi. Daha evvelki çekimlerde de boğulma tehlikesi atlatan Tuzcuoğlu, hemen hastaneye kaldırıldı ve Röntgen çekildikten sonra kaldığı otelde istirahata çekildi.

    İpek Tuzcuoğlu filmin çekimleri sırasında başından geçenleri TAKVİM Gazetesi'ne şöyle anlatmıştı:

    İpek Tuzcuoğlu, Mardin'de çektiği korku filmi yüzünden müthiş zayıfladı ve depresyona girdi.

    Asmalı Konak'taki Dicle karakterinden sonra ilk kez farklı bir rolle izleyici karşısına çıkacak olan güzel oyuncu, 'Büyü' adlı filmin öyküsünü ve çekimler sırasında başından geçen garip olayları anlattı...

    * Büyü'de bir arkeoloğu oynuyorum. Bunlar bir ekip olarak Mardin'in bir köyüne araştırma yapmak üzere yola çıkıyorlar. Bende bu ekibe dahil oluyorum. Ve 700 yıl önce yapılmış bir büyü tekrar günümüzde harekete geçiyor.

    * Ben cevşen taşırım yanımda. Bu arada iş teklifi geldi, Faruk Bey dedi ki, "Yanınızda cevşen taşıyın." Bir baktım cevşenim kayboldu. Onu bana annem almıştı, Mardin'e gittik ve ben bir hafta cevşen alamadım. Tutturdum cevşen alın bana diye. Üç tane cevşen taktım. Beni koruduğuna inanıyorum. Filme başladık ve her gün sette birşey oldu.

    * Büyünün olduğunu, yapanları biliyorum. İyi büyü yapan da var, kötü büyü yapan da var. Ve ben hemen her sahnede düştüm. İlk tifo hastalığına yakalandım. Çünkü Kapadokya'da da dizanteri oldum. Çünkü biliyorum kapalı su içeceksin, yoğurt yemeyeceksin. Sonra bir sahne var, korkmamız gereken ve ben arkamda duvar var zannediyorum. Hepimiz korkacağız ve ben duvara çarpacağım. Ama arkada duvar yokmuş ve ben bir düştüm. Yerde kırık şarap şişesi varmış, kollarımı kesti. Mağara sahnesinde kafamı çarpmam gerekiyordu. Ben de biraz gerçekçi olsun diye öyle bir çarptım ki kafam şişti. O çarpmanın şiddetiyle yere düştüm ve sivri bir taş kuyruk sokumumu zedeledi.

    * Onun dışında çarpıldım. Hiç olacak birşey değil. Ellerim ıslak değil, bir malzeme alırken elektirik prizi varmış, çarpıldım. Yine bir sahnede koşarak odaya girme sahnesi var. Prova yaptık çok güzel. Çekimde ben bir düş yere, kapaklan. Meğer o sırada bizim mikrofonu tutan çocuklar soldan sağa geçmiş ve yerden geçen kablo gerilmiş, ayağım ona takıldı.

    * O dönem pasiflora kullandım. Rahatlatıcı bir şuruptur. Çünkü çok etkilendik biz her sahnede. Filmden sonra psikoloğum var İpek Hanım, artık dostum oldu! Bir an önce tatile gitmek istedim, film hemen bitsin istedim. Farklı birşey yaşıyorsun, korku filmi çekmek zormuş. İki bağırıp, iki çığlık atmakla olmuyormuş. Kendi performansımın uç noktalarını zorladım. Kendimi daha iyi tanıdım, oyunculuğumu daha iyi geliştirdim.

    * Filmde nasıl görünecek bilmiyorum ama kilolu başlayıp zayıf bitirdim. 36 bedene düştüm, 38'dim. Birbirimizi sürekli gördüğümüz için anlamıyoruz kilo verdiğimizi. Benim bir tane kemerim vardı, güderi. 3-4 günde bollaştı. Buraya geldiğimde anladım ki küçücük kalmışım, zayıflamışım. Her seferinde bir delik açtırdım kemere, pantalonumu tutması için. Sonra Bodrum'a tatile gittim ve kendimi buldum açıkçası...

  2. #2
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    30-03-2004
    Mekan
    22 Edirne
    Yaş
    41
    Mesajlar
    1,866
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    9010

    İnsanların tedbirsizliği, olması, yapılması şart olanları ancak kötü bir deneyim yaşadıktan sonra yapması "lanet" olarak adlandırılmamalı...
    Olayda yaralanan herkese geçmiş olsun derim...

