Uydumarket Banner  

3 sayfadan, 1. sayfa 123 SonSon
Gösterilen Mesajlar: 59 mesajdan 1 ile 20 arası

Konu: Bir ****satçı tıpa meydan okuyor

  1. #1
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    08-06-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    3,616
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    16399

    Bir ****satçı tıpa meydan okuyor



    13 Aralık 2004 17:15

    Okuyacağınız satırlar, insan neslinin en önemli buluşuyla ilgilidir. Gelecekte insanlık bu bilgilerin bulunduğu zamanı baz alarak, sağlık çağını başlatacaktır.



    Doktorların bulmasının mümkün olmadığını iddia ettiği bilgileri bulduğunu söylüyor. Ve ekonomist Osman Yıldız bu bilgileri tüm dünyaya hediye ettiğini belirtiyor. Hediye ettiği bilgileri de hem matematikle, hem de kanıta dayalı tıpla da ispatladığını iddia ediyor.

    İddiaya göre her anne adayı kadın, ilaç kullanmadan son adet kanamasının başlangıç saatine göre 230 ila 288. saatler arasında korunursa sağlıklı bir çocuğa sahip olabilirmiş.

    Döllenme gününü bilmeyen doktorların hamilelik süreci ile ilgili bilgileri de yanlışmış. Tüm dünyada 280 gün olarak bilinen hamilelik sürecide 280 değil ortalama 260 günmüş.

    Her gün doğan 800 bin bebekten en az 100 bini sorunlu doğuyormuş. Ve bu sorunlu doğan bebeklerin en az 50 bininin sorunsuz doğması 58 saatlik sürede ailelerin korunması ile mümkünmüş. Ve bu her gün doğan 50 bin bebeğin sağlıklı doğmasının sağlanması ile dünya tıp alanından günlük 1 milyar dolardan fazla parayı tasarruf edecekmiş.

    Her şey kurumumuza gelen bir telefonla başladı. Arayan kişi anlattıklarını anlamamızın mümkün olmadığını sadece mümkünse bu anlattıklarını doktorlara sormamızı ve araştırmamızı istiyordu.

    Ben ise doktor olmadığımı anlattıklarını anlasam bile profesörlerin anlattıklarını bırakıp da bir ****satçıya inanmamın mümkün olmadığını belirtiyordum. Ama kişi ısrarlıydı. Bende doktorların konuya cevap vermeleri için kişinin iddialarını sayfalarımızda yayınlamaya karar verdim.

    Osman Yıldız ısrarla şu soruyu Kadın Doğum sahasındaki uzmanlara sormamı istiyordu.

    Tıpta çocuk sahibi olmasında problem olmayan ailelerin üzerinde döllenmeyle ilgili yapılmış araştırma var mıdır?. Ve hamilelik süreci neden son adet kanamsı başlangıcına göre hesaplanmaktadır. Döllenme gününü bilmiyor musunuz?

    Araştırma sorusuna Osman Yıldız hiç yok diyor. Ve ekliyor. Tıpta bu konuda kullanılan tüm bilgilerin ar-ge leri çocuk sahibi olmasında problem olan aileler üzerinden yapılmıştır.

    Çocuk sahibi olmasında problem olan, yani kısaca döllenme durumuna göre hasta olan insanların bilgileri sağlıklı insanlara uymamaktadır.

    Hasta olan bir kişinin hiçbir bulgusu sağlıklı insanlara uymaz. Günümüze kadar yapılan çalışmalar hep hastalar üzerinde olduğu içinde doktorlar döllenme gününü bilmiyorlar. Bilmediklerinin ispatı da basittir. Hamilelik başlangıcını son adet kanama başlangıcı olarak kabul ediyorlar.

    Lafı daha fazla uzatmadan Osman Yıldız’ın hazırlamış olduğu sitesindeki yazıları aynen aktaralım.

    Aşağıda okuyacağınız satırlar 21. y.y. ılın insan nesli için en önemli sayılacak buluşu ile ilgilidir. Gelecekte insanlık bu bilgilerin bulunduğu zamanı baz alarak bilgi çağını kapatıp, sağlık çağını başlatacaklardır. Dikkatli olarak bilgileri okuyan ve tamamen hediye (ücretsiz) olarak, hiç bir riski olmayan bilgilere uyan ailelerin nedeni bilinmeyen bir gizli veya görünür sakatlıkla karşılaşmaları imkansızdır.

    Bilgiler önce 26 şubat 2003 günü saat 02:00 civarında matematikle ispatlanmış, kendini yetkili sanan yetkili makamlarca, matematik insan vücudunda hiç bir şey ifade etmez dendiği içinde 1 mayıs 2003 gününden itibaren ulaşılan 98 ailenin sonuncusu olan bizim bebeğimizin 6 ekim 2004 günü dünyaya gelmesi ile kanıta dayalı tıpla da ispatlanmıştır.

    Nedeni tıp çevrelerince tespit edilemeyen ve hiçbir sebep yokken , görünür veya gizli sakat olarak dünyaya gelen bebeklerin; gerçek sebebi ilişkiye girilen saate bağlı olarak spermin yumurtayı döllediği saattir. Spermin yumurtayı dölleyeceği saat, ilişkiye girilen zamana bağlı olarak kesinlikle değiştirilebilir. Bu bilgi matematiksel ve kanıta dayalı tıpla ispatlanmış kesin bir bilgidir. Ve bu bilginin kullanılması ile beşikten mezara sağlıklı nesiller yetiştirilebilecektir. Fakat her buluş gibi bu bilgininde önemi ancak geçen zamanla anlaşılabilecektir.

    Ben ne bulduğumu çok iyi biliyorum. Geçen 20 aylık zamanda da bulduğum bilginin doğruluğunun testlerini defalarca deneyip sonucunu görme imkanım oldu. Ayrıca tüm bunlara rağmen kendim bir çocuk sahibi daha olarak kesin emin olmak istedim. Oğlumuz 6 Ekim 2004 günü dünyaya geldi. Bu doğum sakat çocuk doğumları ile ilgili bulduğum bilginin benim nazarım da nihai sonucu oldu.

    Döllenme süreci ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgiler kesindir. Bir doktor tarafından değil ekonomist olup sadece aileleri uzaktan telefonla takip eden Osman Yıldız tarafından bulunmuştur. Elde edilen veriler dünya üzerinde eşi benzeri olmayan bir data meydana getirmiştir. Ama bu data insanlık için insanca araştırma yapacak birileri olmadığı için hiç bir şey ifade etmemektedir.

