Uydumarket Banner  

Gösterilen Mesajlar: 13 mesajdan 1 ile 13 arası

Konu: Savaş Ay- Hülya OKUR RÖPORTAJI

  1. #1
    Starting Member
    Giriş Tarihi
    09-06-2008
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    42
    Mesajlar
    1
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    436715

    New Icon26 Savaş Ay- Hülya OKUR RÖPORTAJI



    O fısıldarken de Savaş Ay
    Bugün, 09:19
    Hülya Okur, HaberX okurları için Savaş Ay ile görüştü. "O güzel sohbetten bir kesit: İsmimle müsemma duyguların adamı olamadım pek. Bir "kabadayı" tanımıştım. Herkesin adını bildiği, ürküp titrediği biriydi. Astığı astık taifesindendi yani. Çevresinde bin dolu adamı öl dese ölecek, vur dese vuracak kadar biat halindeydi ona. Söyleşimizi yaparken doğum tarihini de verdi. Baktım ki burcu başak. Oysa daha önce hiç lüzumu yokken "Aslan burcuyum" demişti. Biraz üstüne gidince anlattı. "Benim gibi adam terazi burcu olmamalı. Ya boğa ya koç ya aslan olmalıydım. Ben aslanı seçtim" dedi. İsimlerimizi bize danışmadan koyuyorlar. Aslında belli bir yaşa gelince herkesin istediği adı alma hakkı olmalı. Senin eski bir röportajındaki gibi. Nasıl değiştirmiş ismini Ateş Böceği Ercan Abi di mi?"

    --------------------------------------------------------------------------------

    Şapkanızdaki "A"harfinden başlamak istiyorum söyleşimize….







    HÜLYA OKUR- Musikide kendini bulmuş anneniz Şükran Ay ile sihirbaz Turan Turanlı'nın oğlu olarak 1954 yılında İstanbul'da dünyaya geldiniz. Çocukluğunuza karşıtınız olan Barış'ı kendinize ne kadar yaklaştırırdınız? Ben bir sis çocuğuyum diyorsunuz. Biraz sisleri dağıtsak nasıl bir Savaş çıkar ortaya?



    “LAFLA BARIŞ GEMİSİ YÜRÜMÜYOR”



    SAVAŞ AY- Sisleri dağıtmak mı?.. Tanrı yazdıysa bozsun. Hem kendi yükseklerimden hem de çevre ahalinin zirvelerinden sisi-pusu-dumanı- bulutu çekip alırsak kel tepeler çıkar ortaya. Çorak yüreklerimiz, kurak dileklerimiz, çakma sevgilerimizle dımdızlak oluruz. Hem zaten kurt dumanlı (sisli) havayı sever:)

    Barış mevzuuna gelince o; "kovaladıkça kaçan ateş böceği" misali. Ne zaman, "gelin sulh çubukları tüttürelim" diye tuttursam hedefi bir türlü tutturamadım. Yaşamımda gördüğüm de bu, yaşarken gördüğüm de bu. Lafla barış gemisi yürümüyor. Kimsenin barış içinde yaşamaya cesareti yok. Kavga-dövüş içinde korkaklıklarımız deşifre olmuyor ya, bu yüzden bayılıyoruz itiş kakışa, vuruşmaya, savaşmaya.



    HÜLYA OKUR- Dedeniz Üsküdarlı manav Çamur Şevket'e "Çamur Şevket" diye seslenmenizden kendisi hiç rahatsız olmazmış. Sizin isminiz insanlarla mı, kendinizle mi, dünyayla mı "savaşınız" anlamına geldi?



    “BENİM GİBİ ADAM TERAZİ BURCU OLMAMALI BEN ASLANI SEÇTİM”



    SAVAŞ AY- İsmimle müsemma duyguların adamı olamadım pek. Bir "kabadayı" tanımıştım. Herkesin adını bildiği, ürküp titrediği biriydi. Astığı astık taifesindendi yani. Çevresinde bin dolu adamı öl dese ölecek, vur dese vuracak kadar biat halindeydi ona. Söyleşimizi yaparken doğum tarihini de verdi. Baktım ki burcu başak. Oysa daha önce hiç lüzumu yokken "Aslan burcuyum" demişti. Biraz üstüne gidince anlattı. "Benim gibi adam terazi burcu olmamalı. Ya boğa ya koç ya aslan olmalıydım. Ben aslanı seçtim" dedi. İsimlerimizi bize danışmadan koyuyorlar. Aslında belli bir yaşa gelince herkesin istediği adı alma hakkı olmalı. Senin eski bir röportajındaki gibi. Nasıl değiştirmiş ismini Ateş Böceği Ercan Abi di mi?



