Uydumarket Banner  

Gösterilen Mesajlar: 13 mesajdan 1 ile 13 arası

Konu: Avrupa Birliği ve Biz... Düşünceleriniz?

  1. #1
    Junior Member
    Giriş Tarihi
    22-01-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    51
    Mesajlar
    47
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    117

    Avrupa Birliği ve Biz... Düşünceleriniz?



    Arkadaşlar,

    Avrupa Birliği için ne düşünüyoruz? İstiyor muyuz, yoksa kalsın mı diyoruz....

    Avrupa birliği bizi alır mı? Alsa bile ne zaman alır? Avrupada yaşayan Türkler hakikaten destek olurlar mı? Ya Kıbrıs? Alırlarsa, aldıkları tarihte AB şu anki güce sahip olur mu? Yoksa alır-mazlar mı? :p:

    Uzun lafı kısası, alırlar mııı, almazlar mı?
    Düzenleyen Ruchi : 24-01-2004 at 16:18

  2. #2
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    16-12-2003
    Mekan
    14 Bolu
    Mesajlar
    6,285
    Kan Grubu
    A Rh ( - )
    Üye No
    77

    Ab olayı şu. Abc değil.))
    Almanya ve Fransa bu Ab topluluğunda en sözü geçen ülke. Ayrıca bu iki ülke ittifakta yapıp yakınlaştılar. Bunun temeli tam 2. dünya savaşında Almanya'nın Paris şehrine dokunmamasındandır. Lafı şuraya getireceğim. Türk milleti serbest dolaşım olsa en çok hangi ülkede ikamet etmek ister. Tabiki Almanya'da. Almanlarda bunu kabul etmez.
    Yani 2050 senesine belki alırlar. Babamda 40 sene beklemiş. Bakalım biz kaç sene bekleyeceğiz..))

  3. #3
    Moderator
    Giriş Tarihi
    12-11-2003
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    53
    Mesajlar
    12,232
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    11

    2013 giriş tarihimiz :)

  4. #4
    Average Member
    Giriş Tarihi
    22-01-2004
    Mekan
    41 Kocaeli
    Mesajlar
    393
    Kan Grubu
    0 Rh ( - )
    Üye No
    249

    Yani 2050 senesine belki alırlar. Babamda 40 sene beklemiş. Bakalım biz kaç sene bekleyeceğiz..))

    sayın chute dostum bu laf tam yerine oturmus bence.Yakısır sana.

  5. #5
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    16-12-2003
    Mekan
    14 Bolu
    Mesajlar
    6,285
    Kan Grubu
    A Rh ( - )
    Üye No
    77

    İyi olarak anlamış sayıyorum suko_s sözlerini. Fakat sizleri yanıltmasın bu sözlerim.
    Piclock arkadaşımız 2013 demiş. İnşallah diyorum. Fakat kaç tane şart öne süreceklerini 2 yıl önce açıkladılar. Yazmak istemezdim. Fakat Suko_s arkadaşımız için yazıyorum.
    Umarım yanılırım.
    1- Kıbrıs sorunu Türk devletinin aleyhine olacak şekilde düzeltilmesini isteyecekler.
    (Maraş ve değerli petrol ve kullanılabilir ekili arazi vb. Türk ordusu çekilecek.)
    2- Ege kıta sahanlığı 12 mile çıkarılacak. Ortak Ab veya Yunan devletine verilecek.
    (Bilindiği gibi buradada zengin petrol yatakları var.)
    3- Yabancı vakıflar söz sahibi olacak.
    (Bu ile hiçbir petrol, bor, bakır, ne gibi maden aklınıza gelirse işletilmesi engellenecek.)
    4- Türk silahlı kuvvetleri sayısı indirgenecek. Bazı konularda Söz sahibi olamayacak.
    (Yani ordumuz devre dışı bırakılarak bir savaşta bizi hemen haşlayacaklar.)
    5- Kürtçe, lazca, vb tüm olan olmayan lehçelere hak tanınarak onlara statü verilmesini isteyecekler.
    ( Bu durumda kardeş kardeşi vurdurtmak isteyecekler. Zamanında Osmanlı'ya, Atatürk'e yapmak istedikleri gibi)
    6- Doğu Anadolu'yu ortak kullanıma açmak isteyecekler. Yani İsrail'li Amerikalı Avrupalı şirketler buralarda söz sahibi olacak.
    (Mesela bir İsrailli şirket toprak satın alacak. Ve insanlarını yerleştirecek. Bir müddet sonra Azınlık vb ayaklarla Filistin ve golan vb olaylar gibi söz sahibi olmak isteyecek.
    8- Yunan Ordotods kiliseleri, Ruhban okulu vb etkinliklere izin verilecek. Her yer bu tür okul, dernek, yardışlaşma, kardeşlik vb konularla açılacak.
    ( Bu sayede Yunan emelini gerçekleştirmek isteyecekler. Ve millet Hiristiyanlığa özendirilicek.)
    Aklıma gelmiyor arkadaşlarım. Fakat bu tam 10 madde idi. Aklımda kalanları burada yazmak istedim.
    Bunlardan birini dahi kabul etmemiz durumunda başımıza neler gelebileceğini sorarım sizlere. Herkes rüya gördüğümü yanlış bildiğimi veya Avrupalı düşmanı olabileceğim hakkında konuşur. Ben ne Avrupa'ya karşıyım. Ne de bu tür maddeleri kafamdan uydurdum. Çok okurum gezerim dinlerim. Keşke yanılabilsem. Hiç yanılmadım ki.?