    Ulaşılan sonuçlar

    1- Dünyada ki bayanların adet süresi ortalaması 28'dir bilgisi kesinlikle hatalı bir bilgidir. Ve yanıltıcı sonuçların başlangıcıdır. Çocuk sahibi olmasında problem olmayan bayanların (bundan sonraki yazılarda sağlıklı bayan olarak yazılacaktır.) adet süresi ortalaması 26 gündür.

    2- Ortalama 280 gün( 9 Ay 10 gün) kabul edilen ve döllenme günü bilinmediği için son adet kanama başlangıcı baz alınarak hesaplanan hamilelik süresi hatalıdır. Ortalama hamilelik süresi bilinenin aksine 260 gündür. Ve 280 gün kabul edilen hatalı hamilelik süresi önemsiz gibi görünmesine rağmen hamile bayanda oluşturulan şartlanma nedeniyle bebek ölümlerine varıncaya kadar çok büyük sorunlar oluşturmaktadır.

    3-Yumurtanın döllenme zamanı son adet kanamasına göre 14. gün civarındadır şeklinde ki öngörüde kesin hatalı bir öngörüdür. Sağlıklı hiç bir bayanda 14. gün dahil girilen ilişkilerde hamilelik oluşmamıştır. Yine önemsiz gibi görünen bu bilgi bir çok ailenin çocuk sahibi olamamasına sebep olmaktadır. Bu konuda detaylı araştırmam devam ediyor. Gelecekte bu bilgilerde açıklanacaktır.

    4- Çocuğu olmayan aileler için tavsiye edilen gün aşırı ilişki bilgisi de yanlış bir bilgidir. Her gün veya gün aşırı ilişki sonucu hiç bir ailede hamilelik sağlanamamıştır. Bu konuda verisi toplanan aile sayısı çok fazladır.

    5-Her sağlıklı kadın (Genç kızlığa adım attıdığı ve ilk adet kanaması başlangıcından itibaren) adet kanamalarının başlangıç saatini mutlaka not etmelidir. Ve bu saatler kullanılarak yapılacak ortalama hesaplamasında 26 gün civarı ortalama sağlanıp sağlanmadığı gözlemelidir. Eğer 28 veya üstü bir süre söz konusuysa mutlaka sorunun sebebi araştırıp, geç kalmadan çözüm bulmalıdır.

    Ve adet süresi 28'in altında olan her bayan son adet kanama başlangıç saatine göre 230. saatten itibaren 288. saate kadar kendini gözlemlemelidir. Anne adayı olan bayan kim ne derse desin bu saatler arasında kesinlikle hamile kalmayı kabul etmemelidir.

    Atalar, hocalar, Yetkililer ve bilim adamlarının bu bilgileri şu an için kabul etme ihtimalleri yoktur.
    Geçen 20 aylık sürede bu konudan haberdar olmayan ve bu konuyla uğraşan Ata, Hoca, yetkili ve Bilim adamı kalmadığını sanıyorum.

    Ata, hoca, yetkili ve bilim adamından başka kaynağı olmayan basın mensuplarının da, mankenleri küçük dedikoduları bırakarak insan nesli için gelmiş geçmiş en önemli bilgilerle ilgilenmek gibi bir dertlerinin de olmayacağını sanıyorum. Çünkü bu bilgilerde para yok.

    İnsanları insanlara mecbur edecek unsurlar yok.
    Hele hele de hiç bir şekilde hiç ama hiç kimseye hiç bir zararı yok. Şimdi neden anne adayı bayan bu saatlerde korunmalıyı biraz açmak istiyorum.

    Her erkek yaklaşık 70 gün süren bir süreç sonucunda 200 milyon civarında spermi ilişki sonrası kadına gönderir. Kadına gelen spermler aşağıdaki şekilde görüldüğü gibidir.

    Bu spermlerden sadece ilk sırada gördüğünüz spermlerden biri yumurtanızla döllenirse bebeğiniz sağlıklı olur.(Nedeni bilinmeyen bir sakatlığın söz konusu olmadığı durumu anlatmak için bundan sonra sağlıklı kelimesini kullanacağım.)

    Bu spermlerin vücudunuza gelen spermler içindeki oranı: oranlar ve sayılar kaynaktan kaynağa değişim gösterse de yaklaşık 1/3 kadardır. Yani ortalama 100 spermden 33'ü sağlıklı kalanları ise sorunludur.

    Son adet kanamanıza eklediğiniz 230 ila 288. saatler arasında bu spermler vücudunuza girerse aşağıdaki görüntü her zaman mümkün olur.

    Bu görüntünün mümkün olmasının anlamı ise şudur. Döllenecek bebeğin 1/8 ihtimalle gizli sakat olması.
    1/1700 ihtimalle de görünür sakat olmasıdır.
    Yani döllenecek yumurtanın sonucunda her 8 bebekten 7'si sağlıklı olarak dünyaya gelirken 1'i sorunlu olacaktır. Bu sorun ilk zamanlarda da ortaya çıkabilir. İlerleyen zamanlarda da ortaya çıkabilir.

    Yine bu saatlerde girilen ilişki sonucu dünyaya gelen her 1700 bebekten birisi engelli veya görünür sakat olacaktır.

    Yani toplamda bu saatler arasında oluşacak her 1700 bebekten 213'ü sorunlu olacaktır. Kalan 1487 bebek ise sağlıklı olacaktır.

    Hocalar, Atalar, Yetkililer ve Bilim adamları bu bilgileri konu dünyaya ulaşıp onaylayana kadar bilgiden haberdar olan her anne adayı tarafından mutlaka kullanılmalıdır. Bedelsizdir. Zararsızdır. Hiç bir yan etkisi, ön etkisi ve bilmem ne etkisi yoktur. Yalnız bilgileri kullanmaya karar veren anne adayı bilgilerin kullanılacağı adet döneminde kesinlikle 288. saate kadar hiç bir ilaç kullanmamalıdır. İlaç kullanımı yumurtlamayı doğrudan etkilemektedir. Basit soğuk algınlığı ilaçları bile yumurtlama düzenini bozmaktadır.

    Bu bilgilerin dünyaya ulaşması kolay olmayacaktır. Geçen süre içerisinde bu konuda hiç bir şüphem kalmadı. Aileler bu bilgileri kullana kullana çevrelerine yayacaklardır.