    Sevgiler...

  3. #3
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    08-06-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    3,616
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    16399

    Bence de film lanetli falan değil, yanıcı maddenin altına mum koymak ile yangına davetiye çıkmış

  4. #4
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    03-11-2004
    Mesajlar
    1,122
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    37777

    evet bencede tedbirsizlikten başka bir şey değil kazaya davetiye çıkarılmış

  5. #5
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    08-06-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    3,616
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    16399

    Bu makale yorumsuz verilmiştir.
    Yeni Dünya Düzeni
    Yazan: David Icke
    “..ve gerçek seni özgür kılacak” isimli kitabından
    Sayıları artmakta olan bir insan kitlesi, günümüz dünyasının tırmanmakta olan problemlerini sorguluyor. İnsanlığın daha bilinçli, daha duyarlı üyeleri, büyümekte olan huzursuzluk ve düzensizliğin gerçek nedenlerini aramaya başladıkça; modern toplulukların zedelenmiş düzenlerindeki evsizlik, kıtlık, hastalık, depresyon, intihar, savaş gibi koşulların ve tüm diğer belirtilerin kök-sebeplerini aramaya başlıyor. Ciddi araştırmacılar, global ayrılığın, anlaşmazlıkların, çatışmaların ve diğer ilgili huzursuzlukların, nasıl ve niçin insanoğlu içerisinde kasıtlı bir şekilde, gücü elinde tutan birkaçlar tarafından yaratıldığını ve onların kötü amaçlarına hizmet ettiğini açıklayan, rahatsız edici kanıtları ortaya çıkarıyorlar. Şimdi gerçek yeryüzünde yaygınlaşıyor, ve bugün kitlesel bir zihin-kontrol ve beyin-yıkama olarak gelişmiş bir salgın, sonunda günün ışığı ve aydınlığına çıkartılıyor.
    İnsan zihnini kapatmanın ve onun kendi anlayış ve varlığını beyin-yıkama ile idare altına almanın en etkili yolu, onu bir çeşit dogmanın içine programlamaktır. Bir dogma, başka bilgilere karşı kendisini daima şiddetle savunur ve onun dar, katılaşmış bakış açısı ile uyuşmayan herhangi bir alternatif görüşü de hemen reddeder. Dogmalar, bir insanın güvenlik anlayışı ve gücü elinde bulundurma aracı olur, ve insanlık parmak eklemleri bembeyaz kesilene dek, dogmaların getirdiği bu iki şeye sımsıkı tutunur.
    Dogmalar, sayısız şekiller alırlar ve farklı insanları, birbirine karşı çıkan dogmaların taraftarı olmaya ikna ettiğin anda, anlaşmazlık-çatışma yolu ile beyin-yıkama ve “böl-yönet” ile onları kontrol etme çok kolay olur. Bu, günümüzde de ayni şekilde olmaktadır – hatta, insanlık tarihi boyunca, her geçen gün daha şiddetli ve büyük bir ölçüde yer alarak. Bir beyin-yıkayıcı için Musevilik, Hristiyanlık ve İslam kadar yararlıdır; politik “Sol”, politik “Sağ” kadar önemlidir. Birbirine karşı zıtlaşacak ve oyun misali çarpışacak iki dogmaya ihtiyacınız vardır. Binlerce yıldır, en etkili dogmalar dinler olmuştur. Bir nesil, hayatın ve kendilerinin çok dar bir bakış açısını sahiplenir ve bunu çocuklarına zorla kabul ettirirler, ki bu çocuklar aynisini kendi çocuklarına da yapar ve bu modern dünyaya dek ulaşır. Bütün dini ve politik dogmalar, çağlardır tüm insanlığın zihinlerini kontrol etmekte olan Illuminati isimli şeytani bir bilinç* tarafından idare edilmiş, ayartılmış ve kirletilmiştir.
    *Illuminati Şeytani Bilinci – İnsan ırkını, dünya üzerinde, binlerce yıldır esaret altında tutmuş bencillik ve kötülüğün toplamı.
    Dinler tarafından kullanılmakta olan önde gelen iki silah şu kanserli duygulardır: korku ve suç. Bu iki duygu, insan zihnini baskı altında tutmak ve insanın öz-değerinin anlayışını yoketmek, böylece bunlara eşdeğer fiziksel bir gerçeklik yaratmak için kullanılmaktadır.
    Dinler, kendilerini farklı isimler altında gösteren ayni düzendir – kontrol isimli düzen.
    Dünyadaki beyin-yıkamanın temelini her zaman bilginin kontrol altında tutulması oluşturmuştur. Dinler korku, suç ve baskı kullanarak, insanlara insanlıkları ve hayatları hakkında daracık bir bakış açısı satarken, ileri-gelişmiş bilgiyi ayrıcalıklı birkaçın eline bırakan ve bu bilgiyi çoğunluktaki birçok insandan saklayan gizli bir şebeke gelişti. Eğer insanların beynini yıkamak istiyorsan, onların sahip olmadığı bilgiye sahip olman çok önemlidir. Kontrol ve beyin-yıkamanın ilk kurallarından biri de şudur: “Kurbanlarının senin bildiklerini bilmelerine izin verme”. Bu tür bir bilgi, geçmiş zamanlar boyunca, bencil çıkar ve nedenler için, insanlardan gizli tutulmuştu.
    Buna rağmen, bugün, dünya üzerinde, bu saklanmış anlayışların, duymayı arzulayan herkese sunulduğu, yaygınlaşmakta ve gelişmekte olan global bir uyanışın eşiğindeyiz. Ve insanlığı karanlıkta tutmayı amaçlayan komplo düşüp parçalanacaktır. Aslında, bu kaçınılmaz olay başlamış durumdadır. Bu tarihi olayın, şu anda gerçekleşmekte olan ana noktası, aldatmacanın doğasını ve neden-nasıl kötü amaçlara hizmet ettiğini ortaya çıkarmaktır.
    Düzenleyen cemusta : 15-12-2004 at 15:30

