Uydumarket Banner  

Gösterilen Mesajlar: 16 mesajdan 1 ile 16 arası

Konu: dizi filmler ve kultur yozlaşması

  1. #1
    Banned Member
    Giriş Tarihi
    03-12-2004
    Yaş
    46
    Mesajlar
    11
    Üye No
    47893

    Unhappy



    atatürkçü düşünce tarzını sizce kanallarımızda iyi anlatabilirmiyoruz yoksa eski osmanlı düzenine doğru bir dönüşmü var yoksa?
    attatürk ü iyi anlatabiliyormuyuz gelicek kuşaklara?yeterli programlar varmı?10 kasımda atatürk le ilgili kaç kanalda belgesel yapıldı?
    yoksa ağalı,paşalı,şalvarlı dizilerle bu toplumu çağdaş uygarmık seviyesine çıkartabilecekmiyiz?
    gençler bunları mı görmeli yoksa atatürk ü mü çağdaşlığımı daha fazla tanımalı?
    gelicek onlara emanet......
    kanaltürk,ulusal kanal,ntv gibi bu konulara duyaarlı kanallarımız çok az...
    tek konuşulan semra hanım,4 kadınla yapılan evlilikleri adeta özendirircesine yapılan diziler,sır kapısı.kalp gözü gibi toplumu hayali dünyaya iten şahsımca boş yapımlar...
    Düzenleyen maykıl : 09-02-2005 at 17:04

  2. #2
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    08-02-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    8,201
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    2142

    Dostum açtığın bu konu için teşekkürler ilkönce. Buraya çok şeyler yazmak isterim,ama forum kuralları gereği,politik birşey yazamıyorum. Bu konu karşısında yazılacak şey tabiki politik bir duruşla olmalı.Kısaca sistemin insanları uyuşturması desek çok daha iyi olacak sanırım. Sevgilerimle :fly: :fly:

  3. #3
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    24-01-2004
    Mekan
    45 Manisa
    Mesajlar
    7,628
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    597

    ejder kardeşim sana katılıyorum maalesef rant uğruna herşey hiçe sayılıyor .İnsanları uyuşturma cumlesi gerçekten çok uygun bir tanım

  4. #4
    Member
    Giriş Tarihi
    22-11-2004
    Mekan
    Türkiye Dışı / Other Country
    Yaş
    51
    Mesajlar
    133
    Üye No
    43633

    Evet bende sana katiliyorom. Ama eskiden bundan daha iyi de degildi. Kadir Inanir in mafya filmlerini unutmayalim

  5. #5
    Senior Member
    Giriş Tarihi
    29-06-2004
    Mekan
    41 Kocaeli
    Yaş
    44
    Mesajlar
    551
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    18154

    bunu bu ülkede engellemek gerçekten zor görünüyor düşün senize dizi kanalı bile olduktan sonra. aslında tamam dizi kötü bir şey değil ama bizim yaşantımızı kültürümüzü yansıtsa eyvallah ama tamamen birezilya tarzında yapınca hiçte iyi olmuyor.

  6. #6
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    08-02-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    8,201
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    2142

    New Icon22

    Dostlar sizinle bu yazıyı paylaşmak istedim.Konumuzla oldukça ilgili sayın Ahmet ÇAKMAK'a Teşekkürler. Okursanız sevinirim. Sevgilerimle

    :write: :write:

    Gündüz Düşleri..........Ahmet Çakmak


    Televizyon dizileri ve ucube hayatlarımız
    Son günlerde, hangi televizyon kanalını, hangi saatte açarsanız açın, mutlaka yerli ya da yabancı bir dizi filmle karşılacaksınız, pembe dizi denilen Brezilya dizileriyle. Kemalletin Tuğcu’nun bol acılı çocuk öykülerine benzeyen, bir nevi uyuşturucu bağımlılığı yaratan bu diziler, şimdilerde yapay ve olması muhtemel olmayan olayları, belirli bir sanatsal anlayıştan uzak, gerçekdışı kurgularla toplumsal hayatımızın içine akıtmaya başladı.
    Sayısı yirmiyi bulan özel ve resmi kanalların tümü: Aile, mahalle, aile-mahalle-mafya ve ucube konuları eksen alan diziler çektirmeye başladı. Aralarında tek tük de olsa nitelikli diziler yok değil. Ama bu durum, diğerlerinin bireysel ve toplumsal hayatımızın yörüngesini sistemin istediği yönde değiştirmesini, bireysel ve toplumsal hayata bizi yabancılaştırmasını, toplumsal sorunlar karşısında bizi tepkisiz hale getirmesini engellemiyor.
    Türkiye toplumunun büyük çoğunluğunun televizyon aracılığıyla evlerinin manevi bir kültürel aracı olan bu diziler, özellikle de yabancı kırması yerli dizilerle, ev içlerine tamamen hakim olmuş ve ordan yaratılan yeni insan tipiyle bizleri kendilerine benzeterek, kültürel yozlaşma yaratma noktasında çok fazla ileri gitmiş durumdalar. Acıklı, gerilimli, sürükleyici ve o kadar da gerçeklikten uzak bu diziler, gösterimde olduğu saatlerde,her şey duruyor. Bu durum, Türkiye gibi toplumsal sorunlar yumağı ülkede, her şeyin üstünde çıkabiliyor ve de ‘esas sorunları’ ikinci dereceye düşürebiliyor. Bunun yanında; bu etkinlenmeyle (Bunda bilimsellikten uzak eğitim veren Türk eğitim anlayışının da katkısı var) eğitim destekli, yaratılan yeni insan tipinin neye, nasıl karar vereceği belirsiz hale getirilerek,kafalar daha beter karıştırılıyor. Olmadık kavramlar kullanılıyor. Bu kavramlar yerine göre kullanılmayınca da teorik alt yapı baştan yanlış tespitlerle hayatı algılamaya, sorgulamaya zorlanılıyor. Burdan da pek birşey çıkmıyor.
    Kısaca, ahmak bir toplum yetiştiriliyor.
    Hiçbir şeyi sorgulamayan, her şeyi olduğu gibi kabul eden, dünya yıkılsa umurunda olmayan. Tepki gösterse de, tepkileri örgütlü olmayan, saman alevi gibi sönen sivillikten, inisiyatiften, demokrasiden,örgütlülükten pek birşey anlamayan bir toplum.
    Biz, kumandanın bizde olduğunu düşünüp duralım, kumanda esasen bizi istediği programda, dizide aptal kutusu karşısında aval aval baktırtmak zorunda bıraktıran, o arada da bize istediğini yaptırtan, bizi çok yönlü sömürünün araçları haline getiren sistemin elindedir.
    Gına getirdiğimiz bu dizilerin, bizi gınaya getiren uydurma yeni bölümleri, her defasında, yeniden boyanarak; güya, aksiyonun artırımı hikâyeleriyle haftalar, aylar; hatta yıllarca karşısında esir edebiliyor. İşin kötüsü, bu diziler, eğitim düzeyi düşük, ev içiyle uğraşmak zorunda kalan nüfusun büyük bir kısmının günlük hayatının bir parçası haline gelebiliyor, onlara istediği şekli verebilmede de hayli başarı kazanıyor. Nesiller heba olup gidiyor.
    Kurgulanmış, bizim gerçekliğimize uymayan hayatlardan oluşturduğumuz hayatlar, bu hayatları yaşayan mutlu azınlığının daha rahat yaşamasına, bizim üzerimizden işlerini daha iyi görmesine olanak hazırlıyor. Biz de, işler bu kadar ters giderken, dizide film gereği ayrılan, acı çeken insanların istediklerine kavuşmasını ya da dizi filmler kadar bizi bağlayan futbol karşılaşmalarında tuttuğumuz takımın attığı gollerle kendimizden geçiyor, böylece de kendi sıkıntılarımızdan kurtulmaya çalışıyoruz. Sonra evimizin geçimini sağlamak her gün niye bu kadar zorlaşıyor diye kendi kendimize soruyoruz.
    Çözüm mü?
    Sorunun kaynağı sistemi sorgulamak ve kendimizi her geçen yenileyerek alternatifler oluşturmaktan geçiyor. Sonrası kendiliğinden gelir nasılsa...
    Kâğıttan kaplanların ömrü, bir fiske kadardır. Unutmayalım

  7. #7
    Senior Member
    Giriş Tarihi
    29-06-2004
    Mekan
    41 Kocaeli
    Yaş
    44
    Mesajlar
    551
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    18154

    güzel yazıymış teşekkürler.