    HÜLYA OKUR- Annenizin tabiriyle, Zeynep Kamil Hastanesi'nde 1 karış boyla dünyaya gelmenizden sonra gazeteden yaptığınız kayıklara kaptanlık yapmaya nasıl niyetlendiğinizi anlatır mısınız?



    SAVAŞ AY- Veni Vidi Viçi...



    HÜLYA OKUR- 'Beyaz Tebeşir`, `Ağrı Dağı Efsanesi `okullarının kurucususunuz. Konuşmayan dil, yazmayan el kalmasın der gibi okumaya yol açarken illaki okumayan gözlere ne söylemek istersiniz?



    SAVAŞ AY- Memlekette yazar çok okur az. Şimdi yanıtı uzun da yazsam okumayacaklar nasılsa:)



    HÜLYA OKUR- Burhan Ayeri köşesinde"Savaş Ay `ın girgin, hatta zaman zaman hırçın gazeteciliğini eleştirenlere de birkaç lafımız olacak. Ağabeylerinin yolundan gitti. Meslek büyüklerine her zaman sahip çıktı."diye yazmıştı sizin için. Siz gelirken dönenlere sözünüz oldu mu, Gazeteciliğin kitabını yanlış yazdıklarına dair?



    “BİZİM MESLEĞİ UZUN SÜRE YAPMIŞLARSA DEMEK Kİ SEVMİŞLER.”

    SAVAŞ AY- Aman aman!.. Öyle iri kıyım laflar ettirmeyin, ahkamlar, raconlar kestirtmeyin bana. Bizim mesleği uzun süre yapmışlarsa demek ki sevmişler. Seven adam da muhteşem gazetecilik başarıları yakalamasa bile kendinden çoook şey vermiş adamdır çünkü. Öyle bir meslek ki, ancak çok seversen çok uzun süre yapabilirsin. Herkes de Süpermen olamayacağı için, niyetine, yüreğine bakar, benimserim ben cümle meslektaşımı.



    HÜLYA OKUR- Bir gazeteci için inanılmaz rahatlık dediğiniz bekarlığın keyfini sürerken Ulaş için babalık görevinizin sonu gelmiyor. Bekir Hazar, A Takımı'nda birlikte çalıştığınız sıralarda Ulaş'ı elinde mikrofonla haber peşinde göndermenizden bahsederken "Babasının ismi altında eziliyordu. Üstelik Savaş Ay haberciydi, stres adamıydı. Ulaş kendini duygu adamı olarak görüyordu."demiş. Sizce de öyle mi?



    “ULAŞâ€™A ÖNCE ÇOK BOZULUYORDUM, ŞİMDİ BEN ONA ÖZENİR OLDUM. “



    SAVAŞ AY- Zorla güzellik olmaz derler ya, zorla gazetecilik, habercilik de olmuyor. Ulaş da bizim denizlere dalarsa çok sever, benimser, mutlu olur sandım, yanıldım. Sert, ağır, yıpratıcı geldi ona habercilik. Daha çok anasına çekmiş. Şiirler, şarkılar, huzur, sükunet adamı oldu çıktı. Önce çok bozuluyordum, şimdi ben ona özenir oldum.



    HÜLYA OKUR- Zekeriya Beyaz'a yakınlığınızı, "onu çok seven ve her daim kollayan bir kardeşi "diye tanımlıyorsunuz. Dini inanışları, özgürlükle buluşturmak mıdır felsefeniz?



    “BEN ZEKERRİYA HOCAMI SADE BİR VATANDAŞ OLARAK ÇOK SEVİYORUM”



    SAVAŞ AY- Ben Zekeriya Hocamı din adamlığı, sosyologluğu, televizyon karakteri oluşu dışında, sade vatandaş olarak da çok seviyorum. Bazen Sahaflar Çarşısı'na, bazen üniversite panellerine gideriz. Bir araya gelince iki akran çocuk gibi gülüşür, şakalaşır, dertleşiriz hocayla. Torunu A Takımı'nda stajerimizdi. Oğlu ve kızıyla da aynı gazetede matah işler kotardık. Ailece severim ben 'Beyaz'ları.