    Yanılsa babam 40 senedir yanılırdı.

  6. #6
    Junior Member
    Giriş Tarihi
    22-01-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    51
    Mesajlar
    47
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    117

    Chute, senin baban yanılacak adam değil o ayrı konu!!

    Peki başka düşüncesi olan yok mu?

  7. #7
    Starting Member
    Giriş Tarihi
    24-01-2004
    Mekan
    Türkiye Dışı / Other Country
    Yaş
    53
    Mesajlar
    2
    Üye No
    652

    Arkadaslar bizler uzun yillardan beri almanyada kaliyoruz. Son Zamanlarda bazi deyisiklikler olmaya basladi. Örnek : Alman milletinin büyük cogunlugu Türklerin AB ye dahil olmasina karsi ama yeni yeni sanki alman Hükümeti Basin yolu ile yaptigi aciklamalarla Alman Milletini buna hazirliyormus gibi bir hava var.
    Insanda söyle bir his uyandiriliyor. Türkiye eninde sonunda AB ye ortak olacak ve hem Avrupaliyi hem Türkiyeyi buna hazirliyorlarmis gibi bir görüntü var. Bu benim görüslerim.
    Herkese saygilar..

  8. #8
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    23-01-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    45
    Mesajlar
    1,169
    Kan Grubu
    0 Rh ( - )
    Üye No
    374








    bu resmi çok aradım her şey ortada
    Düzenleyen culutas : 28-02-2004 at 03:16

  9. #9
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    23-01-2004
    Mekan
    60 Tokat
    Mesajlar
    1,009
    Kan Grubu
    B Rh ( - )
    Üye No
    522

    Avrupa bizi alırmı almazmı bilmem ama biz zaten avrupa birliğine çoktan girdik birey oılarak

  10. #10
    Junior Member
    Giriş Tarihi
    22-01-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    51
    Mesajlar
    47
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    117

    Mailime gelen yazıyı noktasına dahi dokunmadan yerleştiriyorum

    Sevgiler,




    Asagida iki acik mektup bulacaksiniz. Bunlar su anda Paris'te yasamakta olan ve bilimsel calismalarla ugrasan iki degerli (ve duyarli) Turk vatandasi tarafindan kaleme alinmis. Birinin cagrisina digeri cevap yazmis!.... Yorumu size birakiyorum.

    -----------------------------------------------------------------
    Fransiz'larin gerçek yüzünü ögrenmek için bu yaziyi lütfen okuyun.
    Aslinda bu bütün Avrupa Birligi ülkelerinin ortak görüsü ancak her
    nedense çikip delikanli gibi konusmayip isi yokusa sürüyorlar.
    Ben su an Paris'te doktora calismalari yapmak icin
    bulunmaktayim....Buradaki basin yaklasik bir haftadir hergun bas
    sayfadan Turkiye haberleri veriyor, ben de sizinle biraz cikan
    haberleri paylasmak istedim:

    Oncelikle sunu belirtmeliyim ki burada, sol basin bile artik
    irkciliga varan bir Turkiye karsitligi yapiyor. Secimlerden sonra cikan
    haberler zaten Turkiye'yi neredeyse Afganistan gibi gosterdi ve hemen ardindan
    Turkiye'nin AB'ye dahil edilmesine elbirligiyle karsi cikilmasi
    temelini hazirlamak icin gazetelerde Turkiye'yi ve Turkleri kucuk dusurucu
    haberlerin yer almadigi bir gun bile gecmiyor....Le Figaro'da cikan
    bir haber Avrupali bir diplomatin, 'Esasinda onlari kimse Avrupa'da
    istemiyor ancak nasil disarida tutacagimizi da bilmiyoruz," dedigini
    belirtirken, bugun Le Monde bas sayfadan, Giscard D'Estaing'in,
    "Turkiye'nin AB'ye girisi AB'nin sonu olur" baslikli roportajini ve
    D'estaing'in bir grup Turk'u gostererek "onlar bize benzemiyor"
    dedigi karikaturunu yayinladi (Le Monde burada en cok okunan ve en saygin
    gazetelerinden biri bildiginiz gibi!!!!).....Zaten amac, bu sekilde
    Avrupa halkini hazirlamak ve sonra da Turkiye'nin AB'ye girisini
    refaranduma baglayarak halktan red cevabi almak....

    Gazetelerde ayrica hergun okuyucu kosesi mektuplari yayinlaniyor,
    ben de bir mektup gonderdim ancak henuz basmadilar....basacaklarini da umut
    etmiyorum. zaten, sonucta demokratik ve ozgur diye ge****n basin su
    an gercekten felaket derecede irkci ve yanli propaganda yapiyor.....Zaten
    Le Monde sitesinde, "Kurtler icin Irak savasi buyuk bir firsat"
    baslikli bir bolume bile yer vermis durumda.....

    Ben AB'ci bir insan degilim, uzuntum AB'ye giremeyecegiz falan diye
    degil, ancak bu kadar da asagilanmayi Turk milletinin ve ulkemizin
    hak etmedigini dusunuyorum....Bize XV. yuzyilda yahudilere ya da Guney
    Afrika'da apartheid doneminde zencilere nasil davrandilarsa oyle
    davraniyorlar ve Avrupa gercekten de her bakimdan Turkiye'ye dusmanca
    tutum takiniyor......Bu arada dun de elime ortaokul ve liselilerin
    okuduklari bir tarih kitabi gecti....Turkiye'yi koloni ulkesi gibi,
    Mustafa Kemal'i de ulkesini kolonilikten kurtaran (bu arada Ataturk'u
    tanitmak icin korkunc bir karikatur koymuslar, aglayasim geldi) biri
    gibi gosteriyorlar.....yani Cezayir, Tunus gibi falan.....ve diyor ki
    Ortadogu'da Turkiye'nin disinda hicbir musluman ulkesi de
    bagimsizligini 2. Dunya Savasi'na kadar alamadi....buyrun bakalim.....Sonucta
    verdigimiz isgalcilerden kurtulus savasiydi, tipki Fransa'nin
    Almanlar'a karsi savastigi gibi; kolonilikten kurtulma savasi degil!!!!!
    Sonuc olarak, Avrupa medeniyeti bitmis arkadaslar.....inanin ki
    burasi irkcilik, Hacli zihniyeti ve ikiyuzlulukten gecilmiyor....Mesajima
    son verirken bir de cagrida bulunmak istiyorum, Fransizca bilen
    arkadaslar, lutfen guzel Fransizcanizla, biraz da bizim sesimizi duyuralim...Le
    Monde ve Le Figaro okuyucu kosesinde mektuplari yayinliyor Fransizca
    bilen arkadaslar, elestirilerinizi, Avrupa'nin irkciligini,
    Turkiye'ye karsi nasil herzaman dusmanca tutum alindigi hakkinda biraz
    fikirlerimizi gonderirsek, belki birinciyi, ikinciyi yayinlamazlar
    ama 10.yu kesin yayinlarlar....
    Le Figaro: [email protected] Le Monde: 21 bis, rue
    Claude-Bernard, 75242 Paris/France e-mail adresi icin de
    www.lemonde.fr'ya bakilabilir ya da ben size bir iki gun icinde
    ogrenir yollarim....Fransizca bilmeyenler Ingilizce de deneyebilirler.