  8. #8
    Banned Member
    Giriş Tarihi
    16-09-2004
    Mekan
    39 Kırklareli
    Yaş
    43
    Mesajlar
    7,526
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    34980

    Arrow

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi maykıl
    dizi filmler ve kultur yozlaşması :smiles9: hakkındakı düşüncelerınız nelerdırien ıyımser dızı kahramanının elınde bıçak var,çocuklarınız geleceğını düşünebılıyormusunuz? :devilprv:
    maykıl dostum.... :love:
    evet söylediklerine katılıyorum bir kültür yozlaşması var ancak şu anda türkiyenin birinci derecede önemli konusu değil bu....bir yerlere varmaya çalışıyoruz çaba harcıyoruz harcarkende kültür dejenirazasyonu gibi son derece olumsuz olaylarla karşılaşabiliriz ancak yerine göre esnek ve hoşgörülü davranırsak eğer daha geniş bir açıyla bakmaya çalışırsak olaylara türkiyede bu konuya gelene kadar avrupa birliğine girmeye çalıştığımız şu günlerde en azından çabaladığımız,şu konularıda bir çözmeye çalışsak.. :badprv:
    * el arabasıyla taşınan ve açlık ve yoksulluktan ölmüş olan bebek cenazeleri..
    * kadına dayak,şiddet....zorbalık kullanmalar...
    * hala zina ve türbanı biz konuşurken avrupalılarla teknorolojik mesafemizinde giderek açılması,
    * yoksulluktan kendini yakan ve intihar etmeye çalışan insanlar....
    * rüşvet adam kayırma,türkiye için değilde kendi için ve partisi için çalışanlar...
    * hala 4 kadınla evlenenler,aşiretler...
    vs...
    türkiyenin gerçeklerini iyi etüd etmek lazım.....

  9. #9
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    08-06-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    3,616
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    16399

    Arkadaşlar yıllarca Yeşilçamda yapılan filmlerde de az sakıncalı sahne yoktu, ve şiddetin her türlüsü vardı. Evet toplum bir şekilde etkileniyor. Ama demekki her topluma istediği özellikte ve seyrettiği biçimde senaryo ve çekimler yapılıyor, çoğu yeşilçam filmi halen günümüzdeki güncel dizilerden bile sakıncalı sahneleri 70 lerden 90 lara kadar verdiler. Tek kanallı o dönemlerde kimsenin buna gıkı bile çıkmıyordu.
    Şimdi en azından alternatif medya sayesinde her aile ve şahıs istemediği hiçbir diziyi ya da senaryoyu seyretmek zorunda kalmıyor.
    Her tür alternatif program var.
    Ama şimdilerde TRT zamanında yapılamayan ve devletin her türlü ilişkilerini deşifre eden bir ünlü dizimiz var, bence toplumu olduğu gibi AYNA şeklinde yansıtıyor. Bu dizi olmasa ya da hiç çekilmese de üçüncü sayfa haberlerinin hızında inanın hiç bir azalma olmazdı.
    İyi ki çok seçenekli bir medya yapımız oluştu, en azından eskilerden haberimiz olmayan her türlü düzenbazlığı anında öğrenebiliyoruz. Buna bir de interneti katın, şimdilerde bence daha şanslıyız.

  10. #10
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    08-06-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    3,616
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    16399

    Çözüm mü?
    Sorunun kaynağı sistemi sorgulamak ve kendimizi her geçen yenileyerek alternatifler oluşturmaktan geçiyor. Sonrası kendiliğinden gelir nasılsa...
    Kâğıttan kaplanların ömrü, bir fiske kadardır. Unutmayalım



    Yazıda geçen sorunun kaynağı sistemi sorgulamak ise bence en önce seçim sistemi Türkiye'de acilen değişmeli ve sadece vergi mükelleflerinin katılabildiği iki turlu dar bölge seçim sistemine gidilmeli. böylece daha iyi ****darlar çıkar.
    Düzenleyen cemusta : 04-12-2004 at 10:37