    HÜLYA OKUR- Bekir Hazar, "Önüne dağ koysak Savaş'ın... Eritir yine gider habere... Adam Ferhat olmuş, haber de Şirin..."demiş sizin için. Habere gitmekle, haberin size gelmesi arasındaki farkta siz kendinizi nerde buldunuz?



    “ÇOK AMAN AMAN BİR YETENEK DEĞİLİM”



    SAVAŞ AY- Ben bir yere gidince genellikle sıra dışı bir iş patlar. Kimi arkadaşım "amma kısmetlisin yahu" der. İyi de ben uyanık kaldığım her an zaten haber çıksın deyu dolaşan bir garip adam oğluyum. 'Secret' kitabına göre haberin bana gelmesi çok doğal. İstiyorum oluyor n'idelim ki? Şaka bir yana, çok aman aman bir yetenek değilim. 2 tane mütevazı marifetim varsa bunlardan biri çok çok çoooook çalışkan oluşum diğeri de haberin kokusunu epey uzaktan almamdır.



    HÜLYA OKUR- Bizans İmparatorluğu Döneminde 4. Yüzyıl'dan itibaren bir sürgün yeri olarak kullanılan, 27 Mayıs İhtilali'nde 500'ün üzerinde sanığın yargılandığı, Başbakan ve 2 Bakan'ın idam edildiği Yassıada'yı 27 Mayıs 2008'te fotoğraflarınızla görüntülediniz. Burada içerde sıkışmış kalmış hava size neler söyledi?



    “İKTİDARDA OLANLARIN YANLIŞA, HATAYA, ZORBALIĞA İLELEBET MUKTEDİR OLACAĞINI SANMALARI DA KÖTÜ”



    SAVAŞ AY- İçim afakanla doluydu onun için ses mes duymadım. Darbeler kötü şeyler, idamlar, eziyetler, haksızlıklar kötü, çok kötü şeyler. Ama ****darda olanların yanlışa, hataya, zorbalığa ilelebet muktedir olacağını sanmaları da kötü.



    HÜLYA OKUR- Hıncal Uluç, "Gazetecilik, bir yandan Menderes ****darının nerdeyse haber yazmayı yasaklayan kanunları yayın yasakları arasında haber üretmekti, karakollara çekilerek, hapislere girerek yaptığımız şeydi "diyor. Siz gazeteciliğinizin hesabını vermek zorunda kaldınız mı?



    “ŞÜKÜR Kİ SAVCILAR NİYETE DE ÇOK ÖNEM VERİYOR”



    SAVAŞ AY- Ara sıra basım davalarında savcılar karşısında ter döktüğümüz oluyor. Genellikle heyecandan, haber refleksinden gelen hatalarımız yol açıyor buna. Şükür ki savcılar niyete de çok önem veriyor. Kimseyi özellikle incitmek, tedirgin etmek, rencide etmek için yaptığım bir şey yok yani. Bunun sonuçlarına katlanırken hesap vermek değil hesabı ödemek durumu hasıl oluyor. Mesleğin kaçınılmazlarıdır bunlar.



    HÜLYA OKUR- Telekulak'ın aktörlerinden Vakit gazetesi için "söz hakkı vermekle sözlerine hak vermek arasındaki farkı yine ıskaladık, 'vakitli vakitsiz' Vakit'e sallayıp vicdanlarımızı (güya) arıttık. Şimdi yaldızlı, yıldızlı, yasalı, hukuklu, hamasi ve siyasi sözler eder, işi 'Sav'saklamaya' çalışırız." diye yazdığınız yazıyı 'Şiştin mi düdüüüük?' şeklinde sonlandırmıştınız. Burada düdüğü çalan ve parayı vereni biraz daha açar mısınız?



    SAVAŞ AY- O düdük para veren, verip de çalanların düdüğü değil. Hödüklük düdüklüğü. Açacak bir şey yok dütdürü dünya ayan beyan ortada zaten.



    HÜLYA OKUR- 'Haberde şov' gibi yarattığınız kavramlar dışında, Muhabir, Savaş Ay'la tozlu yollar, Savaş Ay'la show biz, Savaş Ay'la sokak arası, studyo4, ve televizyonların en uzun soluklu programı A Takımı'nın mimarbaşı oldunuz. Tamamladığınız bu eserlerin kapısını sizden başka açmaya lâyık biri var mıdır?