    Çünkü bu bilgilerin aileler tarafından kullanılması bir çok sektörün işlerini daraltacaktır. Dahası bilgiler dünyaya ulaşıp her anne adayı tarafından kullanılmaya başlayınca dünyada açlık sona erecektir.
    Dünyanın az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinin gelişmiş olan ülkelere bağımlılığı azalacaktır. Galileo'yu idama mahkum eden zihniyeti kınayanlar o zaman da eminim bugünkü zihniyeti kınarlar.

  2. #2
    Average Member
    Giriş Tarihi
    26-11-2004
    Yaş
    48
    Mesajlar
    252
    Üye No
    44709

    Allahım şükürler olsun bana da malum olmuştu
    artık çocuklarıma heykelini gösterip bu adamı duymuştum diyebileceğim.
    bu konuda değerini bilmediğimiz daha o kadar çok insan var ki?
    üstelik bu konuda çok ta hata yapıyoruz.
    mesela benim hatalarımı saymakla bitmez. evleneceğim şahsın ortalaması çok yalnışmış. o şu kadar gün sanıyordu oysa değilmiş.
    hem çocuk yapmak için kurduğumuz saat te yalnış. üstelik benim gönderdiğim sperm ilk sıradakilerden değil di ikinci sırada sağdan üçüncü idi
    bu durumda dünyayı tehdit eden açlığa engel olamayacağım bu yüzden vicdan azabı duyuyorum

  3. #3
    Average Member
    Giriş Tarihi
    26-11-2004
    Yaş
    48
    Mesajlar
    252
    Üye No
    44709

    geç kalmadan bir kampanya başlatmalıyız
    fikirlerini takdir ettiğim Mustafa Topaloğlu (uzaylı müzisyen) bir programda şunları söylemişti;
    "adam öldükten sonra heykelini dikiyorlar, sağken dikin de biz de görelim"
    çok değerli bir sözdür.
    yalnız galileo örneği pek uymadı yaw.
    dünya cm kullanırken yerine inch kullanalım diyen adamı ne asarlar ne de dönüp bakarlar
    yanılıyor muyum?
    son söz (düşünmeden öğrenmek faydasız ama öğrenmeden düşünmek tehlikelidir.)

  4. #4
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    25-02-2004
    Mekan
    58 Sivas
    Mesajlar
    1,773
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    4418

    :)
    bir ekmek kapısı daha çıktı millete.......

  5. #5
    New Member
    Giriş Tarihi
    11-12-2008
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    21
    Kan Grubu
    0 Rh ( - )
    Üye No
    471998

    Sayın cemusta
    Bugün google konunun reklamlarını vermek için uğraşırken önerilen anahtar kelimelrin başında "osman yıldız ****satçı" diye bir kelime grubu gördüm. Merak edip google den arama yaptırınca ilk sırada buranın geldiğini gördüm. Ve foruma üye olup konuyu güncellemeye karar verdim.
    Öncelikle google ne tür reklam yayınlanacağını yazayım.
    Bu çağda bu barbarlık
    Sayaçlar çalışıyor, Bakan yok
    Katliamlar sürüyor, anlayan yok
    ve sitenin adresi
    Reklam bu
    Girişte siz her şeyi özetlediğiniz için bir şey yazmayacağım.
    Sadece dalga geçenler için özellikle de yeni ekmek kapısı çıktı diyen için bir tek cümle yazmış olayım.
    Bu başlık 13/12/2004 tarihinde açılmış.
    O günden bugüne tesadüfen de olsa bu satırları okuyup ta anlatılanlara uyanlar bana ne gibi bir ekmek sağlarlar. Bu kadar basit düşünmeniz sizce de yanlış değil mi?
    Saygılarımla

  6. #6
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    30-09-2006
    Mekan
    Türkiye Dışı / Other Country
    Yaş
    28
    Mesajlar
    1,924
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    268208

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi LunatiK Mesajı Göster
    :)
    bir ekmek kapısı daha çıktı millete.......
    +1 sana katılıyorum :ok:

  7. #7
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    25-01-2006
    Mekan
    07 Antalya
    Mesajlar
    1,963
    Üye No
    179600

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi osmanyb Mesajı Göster
    Sayın cemusta
    Bugün google konunun reklamlarını vermek için uğraşırken önerilen anahtar kelimelrin başında "osman yıldız ****satçı" diye bir kelime grubu gördüm. Merak edip google den arama yaptırınca ilk sırada buranın geldiğini gördüm. Ve foruma üye olup konuyu güncellemeye karar verdim.
    Öncelikle google ne tür reklam yayınlanacağını yazayım.
    Bu çağda bu barbarlık
    Sayaçlar çalışıyor, Bakan yok
    Katliamlar sürüyor, anlayan yok
    ve sitenin adresi
    Reklam bu
    Girişte siz her şeyi özetlediğiniz için bir şey yazmayacağım.
    Sadece dalga geçenler için özellikle de yeni ekmek kapısı çıktı diyen için bir tek cümle yazmış olayım.
    Bu başlık 13/12/2004 tarihinde açılmış.
    O günden bugüne tesadüfen de olsa bu satırları okuyup ta anlatılanlara uyanlar bana ne gibi bir ekmek sağlarlar. Bu kadar basit düşünmeniz sizce de yanlış değil mi?
    Saygılarımla
    Merhaba. Güncellemeniz ile ilk mesajı okumuş oldum. "Sayaçlar çalışıyor" ile ne demek istediğinizi anlamamıştım ama ilgili siteyi siyaret edince ne demek istediğinizi anladım.

    Kafamda netleştiremediğim, ikna olmadığım bazı hususlar var. Eğer siz Osman Yıldız iseniz bunları tartışmak isterim.

    Yanlış gelen o kadar çok şey var ki... "Hipotez geliştirip ispatlamıştı" deniyor sitede. :smiles20:

  8. #8
    Honorary Moderator
    Giriş Tarihi
    16-08-2004
    Mekan
    06 Ankara
    Yaş
    56
    Mesajlar
    21,502
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    23565

    Sayın Osman Yıldız;

    Nasıl bir hekim çıkıp ekonomik modeller ve global krizlerin ne zaman ortaya çıkacağı gibi konularda ahkam kesmiyorsa, sizin de çıkıp bilmediğiniz konularda ahkam kesmeniz doğrusu oldukça komik olmuş.

    Aslında bir hekimin krizler konusunda atıp tutması bir ekonomistinkinden pek de farklı olmayacaktır kanımca...