  11. #11
    Senior Member
    Giriş Tarihi
    29-06-2004
    Mekan
    41 Kocaeli
    Yaş
    44
    Mesajlar
    551
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    18154

    evet cemusta haklısın yeşilçam filmlerinde de sakıncalı şeyler vardı bunlara kimse yok demedi zaten ama senin ayna dediğin diziyiki hiç seyretmiyorum çünkü bu ilişkileri bilmem için bu diziyi izlemek şart değil hadi bu dizi iyi diye kabul edelim onca dizinin içinden bir tanesi bizi yansıtıyorsa burda oturup düşünmek lazım.

    lodos sana ise hiç katılmıyorum o saydığın sorunları bu insanlar zaten görmüyor bile dizi lerler abuk yarışmalarla insanlar uyuşturulmuş durumda zaten bunları nerden görsün veya yarın böyle çarpık ilişkiler kurduğu zaman bu ona normal gelecek şunu unutmamak gerekir.

    3 milyon yıllık geçmişini bilmeyen insan kendini tanımıyor demektir.(gothe)

    Not: söz belki biraz daha farklı olabilir ben hatırladığım şekilde yazdım. :)

  12. #12
    Banned Member
    Giriş Tarihi
    03-12-2004
    Yaş
    46
    Mesajlar
    11
    Üye No
    47893

    yeni dönemde kanallarımzın daha duyarlı olacağı ve semra hanım gibilerin eleneceğini umutediyor ve hayali programlarla vakit geçirmek yerine dolu dolu işler yapılması ve atatürk ilkelerinin daha iyi anlatılması kanısındayım...

  13. #13
    Banned Member
    Giriş Tarihi
    03-12-2004
    Yaş
    46
    Mesajlar
    11
    Üye No
    47893

    arkadaşlar sizlerinde görüşlerinizi
    Düzenleyen maykıl : 09-02-2005 at 17:20

  14. #14
    Banned Member
    Giriş Tarihi
    03-12-2004
    Yaş
    46
    Mesajlar
    11
    Üye No
    47893

    arkadaşlar sizlerinde görüşlerini bekliyorum.

  15. #15
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    08-02-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    1,174
    Üye No
    2079

    Bu konularda hiç şikayetim yok, beğenmediğimi izlemiyorum, hatta biyerlerde istem dışı okusamda zorla kulağımdan beynime girse de, neymiş o kimmiş diyorum,
    Türkiye henüz yeni kaynaştı, batısınla, doğusunla, kuzeyinle güneyinle. kentlisi, kasabalısı, köylüsü, mezralısı, kültür harmanı yaşıyor, kimi zaman kırsal baskın çıkıyor, kimi zaman kentlisi... Bir kültür savaşıdır gidiyor... Evrim geçiriyoruz, yanlış ney, doğru ney, bunların ölçüsü ney, giyim kuşammı, bana göre değil... Yukarıda bahsi geçen şekilcilik beni ilgilendirmiyor, umursamıyorum. Önemli olan demokratik yasaların uygulanması, insan hakları, fikir özgürlüğü, düşündüğünü söyleyebilme özgürlüğü... bunlar uygulanmadığı sürece şekilciliğe takar insan, sebebini oralarda arar. En acımasız mafya filmleri Amerikada çekilmiştir.. Kendi ülkesini, polis teşkilatını yerden yere vuran filmler, yine orada çekilmiştir... her türlü kıyafet ile yine bu ülkede, ve avurapada dolaşılır...
    bundan sonra ne yazarsam yaşam biçimine girer, buda kökten kendimizi sorgulamamızın gerektiği noktalara gider, yeni bir felsefi çatışma çıkar... iyisimi boşvereyim herşey olcağına varacak...
    karnımı doyurayım., sofra beni bekliyor...

  16. #16
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    20-09-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    35
    Mesajlar
    2,237
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    29458

    atatürkle ilgli bilgileri daha çok öğrenmeliyiz atatürk gibi değerli bi insanın hayatını öğrenmemek ayıp olur ben atatürkü atatürk olduğu içn değil yaptığı yenilikler ve getirdiği kurallar için çok beğeniyorum zekasına ise hayranım keşke bügün yaşasaydı da arkasındaki hazina görseydi eminimki ........


Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konuda cevap yazamazsınız
  • Eklenti yapamazsınız
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
  • BB Kodları Açık
  • Smiley'ler Açık
  • Resim Kodları Açık
  • Video Kodları Açık
  • HTML Kodları Kapalı