    SAVAŞ AY- Köye kaymakam geldi muamelesi yapma bana Hülya kardeş. Öveyim derken ezme beni. Ne haddimize kapı açacakları layık bulmak filan? Bunlar delikanlıyı bozar, aman haa!..



    HÜLYA OKUR- Çok iyi muhabirlerin müdür olmakla elindeki yeteneği öldürdüğünü söylüyorsunuz. Hatta Haber Merkezi Müdürü olduğunuz dönemi de bir gaflet olarak niteliyorsunuz. Programlarınızın patronu iken, ana haber muhabiri olarak kendi tecrübenizi küçümsemiş görünüyor olabilir misiniz?



    “KEŞKE YILLANMIŞ MUHABİRLER ANA HABER KADROLARINDA BULUŞSA”



    SAVAŞ AY- Bak haber diyorsun, 'ANA' haber diyorsun. Yani haberin anası. Daha ötesi var mı? Tüm bilgi birikimi bu ANA damara aksa fena mı olur? Keşke yıllanmış muhabirler ana haber kadrolarında buluşsa. Genç kardeşlerin dinamikliği, ataklığı, kıvraklığı, eski kurtların deneyimiyle muhteşem bir sinerji yaratır. Tecrübemi küçümsemek şöyle dursun, ana haber için çalışarak taçlandırıyorum aslında.



    HÜLYA OKUR- 1980'li yılların başından 90'ların ortalarına dek Ortadoğu'da savaş muhabirliği yaptınız. Beyrut, Bağdat, Amman, Kahire, Tel Aviv, Kudüs, ve Tahran, İstanbul'dan çok neleri yük etmişti sırtınıza?



    “YÜREĞİME BİN TON SAVAŞ SIZISI LÖK OTURDU. “



    SAVAŞ AY- Bu saydığın yerler gittim kavga dövüş bölgelerinin yanında ordövr tabağı gibi kalır. Ana yemekleri Kamboçya'da, Afrika ortalarında, Güney Amerika'da tattık. Sırtıma yük diye sırt çantamdan gayrısı binmedi ama, yüreğime bin ton savaş sızısı lök oturdu.



    HÜLYA OKUR- Cem Yılmaz'ı "Hokkabaz aslında benim senaryom" diyerek intihalle yani edebi hırsızlıkla suçlamış ve Cem Yılmaz bunun üzerine:" 'Ne zaman iş yapsam dövülüyorum. Oscar alsam döverek alırlar' diye cevap vermişti.Necm Suresi 39'a göre "başkalarının yaptığı şeyden iş çıkmaz" dersek o filmin başarısı nerden geliyordu?



    “HOKKABAZ, HERKES AÇISINDAN BAŞARIDAN ÇOK BAŞ AĞRISINA NEDEN OLDU”



    SAVAŞ AY- O film herkes açısından başarıdan çok baş ağrısına neden oldu. Kerhen suskunluk yaşıyoruz o konuda. Sen de yarayı kanatma ablam.



    HÜLYA OKUR- Melih Gökçek'le bir dönem evinde yaptığınız röportajda, buzdolabının kapağını açmanıza izin vermemişti. Bugüne kadar aralamayı başardığınız, donmuş haberlerden hangisini oda sıcaklığıyla buluşturmayı başardınız? Ödüllük haberlerinizi sıralayabilir misiniz?



    “RÖPORTAJCI HAYALET ADAM GİBİ OLMALI.”



    SAVAŞ AY- Valla soruyu fiyakalı sordun da fazla sosa buladın. Böyle gıllıgışlı cümleleri pek benimsemem. Hele de zorlama kokusu alırsam kulak çekerim. Ustam Halit Çapın; "Röportajcı hayalet adam gibi olmalı. Sorarken belli belirsiz, hatta görünmez kılmalı kendini" derdi.



    HÜLYA OKUR- Sabah Cumartesi'ye "Anlat Savaş Abi'ne" başlıklı manken, sanatçı ve minumum şöhretlerin genel kültürlerine dair söyleşiler yapıyordunuz. Üne eğitimin etkisini irdelediğiniz bu röportajlar için Armağan Çağlayan'ın yorumu, "Ya Savaş Abi, lütfen şu söyleşilerle oynuyorum de, ekliyorum de, ne bileyim içimizi rahatlatacak bir şeyler söyle!"olmuştu. Bilinmeyene mi, bilmeyene mi, çok bilene mi mikrofon uzatmak zor Savaş bey?