  6. #6
    Average Member
    Giriş Tarihi
    16-03-2004
    Mekan
    16 Bursa
    Mesajlar
    465
    Üye No
    7291

    film için yapılan hazırlıkların ne kadar tehlikeli malzemeden yapıldığı ayrıca galanın çok kalabalık olduğu çıkış kapıların bazılarının kilitli olduğu buna ancak kasten adam öldürme denir .kaza insanların her türlü tedbirleri aldıkları halde olan olaylara denir.Bu büyük salonları kapatarak küçük cep sinemaları yapanlara ve bunlara izin verenlere ithaf olunur.Ondan sonra lanet filan gibi şeylere bağlarız

  7. #7
    Honorary Moderator
    Giriş Tarihi
    26-01-2004
    Mekan
    06 Ankara
    Mesajlar
    9,830
    Üye No
    960

    Film lanetli mi bilemem de.Tedbirsizlikten sanırım kendileri lanet yaratmışlar...

  8. #8
    Honorary Moderator
    Giriş Tarihi
    21-10-2003
    Mekan
    42 Konya
    Yaş
    50
    Mesajlar
    20,147
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    3

    Lütfen konuları uygun alanlara açalım..ilgili bölüme kaydırılmıştır..
    sevgiler

  9. #9
    Junior Member
    Giriş Tarihi
    02-08-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    33
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    22020

    bence reklam olarak kullanılacak. ama yangın reklam olamaz.

  10. #10
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    17-12-2003
    Mekan
    Türkiye Dışı / Other Country
    Mesajlar
    3,465
    Üye No
    78

    gecmıs olsun ne dıyelım..olmuş bır kaza ..ne demısler kaza gelıyorum demez..

  11. #11
    Banned Member
    Giriş Tarihi
    27-07-2004
    Yaş
    37
    Mesajlar
    6,587
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    21372

    yaf bu kadar terbiyesiz filim olurmu bence iyi oldu, bu filimi izlemeyin arkadaşlar bunlarda ahlak yok...

  12. #12
    Adviser
    Giriş Tarihi
    05-02-2004
    Mekan
    48 Muğla
    Yaş
    45
    Mesajlar
    8,412
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    1778

    Filmin çekimi esnasında yaşasnanlara talihsizlik olarak bakıyorum ve kanımca son (gala da)yaşanan olay ise tamamen tedbirsizlikten ibaret.yaralananlara çok çok geçmiş olsun.umarım bu tür olaylar birdaha tekerrür etmez

  13. #13
    Average Member
    Giriş Tarihi
    22-01-2004
    Mekan
    48 Muğla
    Yaş
    42
    Mesajlar
    341
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    81

    Şaka maka bütün televole tayfasını yangında kaybediyorduk...Neyse hepsine geçmiş olsun..Film lanetlimi bilmem ama bu tür görüntüler bizim ülkemizde normal..tedbirsizlik en büyük alışkanlığımız..