    TIP bir istatistik bilimidir ve bu istatistikler sürekli olarak güncellenir, dünyanın çeşitli saygın dergilerinde yayınlanır. Sizin çocuğunuzun şu gün, veya bu gün doğması istatistik bilimi için sadece bir ÇENTİK'den ibarettir... KUSURA BAKMAYIN AMA HİÇ BİR HİPOTEZİ İSPATLAMAZ!

    Sadece insanlığa hizmet etmek için ortaya koyduğunuzu söylediğiniz bu ifadelerinizi NEDEN BİR DÖLLENME SAATİ SATACAK şekilde paraya çevirmeye çalıştığınızı anlamak zor değil... Sattığınız bu basit takvim cihazının çalışma prensiplerinin YÜZYILLARDIR KATOLİKLERCE DOĞUM KONTROLÜ İÇİN KULLANILDIĞINI da zahmet edip yazsaydınız.

    Bulgularınızdan bu kadar eminseniz, her SAYGIN bilimadamının yaptığı gibi bilimsel kriterlere uygun bir tez çalışması yapar, bilim dergilerine gönderirsiniz.. bilim adamlarıda sizi ayakta alkışlarlar...

    Sizin tezinize karşılık ben diyorum ki, gebelik süresi 260 değil, 253 gün ve 6 saattir. Kendim doğarak bu tezimi ispatladım.. Sizin teziniz artık hikayedir. Geçmiş olsun.

  9. #9
    New Member
    Giriş Tarihi
    11-12-2008
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    21
    Kan Grubu
    0 Rh ( - )
    Üye No
    471998

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yeni kullanıcı Mesajı Göster
    Merhaba. Güncellemeniz ile ilk mesajı okumuş oldum. "Sayaçlar çalışıyor" ile ne demek istediğinizi anlamamıştım ama ilgili siteyi ziyaret edince ne demek istediğinizi anladım.

    Kafamda netleştiremediğim, ikna olmadığım bazı hususlar var. Eğer siz Osman Yıldız iseniz bunları tartışmak isterim.

    Yanlış gelen o kadar çok şey var ki... "Hipotez geliştirip ispatlamıştı" deniyor sitede. :smiles20:
    Sayın yeni kullanıcı
    Tartışmak istediğiniz her şey için hazırım. Buyurun sizi dinliyorum.
    Yazdığım şeyler net.
    Çalıştığım alanda tıp değil ****sat alanıdır. Geleceği doktorlar planlamaz. Gelecek için İktsatçılar planlama yaparlar. Bir bebeği dünyaya getirmek o aile için dünyanın en önemli işidir.
    Saygılarımla

  10. #10
    New Member
    Giriş Tarihi
    11-12-2008
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    21
    Kan Grubu
    0 Rh ( - )
    Üye No
    471998

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi MeTePe Mesajı Göster
    Sayın Osman Yıldız;

    Nasıl bir hekim çıkıp ekonomik modeller ve global krizlerin ne zaman ortaya çıkacağı gibi konularda ahkam kesmiyorsa, sizin de çıkıp bilmediğiniz konularda ahkam kesmeniz doğrusu oldukça komik olmuş.

    Aslında bir hekimin krizler konusunda atıp tutması bir ekonomistinkinden pek de farklı olmayacaktır kanımca...

    TIP bir istatistik bilimidir ve bu istatistikler sürekli olarak güncellenir, dünyanın çeşitli saygın dergilerinde yayınlanır. Sizin çocuğunuzun şu gün, veya bu gün doğması istatistik bilimi için sadece bir ÇENTİK'den ibarettir... KUSURA BAKMAYIN AMA HİÇ BİR HİPOTEZİ İSPATLAMAZ!

    Sadece insanlığa hizmet etmek için ortaya koyduğunuzu söylediğiniz bu ifadelerinizi NEDEN BİR DÖLLENME SAATİ SATACAK şekilde paraya çevirmeye çalıştığınızı anlamak zor değil... Sattığınız bu basit takvim cihazının çalışma prensiplerinin YÜZYILLARDIR KATOLİKLERCE DOĞUM KONTROLÜ İÇİN KULLANILDIĞINI da zahmet edip yazsaydınız.

    Bulgularınızdan bu kadar eminseniz, her SAYGIN bilimadamının yaptığı gibi bilimsel kriterlere uygun bir tez çalışması yapar, bilim dergilerine gönderirsiniz.. bilim adamlarıda sizi ayakta alkışlarlar...

    Sizin tezinize karşılık ben diyorum ki, gebelik süresi 260 değil, 253 gün ve 6 saattir. Kendim doğarak bu tezimi ispatladım.. Sizin teziniz artık hikayedir. Geçmiş olsun.
    Sayın MeTePe
    Bu konu açılalı bugün tam 4 yıl olmuş.
    Benim bir şey satıp satmamamdan daha çok isterseniz gelin şu 4 yılın küçük bir fotoğrafını çekelim.
    Ayrıca bahsettiğiniz saat için çalışma yapıldı. Fakat gereken ilgi görülmediği için olduğu gibi iptal edilip rafa kaldırıldı. Saatle ilgili satış süreci içinde en küçük yanlış olan bir şey yok.
    Araç sigortası yaptırılırken (kasko için veya zorunlu trafik) basit bir kağıt parçasına yazılı olan taahhüt için bedel ödenir. Bu bedelin ödenmesinin sebebi ortaya çıkacak istenmeyen durum için desstek almaktır.
    Saatin hazırlanmasının temel sebebi buydu. İnsanlara cesaret vermek.
    Fakat insanlar konuyu araştırmaya yanaşmadıkları için başarısız oldu.
    Benim saygın olup olmamam bir değer değildir.
    Sadece basit düşünürseniz;
    Döllenme zamanı ile bebeğin sağlığı arasında ilişki olup olmadığının tesbiti bile bir araştırmadır. Tıp sahası dışından bunun yapılmış olması bir bilgidir.
    Ben ne bulduğumu biliyorum.
    Bulduğuma karşı çıkanlar öncelikle neye karşı çıktıklarını anlamalılar.
    Önceki mesaja da yazdım.
    Benim buluşum ****sat sahasındadır. Tıp alanı değildir.
    Sağlamı seçmek en az bedel ödemeyi sağlamak tıp işi değildir. İktisat işidir.
    Saygılarımla

  11. #11
    Honorary Moderator
    Giriş Tarihi
    16-08-2004
    Mekan
    06 Ankara
    Yaş
    56
    Mesajlar
    21,502
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    23565

    Sayın Osman Yıldız,

    Sizin alanınız İktisat... yani para ilmi..