    SAVAŞ AY- Söyleşilerimin Armağan Çağlayan kardeş üzerinden irdelenmesi bana bu söyleşiler için hala pek çok öznenin çevremde dolaştığı duygusu verdi valla.



    HÜLYA OKUR- Emre Kongar "Savaş Ay, habercilikle magazini, kendi üslubuyla bütünleştirip Türk medyasında özel bir tarz oluşturmuş bir gazeteci. "demiş sizin için. Magazin kadehinizde duran bir şemsiye gibi sadece güzel bir sunum anlamına mı geldi sizin için?



    “MAGAZİNİN CÜCÜĞÜNDE DOĞDUM BEN”



    SAVAŞ AY- Ben seninle ne yapacağım böyle Hülya abla? Kurban olayım 'sade dondurma' yiyelim. Alaca bulaca, bohça sorma bana. Zaten orta düzey bir zekam, zor kavrayan bir hallerim var, kısa devre yaptırma bana. Ne kadehi ne şemsiyesi, ne sunumu. Magazinin cücüğünde doğdum ben yahu. Anam, danam, babam, bacım, halam, ben hariç ailede kim varsa sahnede. Kuliste doğup büyüyen adamım, magazin şemsiye filan değil yaşam iskeletimin omurgası a güsel kızım.



    HÜLYA OKUR- Arnavutköy sırtlarındaki boydan boya boğaz manzaralı evinizde bulunan birinin müzik yerine polis telsizi dinlediğini yazdığı yazı uyarınca sormak istiyorum. Fantezi aracı dediğiniz polis telsizinde, "merkez, malum yere geldik, gereğini yapıyoruz" sesini duyduğunuz an gazetecinin polisten önce yapması gereken şeyi ne olarak görüyorsunuz?



    SAVAŞ AY- Yapılacak şey "malum" canım kardeşim:)



    HÜLYA OKUR- Demeçlerinizde Ankara gazeteciliğini sevmediğinizden, mahallenin çocuğu olduğunuzdan bahsediyorsunuz. Deniz Gezmiş için, "bizim mahallenin tanınmamış çocuğu" diyorlar. Tanınan bir çocuk, mahallesi için ne kadar yabancı olmaz?



    “FİKİR FİRARI ETTİN BENİ DELİ KIZ”



    SAVAŞ AY- Fikir firarı ettin beni deli kız. Ben mahallemde büyürken 'no name'dim. Kimse beni tanımazdı. Meşhur olunca taşındığım semtler de benim mahallem değildi. Deniz Gezmiş kimin mahallesinin çocuğudur bilmem. Ama "en güzel 100 metreyi "koştu" ya ona bak (Bir de Can Yücel'in bizim Deniz'ine)



    HÜLYA OKUR- Anneanneniz ''oğlum bu milletin kulağı yoktur gözü vardır'' dermiş size. %47'sinin oy verdiği bir parti(Ak Parti) için ülkesinin mahpusa dönüşmesine ne diyorsunuz?



    SAVAŞ AY- Ülke bu durumda mı? Benim niye haberim olmadı?



    HÜLYA OKUR- Ay Hikayeleri", "Göz Tanığı", "Ara Sokak", "Sokak Çocuğu", "Çamur Şevketin Torunu" ve son olarak da "Anlat Savaş Abi'ne adlı kitaplardan "fısıldayışlar"a kadar uzanan kaldırımınızda birikimlerinizi içine alacak bir kara parçası bıraktınız mı? Yani gömülecek, kitaplara sığmayacak konular var mı yazmadığınız?



    SAVAŞ AY- Var da onlar da benimle gömülecek.



    HÜLYA OKUR- Türkiye gazeteciler cemiyetinden 1992 yılının gazetecisi ödülünü aldınız. Bu ödülün sizden sonraki sahipleri kimlerdi?



    SAVAŞ AY- Nasıl yani? Şimdi sana 16 yıllık listeyi mi vereyim? Aç İnternetten oku ne olur beni yorma.