  14. #14
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    08-06-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    3,616
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    16399

    Büyü’lendik !


    Bir yangın çıktı!

    Hem de cinlerin, perilerin kol gezdiği 'Büyü' adlı filmin ilk gösteriminde…

    Zaten birkaç aydır, Türk yapımı ilk korku filmi olduğu iddia edilen 'Büyü' filminin setinde meydana gelen türlü olağan dışılıkları okuyorduk basında.

    Neler gelmemişti ki, filmde oynayanların başına; durup dururken kör kuyulara düşenler mi dersiniz, akla gelmedik hastalıklara yakalananlar mı, ha bire düşüp oralarını buralarını yaralayanlar, kanlı bıçaklı halüsinasyonlarla yaşayanlar mı!?.

    Bu yangın, korkularımızın üzerine tuz biber ekti. Demek ki, bu film için ortalıkta dolaşan ‘lanetli’ sözleri doğruydu!

    Öyle ya, koskoca alışveriş merkezinde yüzlerce kişinin ölümle burun buruna gelmesi, başka nasıl açıklanabilirdi ki?

    Ciddi bir haber kanalının spikeri bile, yangının nasıl çıktığını izleyicilere aktarırken ‘lanet’ten söz ediyordu. Filmin setinde de böyle garip olaylar yaşanmıştı, acaba yangın da filmin lanetli olması yüzünden çıkmış olabilir miydi?..

    Hemen her televizyon kanalında yayınlanan, ‘sır’lı, ‘esrar’lı, ‘gizem’li gerçeküstü hikayeleri izleye izleye, ‘iyi saatte olsunlar’a karışmıştık anlaşılan milletçe!

    Zaten meylimiz vardı hacıya, hocaya, falcıya, şimdi tam oldu…

    Ben bile kendime inanmak istemiyorum ama, aklıma bu yangının filmin reklamı için çıkartılmış olabileceği dahi geliyor. Önce medyaya, film çekimlerinde garip olaylar yaşandığını yay, sonra da filmin ilk gösteriminde bu yangını çıkar!

    Yok yok, herhalde biraz haddini aşan bir komplo teorisi oldu bu!..

    Bu kuşkuları içime, iyi satabilmek(!) için yaşamının en akıl almaz anlarını bile reklam malzemesi yapanlar düşürmüş olmalı.

    Yoksa hiç olur mu?!.

    Olsa olsa, gala gecesinin şatafatına kendini kaptırıp güvenlik tedbirlerini elden bırakan organizasyon yetkililerinin suçudur bu yangın olayı...

    İnsanın karnı doymayınca, işi olmayınca, gelecekten umudu kalmayınca ve kimselere de güven duymayınca, fala büyüye vuruyor kendini.

    Başka ne yapacaktık ki, işte büyü’lendik!

    Hepimize geçmiş olsun...

  15. #15
    Senior Member
    Giriş Tarihi
    01-11-2004
    Mekan
    16 Bursa
    Yaş
    49
    Mesajlar
    673
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    37357

    Bencede sadece dikkatsizlik
    fakat üzücü olan bu tür durumlarda açık olması gereken acil çıkış kapılarının kapalı olması umarım herkeze ders olmuştur.
    neyseki can kaybı yok,
    okadar çok ucuz nedenlerden can kaybı yaşıyoruz.
    işin kötü yanı basit önlemlerin bunu engelleyebileceğini bile bile yapıyoruz
    son olması umuduyla

  16. #16
    Banned Member
    Giriş Tarihi
    27-07-2004
    Yaş
    37
    Mesajlar
    6,587
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    21372

    New Icon6

    vay vay vay arkadaşlara bakıyorumda filimi normal görüyor yaf bunun neresi normal ya resmen terbiyesizlik hele o çıplak sahneler var, ne kadar alakasız filim ne kadar kötü filim lanetli filim olduğu bellli zaten
    Düzenleyen YarasaSpor : 17-12-2004 at 18:49


Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konuda cevap yazamazsınız
  • Eklenti yapamazsınız
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
  • BB Kodları Açık
  • Smiley'ler Açık
  • Resim Kodları Açık
  • Video Kodları Açık
  • HTML Kodları Kapalı