    Ortalama Gebelik süresi veya adet dönemi değerleri TIBBİ İSTATİSTİK alanının konusu.. yani parayla bir ilgisi yok! Gebelik süresinin 280 gün veya 260 gün olmasının ekonomik bir değeri yok! Gebelik saati bedenin içindedir ve zamanı gelince bebek doğar.. ister 260 gün olsun, ister 290...

    Bir hekim için gebeliğin ne kadar sürdüğü değil, bebeğin doğuma hazır olup olmadığı önemlidir. Bunun için kullanılan kriterlerde çok ciddi çalışmalar ile tespit edilmiştir. Kağıt üstünde hesaplamalar yapılarak değil!

    TIP, bir matematik veya İSPAT bilimi değildir... istatistik bilimidir. Elde edilen verilerin sürekli kaydı tutulur, değerlendirilir ve güncellenir. Tıbbi istatistik başlı başına bir çalışma alanıdır. Üniversitelerde bölümleri vardır.

    Şimdi siz tüm bunları bir tarafa bırakın, sağdan soldan sorarak öğrendiğiniz rakamlara inanın mı diyorsunuz?

    Bizim memlekette "komşunun tansiyon ilacı" herşeye iyi gelir. Özellikle baş ağrısına..

    Dediğinizin bundan farkı nedir anlamıyorum.

    Saygılar...

  12. #12
    New Member
    Giriş Tarihi
    11-12-2008
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    21
    Kan Grubu
    0 Rh ( - )
    Üye No
    471998

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi MeTePe Mesajı Göster
    Sayın Osman Yıldız,

    Sizin alanınız İktisat... yani para ilmi..

    Ortalama Gebelik süresi veya adet dönemi değerleri TIBBİ İSTATİSTİK alanının konusu.. yani parayla bir ilgisi yok! Gebelik süresinin 280 gün veya 260 gün olmasının ekonomik bir değeri yok! Gebelik saati bedenin içindedir ve zamanı gelince bebek doğar.. ister 260 gün olsun, ister 290...

    Bir hekim için gebeliğin ne kadar sürdüğü değil, bebeğin doğuma hazır olup olmadığı önemlidir. Bunun için kullanılan kriterlerde çok ciddi çalışmalar ile tespit edilmiştir. Kağıt üstünde hesaplamalar yapılarak değil!

    TIP, bir matematik veya İSPAT bilimi değildir... istatistik bilimidir. Elde edilen verilerin sürekli kaydı tutulur, değerlendirilir ve güncellenir. Tıbbi istatistik başlı başına bir çalışma alanıdır. Üniversitelerde bölümleri vardır.

    Şimdi siz tüm bunları bir tarafa bırakın, sağdan soldan sorarak öğrendiğiniz rakamlara inanın mı diyorsunuz?

    Bizim memlekette "komşunun tansiyon ilacı" herşeye iyi gelir. Özellikle baş ağrısına..

    Dediğinizin bundan farkı nedir anlamıyorum.

    Saygılar...
    Sayın MeTePe
    İktisat ilmi para ilmi değildir.
    İktisat ilmi kısa tanımı ile kıt kaynakların en iyi kullanılmasının sağlanmasıdır.
    İnsanlar paranın gücü karşısında paraya taptıkları için sanki ****sat ilmi tek kıt kaynak olan para ile ilgilenir gibi bir yanılgı var.
    Paranın asıl değeri mübadele aracı olmasıdır.
    Mübadele edilen de insan gücüdür.
    Yani asl olan para değil insanın emeğidir.
    Yazışmalar ilerledikçe vereceğim örneklerle konunun kimin alanında olması gerektiğini daha iyi anlayacaksınız. Komşu ilaçından mı bahsediyoruz, yoksa her gün dünyaya atılan birden fazla atom bombasından mı bahsediyoruz daha iyi değerlendirirsiniz.
    Saygılarımla

  13. #13
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    25-01-2006
    Mekan
    07 Antalya
    Mesajlar
    1,963
    Üye No
    179600

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi osmanyb Mesajı Göster
    Sayın yeni kullanıcı
    Tartışmak istediğiniz her şey için hazırım. Buyurun sizi dinliyorum.
    Yazdığım şeyler net.
    Çalıştığım alanda tıp değil ****sat alanıdır. Geleceği doktorlar planlamaz. Gelecek için İktsatçılar planlama yaparlar. Bir bebeği dünyaya getirmek o aile için dünyanın en önemli işidir.
    Saygılarımla
    - Bana göre istatistik, bilimlere yardımcı olmalıdır, alan bilgisine sahip olmayan bir istatistikçinin elde ettiği verileri bir fizikçi, kimyacı, biyolog ya da doktor gibi yorumlaması yanlıştır.

    - Aile planlaması işinin sağlık bakanlığından alınıp Devlet İstatistik Enstitüsü'ne (Türkiye İstatistik Kurumu) verilmesi gerektiğini mi düşünüyorsunuz?

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi osmanyb Mesajı Göster
    O günden bugüne tesadüfen de olsa bu satırları okuyup ta anlatılanlara uyanlar bana ne gibi bir ekmek sağlarlar. Bu kadar basit düşünmeniz sizce de yanlış değil mi?
    Saygılarımla
    - "Nasıl ekmek sağlarlar" mı? Bu yazıyı ve adınızı takip edenler sitenize ulaşmış olabilirler ve 1000 YTL'ye satmaya çalıştığınız yazılımın ve saatin reklamı yapılmış oldu. Bunu çok iyi biliyorsunuz.

    İstanbul Valiliği kanalıyla Sağlık Müdürlüğü Kanıta dayalı tıpla ispatlanmasını istedi. Buna sebep 1 çocuk daha gerekti.14 Ocak 2004 te eşiyle karar verdiler. Dünyaya ilan ettiler. 20 ocak 2004 günü eşiyle ilişkiye girecekti. Ve bunun sonucunda 7 ekim 2004 günü sağlıklı bir oğlu dünyaya gelecekti.
    Oda 4-4 lük bir bebek olarak dünyaya geldi. 06 Ekim 2004
    - Yukarıdaki yazı tam bir felaket. Sırf cihazınız için izin çıksın diye bu dünyaya bir çocuk mu getirdiniz? Evet, bu sizin tercihiniz, sizi ilgilendirir. Ama emin olun okuyanda çok kötü bir his uyandırıyor.
    - Yine aynı alıntıyla ilgili olarak; bir istatistikçi, tek bir örneğin kural ispatı için yeterli olamayacağını bilmiyor mu?