    HÜLYA OKUR- Sesinizle birlikte yitirmediğiniz inancınızın en büyük çığlığı nedir? Yani ülkemizin bu karmaşık tablosundan çıkma umudunu neye bağlıyorsunuz?(siyasi, hukuki açıdan)



    SAVAŞ AY- Benim ses yitirmeme endeksli bir ülkenin hukuki ve siyasi durumunu ben de merak ediyorum. Araştırmacı gazetecilik yapıp araştıracağım söz.(haberx)

  2. #2
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    29-04-2004
    Mekan
    20 Denizli
    Yaş
    44
    Mesajlar
    19,299
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    12278

    Hülya hanım merhaba güzel röportaj yapmışsınız

  3. #3
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    10-07-2006
    Mekan
    27 Gaziantep
    Mesajlar
    2,673
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    236978


    olurmu böle iki yere açmışsınız sadece
    en az üç beş yere açmanız lazımdı konuyu

  4. #4
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    29-11-2005
    Mekan
    50 Nevşehir
    Mesajlar
    15,075
    Kan Grubu
    B Rh ( + )
    Üye No
    159263

    Teşekkürler Hülya Okur,sayenizde Savaş Ay ı biraz daha iyi tanıdık.:wave:

  5. #5
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    28-07-2005
    Mekan
    06 Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3,265
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    120964

    Hülya Okur Yazıyor... [email protected]




    Hülya hn. ben sizi daha çok merak ettim ama yazdığınız köşeden gördüm merakım gitti.

    Şimdi Savaş AY mafya gibi birşey mi tam okumadım ama ilk başlarda öyle birşey anlatılıyor gibi :smiles7:

  6. #6
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    29-04-2004
    Mekan
    20 Denizli
    Yaş
    44
    Mesajlar
    19,299
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    12278

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yasar_turkey Mesajı Göster
    Hülya Okur Yazıyor... [email protected]




    Hülya hn. ben sizi daha çok merak ettim ama yazdığınız köşeden gördüm merakım gitti.

    Şimdi Savaş AY mafya gibi birşey mi tam okumadım ama ilk başlarda öyle birşey anlatılıyor gibi :smiles7:
    :hhh:

    Savaş Ay,Mafya babası birisini tanıyormuş ondan bahsediyor :hhh:

    Ulen keşke sen gitseymişsin röportaja ne komedi olurdu :smiles31:

  7. #7
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    28-07-2005
    Mekan
    06 Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3,265
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    120964

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi biolog Mesajı Göster
    :hhh:

    Savaş Ay,Mafya babası birisini tanıyormuş ondan bahsediyor :hhh:

    Ulen keşke sen gitseymişsin röportaja ne komedi olurdu :smiles31:
    Yapma be abi ben daha iyi röportaj yapardım valla iletişim fakültesi okumamış olsamda :)

    Bu nasıl soru :ok::smiles10:

    Savaş AY da burda ayıp etmemiş mi ama biraz
    HÜLYA OKUR- Türkiye gazeteciler cemiyetinden 1992 yılının gazetecisi ödülünü aldınız. Bu ödülün sizden sonraki sahipleri kimlerdi?



    SAVAŞ AY- Nasıl yani? Şimdi sana 16 yıllık listeyi mi vereyim? Aç İnternetten oku ne olur beni yorma.

  8. #8
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    29-04-2004
    Mekan
    20 Denizli
    Yaş
    44
    Mesajlar
    19,299
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    12278

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yasar_turkey Mesajı Göster
    Yapma be abi ben daha iyi röportaj yapardım valla iletişim fakültesi okumamış olsamda :)

    Bu nasıl soru :ok::smiles10:

    Savaş AY da burda ayıp etmemiş mi ama biraz
    Resmen Hülya Hanımı bozmuş ulen internetten bakacak olsak sana roportaja gelmezdik internet kafeye giderdik dimi

    sanki bakkalın çırağıyla konuşuyor karşında bayan bir meslektaşın gazeteci var azcık efendi olsana dimi

  9. #9
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    28-07-2005
    Mekan
    06 Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3,265
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    120964

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi biolog Mesajı Göster
    Resmen Hülya Hanımı bozmuş ulen internetten bakacak olsak sana roportaja gelmezdik internet kafeye giderdik dimi

    sanki bakkalın çırağıyla konuşuyor karşında bayan bir meslektaşın gazeteci var azcık efendi olsana dimi
    :smiles34: abi sen röportaj yapsaymıştın çok terlermişti Savaş AY

  10. #10
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    29-04-2004
    Mekan
    20 Denizli
    Yaş
    44
    Mesajlar
    19,299
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    12278

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi yasar_turkey Mesajı Göster
    :smiles34: abi sen röportaj yapsaymıştın çok terlermişti Savaş AY
    Islah edilmiş bir üye olarak bazen çok tehlikeli olabiliyorum bu benim genlerimde var

    Kelimelerle adamı felç ederim,

    ilkokul öğretmenim eğerki başka biri olsaydı

    belkide şimdi Hülya hanım benimle yaptığı roportajını vermişti.

    Belkide nobel ödülü bile alabilirdim neden olmasın Orhan Pamuk senin gibi benim gibi biri değilmi,

    yada ne bileyim en azından sanatın bir dalında sivrilirdim ama olmadı

    derste en yakın arkadaşımı gözümün önünde sopayla döven bir öğretmen sayesinde pısırık bir öğrenci oldum

    en önemli 5 sene boşu boşuna geçti,gelip baktımı annem babam sahi benim annem babam vardı değilmi

    nerdelerdi acaba o ara

    3 sene orta okulda takdir aldım üst üste daha sonra

    Fabrikalara işci yetiştiren bir liseye kaydedildim dedimya pısırıktım ne derlerse onu yapmaya programlanmıştım

    eee bu kadarlık eğitimle şunları doğru yazdığıma dua etmem lazım noktayı virgülüde siz ayarlayın artık neyapayım benden de bu kadar.

  11. #11
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    28-07-2005
    Mekan
    06 Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3,265
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    120964

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi biolog Mesajı Göster
    Islah edilmiş bir üye olarak bazen çok tehlikeli olabiliyorum bu benim genlerimde var

    Kelimelerle adamı felç ederim,

    ilkokul öğretmenim eğerki başka biri olsaydı

    belkide şimdi Hülya hanım benimle yaptığı roportajını vermişti.

    Belkide nobel ödülü bile alabilirdim neden olmasın Orhan Pamuk senin gibi benim gibi biri değilmi,

    yada ne bileyim en azından sanatın bir dalında sivrilirdim ama olmadı

    derste en yakın arkadaşımı gözümün önünde sopayla döven bir öğretmen sayesinde pısırık bir öğrenci oldum

    en önemli 5 sene boşu boşuna geçti,gelip baktımı annem babam sahi benim annem babam vardı değilmi

    nerdelerdi acaba o ara

    3 sene orta okulda takdir aldım üst üste daha sonra

    Fabrikalara işci yetiştiren bir liseye kaydedildim dedimya pısırıktım ne derlerse onu yapmaya programlanmıştım

    eee bu kadarlık eğitimle şunları doğru yazdığıma dua etmem lazım noktayı virgülüde siz ayarlayın artık neyapayım benden de bu kadar.
    :smiles34: işte röportaj yapılacak adam çok ciddiyim abi, ben bile şu genç yaşımda ki bende yavaş yavaş yaşlanıyorum ama her zaman birşeyler yapabiliriz.

    Bende hiç unutmam baraka okullarda eğitim görürken öğretmenimin bütün arkadaşlarımın önünde kırık sandalye bacağı ile biraz yanmış sopa avuçlarıma değil ellerimin üzerine vurmasını halen unutamam. :smiles22:

    Sebebi ise ellerimin üzerinin çamurla oynadığım için çatlak olması idi :( belki ben şimdi ülkemizin aşamadığı bazı sorunları çözen alanında dünyada nam salmış bir meslek sahibi olabilirdim. Belki de bir arkeolog, belki de toprağın ve çamurun ne denli faydalarını araştıran bir araştırmacı, bakıyorum da ülkede herkes araştırmacı gazeteci

  12. #12
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    29-04-2004
    Mekan
    20 Denizli
    Yaş
    44
    Mesajlar
    19,299
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    12278

  13. #13
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    28-07-2005
    Mekan
    06 Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3,265
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    120964

    Git işine abi ya :)


Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konuda cevap yazamazsınız
  • Eklenti yapamazsınız
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
  • BB Kodları Açık
  • Smiley'ler Açık
  • Resim Kodları Açık
  • Video Kodları Açık
  • HTML Kodları Kapalı