    Aratırmacı- Ekonomist
    Osman Yıldız
    - Devlet kurumları ile yaptığınız yazışmalarda yukarıdaki ünvanı kullanmışsınız. Bu da "para ile ilgili değil" şeklindeki yazılarınızla çelişiyor.

    - Hiç bir yerde ulaştığınız verilerin kaynağını göremedim. Toplanan veriler hangi yılları, hangi ülkeleri, kaç kişiyi, hangi yaş aralıklarını kapsamakta?

    İnsanlığa olumlu yönde hizmet edecek bir buluş yapan birinin bundan para kazanmasında bir sakınca yok elbet. Ancak önce bunun ispatlandığının bilim çevrelerince onaylanması gerekir.

    Çocuk sahibi olma konusu çok hassastır, pek çok anne-baba adayının içini kemirir çocuğun sağlıklı doğmayacak olması. Görünen o ki bilerek ya da bilmeyerek bu konuyu istismar ediyorsunuz. Pazarlama için seçtiğiniz kelimeler (sitenizde yazan: barbarlık sayaçları, katledilen bebekler vs.) bunun kanıtı.

    Giriştiğiniz işin başarılı olmasını istiyorsunuz, hatta kendinizi öyle bir adamışsınız ki; sizi eleştirilere kapalı hale getirmiş. İşte bu nedenle cevap yazmadan önce bu sayfadaki tüm eleştirileri sakince ve olabildiğince objektif biçimde yeniden okumanızı tavsiye ederim.
    Düzenleyen yeni kullanıcı : 12-12-2008 at 23:55

  14. #14
    Senior Member
    Giriş Tarihi
    08-08-2004
    Mekan
    01 Adana
    Yaş
    52
    Mesajlar
    925
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    22726

    Bugüne kadar yapılan çalışmaların tebabet hakkında vardığı bir tek sonuç vardır:
    Tıp POZİTİF BİLİM DEĞİLDİR. Sadece FEN BİLİMİDİR.

    Tıpta hemen hemen hiçbir şey, 2 kere 2 eşittir 4 kadar kesin değildir.
    Aynı bulgulara farklı hekimler farklı tanı koyabilirler. Aynı tanıyı koyabilir ama farklı tedavi uygulayabilrler.
    Farklı tanı koyup farklı tedavi uygulayıp aynı sonuca ulaşabilirler.
    Herhangi bir tedavi yöntemi için yüzde yüz kesin sonuç verir denemez.
    Konunun özeti budur.
    Milyonlarca kadın var. Bu rakamlar hepsi için kesin mi?

    Şu anda hayatın kesin bir yargısı vardır ve tıp için de KESİN ve KANITLANMIŞ TEK sonuç budur: ÖLÜM. Doğan her canlı ölür. Bitti Nokta.
    Düzenleyen lotus-adana : 13-12-2008 at 00:12

  15. #15
    Senior Member
    Giriş Tarihi
    22-01-2005
    Mekan
    31 Hatay
    Yaş
    50
    Mesajlar
    587
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    64635

    olayın aslını bilmem ama,bu tip avcıları çok gördüğümüz için artık herşeyden midesi bulanıyor insanın.

  16. #16
    Banned Member
    Giriş Tarihi
    05-09-2005
    Mekan
    Türkiye Dışı / Other Country
    Mesajlar
    6,408
    Üye No
    130412

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi osmanyb Mesajı Göster
    Sayın yeni kullanıcı
    Tartışmak istediğiniz her şey için hazırım. Buyurun sizi dinliyorum.
    Yazdığım şeyler net.
    Çalıştığım alanda tıp değil ****sat alanıdır. Geleceği doktorlar planlamaz. Gelecek için İktsatçılar planlama yaparlar. Bir bebeği dünyaya getirmek o aile için dünyanın en önemli işidir.
    Saygılarımla
    Öncelikle selamlar ve basarilar.
    Konuyla ilgili zerre kadar bilgim olmadigi icin konu hakkinda kesin bir hüküme varmam ancak ve ancak takdir edersiniz ki "alaninda" uzman bir kisinin izahatlariyla mümkün olacaktir.Hasili konu Ekonomi yada yasanan su an ki ****sadi bunalim,kriz vs olmus olsaydi sizin ortaya atacaginiz fikirlere itibar etmemiz (en azindan ciddiyetle okumamiz) son derece makul olurdu.Bize John Maynard Keynes den de bahsedebilirdiniz,white den de.Ama konu bunlardan tamamen uzak( kar amacini gözardi edersek) olunca malumunuz kuskularimizda hakliyiz.

    Son olarak;"Gelecek için İktsatçılar planlama yaparlar" demissiniz haklisiniz ama siyaset bilimcilerin cizdigi cerveceyi asmamak kosuluyla:smile_non

    Kolay gelsin:wave:

  17. #17
    New Member
    Giriş Tarihi
    11-12-2008
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    21
    Kan Grubu
    0 Rh ( - )
    Üye No
    471998

    Sayın yeni kullanıcı
    Öncelikle ciddi gerçek sorgucu sorularınız için teşekkür ederim. Sabote etme niyeti ile olmayan her tür eleştiriye sonuna kadar açığım. Ve hiç bir zaman gocunmam. Şimdi sorularınızı tek tek ele almak istiyorum.

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yeni kullanıcı Mesajı Göster
    - Bana göre istatistik, bilimlere yardımcı olmalıdır, alan bilgisine sahip olmayan bir istatistikçinin elde ettiği verileri bir fizikçi, kimyacı, biyolog ya da doktor gibi yorumlaması yanlıştır.
    Bu noktada gerçek anlamda bir kaos yaşıyoruz.
    Benim yazdıklarımı ya tam anlamıyla okumuyoruz. Yada bilinmez olduğu için anlamıyoruz.
    Olayı mümkün olan en basitte istatistik dili ile ifade etmeye çalışayım.
    En az palavrası olan en küçük sayıda bile 200 milyonun üzerinde spermden 1 adedinin seçilmesiyle döllenme oluşuyor. Anlatım bu. Bu bilgi bana ait değil. Tıpçıların ortak kabulü.
    Yine tıpçılar mikroskop altındaki gözlemlerine dayanarak bu spermlerden en az yarısının işe yaramaz olduğunu iddia ediyorlar. Buda tıpçıların bilgisi.
    Buraya kadar itirazı olan için anlatabileceğim başka hiç bir şey yok.
    Bu doğruyu kabul edebilenler için bundan sonraki satırlarımı yazıyorum.
    Şimdi ortada net olan bir durum var.
    Bu durum sorunlu olan tohumların varlığı.
    Ve bu oran en az % 50
    Yine diğer taraftan tıpçıların başka ortak kabülleri de var.
    Bunlar neler.
    1- Hastalık yoktur hasta vardır. Bunun anlamı hiç bir hastalık her noktada aynı özelliklerle seyretmez.
    2- Dünyaya görünür sakat olarak gelen bebeklerin neden sakat oldukları % 97 ihtimalle bilinmiyor.
    Yani sakat olarak doğan her 100 çocuktan en az 97 sinin neden sakat doğduğu tahmin dahi edlerek bilinemiyor.
    Çok uzatmadan doğaya bakalım.
    Bitkilerin ekim zamanı var. Dahası iyi tohum seçilince iyi sonuç alınacağına dünyanın hiç bir yerinde itiraz yok.
    Hayvanların çiftleşme mevsimi var. Bunada hiç bir itiraz yok.
    Biyolojik olarak hayvan kabul edilen insanın da çiftleşmesi için doğru zamanı var anlamına gelen benim tezime her kes itiraz ediyor anlamam mümkün değil.
    Halbu ki yukarıda açıklanan zaman dilimleri çiftleşme için kullanılmadığı zaman sorunlu kabul edilen en az % 50 lik spermlerin hiç birinin döllenmeye sebep olması mümkün değil.
    Buda matematikle her noktada ispatlanır.
    Bu kadar basit bilgiyi ortaya koyan tıpçı olsa ne fark eder. İktisatçı olsa ne fark eder. Benim bunu anlamam mümkün değil.
    Alan içi veya alan dışı hangi bilgiyi neye dayanarak yorumlamayı alan içi veya alan dışı sayacağız. Bunu yukarıda yazdıklarım çerçevesinde siz değerlendiriniz.

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yeni kullanıcı Mesajı Göster
    -
    - Aile planlaması işinin sağlık bakanlığından alınıp Devlet İstatistik Enstitüsü'ne (Türkiye İstatistik Kurumu) verilmesi gerektiğini mi düşünüyorsunuz?
    Hayır böyle bir şey düşünmedim. Düşünmüyorum.

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yeni kullanıcı Mesajı Göster
    -
    - "Nasıl ekmek sağlarlar" mı? Bu yazıyı ve adınızı takip edenler sitenize ulaşmış olabilirler ve 1000 YTL'ye satmaya çalıştığınız yazılımın ve saatin reklamı yapılmış oldu. Bunu çok iyi biliyorsunuz.
    Bu mantığa verebileceğim cevap yok. Az düşünün sizde aynı şeyi görürsünüz.
    Siz kazanacaklarınızı bırakıp başkası ne kazanır hesabı yaptığınız müddetçe aslında yazacak hiç bir şey yok.
    SCS cihazının üretimi 2005 te başlandı ve aynı yıl 100.000YTL civarında zararla iptal edildi. Sitelerde gördükleriniz o dönemden kalma sayfalar.

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yeni kullanıcı Mesajı Göster
    -
    - Yukarıdaki yazı tam bir felaket. Sırf cihazınız için izin çıksın diye bu dünyaya bir çocuk mu getirdiniz? Evet, bu sizin tercihiniz, sizi ilgilendirir. Ama emin olun okuyanda çok kötü bir his uyandırıyor.
    - Yine aynı alıntıyla ilgili olarak; bir istatistikçi, tek bir örneğin kural ispatı için yeterli olamayacağını bilmiyor mu?
    Yanlış okumuşsunuz. Oğlum Fatih Emircan Yıldız konunun kanıta dayalı tıp çerçevesinde ispatlanması için 98. bebek olarak dünyaya gelmiştir. 98. olması bile 1 örnek cümlenizi çürütür.

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yeni kullanıcı Mesajı Göster
    -
    - Devlet kurumları ile yaptığınız yazışmalarda yukarıdaki ünvanı kullanmışsınız. Bu da "para ile ilgili değil" şeklindeki yazılarınızla çelişiyor.
    Bu ünvanla paranın ilgisi anlamış değilim. O cümlemde bahsedilen ünvan bir yerlere bağlılık ünvanı anlamındadır.

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yeni kullanıcı Mesajı Göster
    -
    - Hiç bir yerde ulaştığınız verilerin kaynağını göremedim. Toplanan veriler hangi yılları, hangi ülkeleri, kaç kişiyi, hangi yaş aralıklarını kapsamakta?
    Verilerin kaynağı? Yorumsuz. Kurduğum cümlelerimde, hep şu vardır. Araştırılsın. Ben ne bulduğumu biliyorum. Görevi araştırmak olanlar araştırsın.

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yeni kullanıcı Mesajı Göster
    -
    İnsanlığa olumlu yönde hizmet edecek bir buluş yapan birinin bundan para kazanmasında bir sakınca yok elbet. Ancak önce bunun ispatlandığının bilim çevrelerince onaylanması gerekir.
    İnsanlığın kaderini değiştirecek buluşum için tek kuruş para kazanma hedefim olmadı. Olmayacak. İmkanlarım oldukça da tüm servetim bu uğurda harcanacaktır. Ama asla ve asla bu konudan para kazanmayı düşünmedim. Düşünsem bilgileri açıklamazdım.
    Yukarıda bahsi geçen para konusuda benim buluşumla ilgili değildir. Tıbbın araştırıp bulduklarını iddia ettikleri bilgilerin yazılıma aktarılması ile ilgilidir. Bu yazılımında sahibiyim. O yazlımdan gelen her kuruşta bu konuya harcanır. Benim yazılımdan gelecek paraya hiç ihtiyacım olmadı. Hiçte olmaz sanırım. Yazılım niye ücretsi değil diye yazmayın oda benim zevkim ve kararım.

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yeni kullanıcı Mesajı Göster
    -
    Çocuk sahibi olma konusu çok hassastır, pek çok anne-baba adayının içini kemirir çocuğun sağlıklı doğmayacak olması. Görünen o ki bilerek ya da bilmeyerek bu konuyu istismar ediyorsunuz. Pazarlama için seçtiğiniz kelimeler (sitenizde yazan: barbarlık sayaçları, katledilen bebekler vs.) bunun kanıtı.
    Pazarlama ile bu kelimeler hiç ama hiç uyuşmaz. Bunu bile anlayamayacak kadar düşmanca düşünmeniz yanlış. İyiniyetli olunabileceğini de düşünebilirsiniz? Tabiki tercih sizin.

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yeni kullanıcı Mesajı Göster
    -
    Giriştiğiniz işin başarılı olmasını istiyorsunuz, hatta kendinizi öyle bir adamışsınız ki; sizi eleştirilere kapalı hale getirmiş. İşte bu nedenle cevap yazmadan önce bu sayfadaki tüm eleştirileri sakince ve olabildiğince objektif biçimde yeniden okumanızı tavsiye ederim.
    Tekrar okudum. Tüm dünya yukarıdaki bilgilerden haberdar olduğunda görevim bitmiş olacak. Her hangi bir noktada bu bilgilerden haberdar olmayan olduğu müddetçe bu konuyla işim bitmez. İnsanlar bilgilerden haberdar olunca uygulanıp uygulanmayacağına karışmayacağım.

    Saygılarımla

  18. #18
    New Member
    Giriş Tarihi
    11-12-2008
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    21
    Kan Grubu
    0 Rh ( - )
    Üye No
    471998

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi lotus-adana Mesajı Göster
    Bugüne kadar yapılan çalışmaların tebabet hakkında vardığı bir tek sonuç vardır:
    Tıp POZİTİF BİLİM DEĞİLDİR. Sadece FEN BİLİMİDİR.

    Tıpta hemen hemen hiçbir şey, 2 kere 2 eşittir 4 kadar kesin değildir.
    Aynı bulgulara farklı hekimler farklı tanı koyabilirler. Aynı tanıyı koyabilir ama farklı tedavi uygulayabilrler.
    Farklı tanı koyup farklı tedavi uygulayıp aynı sonuca ulaşabilirler.
    Herhangi bir tedavi yöntemi için yüzde yüz kesin sonuç verir denemez.
    Konunun özeti budur.
    Milyonlarca kadın var. Bu rakamlar hepsi için kesin mi?

    Şu anda hayatın kesin bir yargısı vardır ve tıp için de KESİN ve KANITLANMIŞ TEK sonuç budur: ÖLÜM. Doğan her canlı ölür. Bitti Nokta.
    Yukarıda ki ilk yazı alıntı şeklindedir. Alıntılanan bölümün yazarı benim. Orjinalleri de sitelerde var.
    Evet yukarıdaki değerler aksi ortaya konana kadar her kadın için geçerlidir.
    Yalnız lütfen şu cümleyi atlamayınız.
    Tıpça hasta kabul edilmeyen ve çocuk sahibi olmasında problem bulunmayan kadınlar için geçerlidir.
    Saygılarımla

  19. #19
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    25-01-2006
    Mekan
    07 Antalya
    Mesajlar
    1,963
    Üye No
    179600

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi osmanyb Mesajı Göster
    ....
    Verilerin kaynağı? Yorumsuz. Kurduğum cümlelerimde, hep şu vardır. Araştırılsın. Ben ne bulduğumu biliyorum. Görevi araştırmak olanlar araştırsın.
    ...
    Daha iyi anlaşılmak için biraz uç bir örnek vereceğim.

    Bazı insanlar sağlıklı bir çocuk sahibi olabilmek ya da erkek çocuk sahibi olabilmek için yatırlara, hocalara, üfürükçülere vb. giderler. -Bu üfürükçülerin bir kısmı para da alır ama madem ki siz parayla ilgisi olmadığını söylediniz, yazımın bundan sonraki kısmı para almayanlarla ilgili olacak- Şimdi, diyelim ki sağlıklı bir erkek çocuğuna sahip olmak isteyen bir kadın herhangi bir kazanç talebi olmayan bir üfürükçüye gitti ve sonrasında gerçekten de sağlıklı bir erkek çocuğuna sahip oldu.

    Bu mümkündür, değil mi? Sizin cümlenizle "tıpça hasta kabul edilmeyen ve çocuk sahibi olmasında problem bulunmayan kadınlar"dan biri üfürükçüye gidebilir, gittikten sonra da isteği gerçek olabilir.

    Bu üfürükçü şöyle derse : "Araştırılsın. Ben ne yaptığımı biliyorum. Görevi araştırmak olanlar araştırsın." Bu onu haklı yapar mı? Hangi bilim adamı üfürükçünün haksız olduğunu kanıtlayabilir? Biyologlar ne bulmuş olursa olsun, üfürükçü sonucu kendisinin belirlediğini, kendisi sayesinde olduğunu söyleyecektir. Bu, o üfürükçüyü haklı yapar mı?

    Siz anlamışsınızdır ama anlamayanlar olabilir diye açıklayayım, bu örnekle Osman YILDIZ'ı üfürükçü olarak göstermek istemedim.

    Yaptığınız çalışmanın sonuçlarının gerçek olmasına inanmak isterdim. İnsanlık için çok önemli olurdu. Ancak ne yazık ki inanmıyorum. Bunun nedeni de elle tutulur bir kanıt vermemiş olmanız.

    Ben de şimdi derim ki, sabah uyandığınızda dudaklarınızı büzüp "üç yüz otuz üç" derseniz, o gün ayağınız burkulmaz. Uygulayın, görün. Bunu okuyan herkes yarın sabah uyanır uyanmaz "üç yüz otuz üç" desin. Kimsenin ayağı burkulmayacaktır.
    Ayağını burkan olursa da dudaklarını düzgün büzüştüremediği için burkmuş olur, bana gelmeyin.

  20. #20
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    09-12-2004
    Mekan
    42 Konya
    Yaş
    47
    Mesajlar
    7,284
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    50382

    İlginç bir konu..
    Sayın Osman bey ve sayın Yenikullanıcı ve sayın MeTePe
    karşılıklı yazışmalarınızdaki uslup ve seviyeden ötürü sizleri kutluyorum..
    Konuyu ciddiye alarak takip etmekteyim.
    Adı geçen sitenin linkini verirseniz orayada bakmak isterim..
    selamlar..
    Düzenleyen uyduhospital : 14-12-2008 at 22:24

3 sayfadan, 1. sayfa 123 SonSon

Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konuda cevap yazamazsınız
  • Eklenti yapamazsınız
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
  • BB Kodları Açık
  • Smiley'ler Açık
  • Resim Kodları Açık
  • Video Kodları Açık
  • HTML Kodları Kapalı