    Sevgiler, Saygilar, Emel Akcali/ Fr.Ing.Is

    ---------------------------------------------------------

    YUKARDAKI YAZIYA CEVAP VEREN BIR VATANDASIMIZ:

    Ben de bilimsel arastirmalarim icin bir suredir Paris'te yasayan ve yurdunu oldukca seven bir Turk
    vatandasiyim. Emel Akcali isimli zati tanimam ama kendisinin de memleketini tanimadigindan eminim.
    Turkiye Sizlerin de cok iyi bildigi gibi malesef Turkiye Ankara,Istanbul ve Izmir'in kalbur ustu
    semtlerinden ibaret degildir. Turkiye orneklemi ne Ankara'daki Tunalihilmi Caddesi nede Istanbul'daki Bagdat caddesidi ne de Izmir'deki Hatay Caddesi'dir. Hayatimin bir kismini Paris'te gecirdigim gibi bir kismini da Anadolu'nun kasabadan bozma yeni il olmus bir kentinde acil servis hekimligi yaparak gecirdim. Bu nedenle Turkiye nedir Avrupa neresidir ve kime Turk denir kime benzer iyice ogrenme firsatim oldu.

    Biz onlara benzemedigimiz kadar onlarin da bize benzemedikleri kesin. Hem de hic mi hic benzemiyorlar. Adamlar kitap okuyorlar. Alelade bir Fransiz'in evinin bir odasinin tum duvarlari mutlaka kutuphanedir. Burada televizyonda yazili izni olmadan kimsenin yuzunu dahi gosteremezsiniz (haber ne olursa olsun) Fransiz televizyonlarinda paparazzi programi yoktur, bulunmaz. Fransa'da iki banka hesabi actiramazsiniz. "illa ki tek bir tane olmak zorunda" ve gene nedenini nicinini aciklamadan 500 Euro'nun uzerindeki parayi baskasina gonderemezsiniz. Bir hafta icinde bankamatikten 250 Euro'dan fazla para cekemezsiniz (bu Turkiye'de gunluk limittir) Daha fazlasi icin de hesabinizda para olsa dahi bankaya nedenini bildirmek zorundasiniz. Bankaya durup dururken 500 Euro'dan fazla nakit para yatiramazsiniz. O parayi nereden ve kimden aldiginizi soylemek zorundasiniz.

    Bu haliyle Turkiye tam bir ozgurlukler ulkesi degil mi?????

    Gelelim Sosyal devlet kavramina; Fransa'da belirli bir gelirin altinda (yilda 20000 Euro/kisi basi) para kazaniyorsaniz, kazanciniz oraninda devlet kiranizi oder. (%65'e varan miktarlarda) Her dogan cocuga daha dogmadan ayda 130 Euro para verir. (Nerede ise Turkiye'deki asgari ucret) Ama bu paranin kullanilacagi yerleri de denetler. (Cocuk bakicisi, kres, okul makbuzu v.s.) Fransa'da istihdam yaratmak icin haftalik calisma saatleri gecen yil 39 saatten 35 saate indirilmistir. Devlet kendi eliyle ayni isi yapmak icin daha fazla adam istihdam etmektedir.

    Gelelim Turkiye'ye: Benim doktor olarak calistigim 200.000 nufuslu anadolu kentinde cocuklarin 2 yasindan once hastalanarak olebilecekleri "dogal" kabul edildigi icin doktora goturulmezdi. Goturulse bile ilaclari alinmaz, masraf yapilmazdi. Ama cocuk 2 yasini devirmisse, yatirim yapilabilirdi. Cocuklar kisin zaturre, yazin ishalden olurlerdi, 3 yasindaki cocuga Ankara-Samsun karayolunda saatte 120 km ile giden yolcu otobusu carptigini bilirim.(ne isi varsa o cocugun) Gene ayni sehirde issizlik %65 okur yazarlik oarani kadinlarda %70 idi. Bu il merkezimizde hergun en az 10-12 adli vaka olur, yurdum insani kendini bilmezce icki icip daha sonra birbirinin bogazini keserdi. Kesmeklede kalmaz, sonra hastaneye getirir ve "kurtar bunu doktor, yoksa seni gebertirim" derdi. Bunu goren hastane polisi ilk ortadan kaybolan eleman olurdu.

    Bahsettigim sirin ilimizin bir beldesinde 6500 nufus yasamaktadir. Ancak bu belde belediyesinde calisan tam 2200 isci vardir. (Iste gercek secim yatirimi ....) Bu iscilerden hicbiri ise alindiklarindan beri hic maas alamamistir. Belediye bu iscilerin sigorta pirimlerini odeyemez. (aylik faizini dahi odeyemez) Ama halk hastanelere gider gider gelir. Bu beldede her iki kisiye bir belediye iscisi dusmektedir. (kendini saymiyoruz) degil Fransa dunyanin hicbir medeniyeti bu olcuyu yakalayamaz!

    Turkiye'de yuzbinlerce aile halen tezekle isinmakta iken Fransa'da enerji Turkiye'dekinin yari fiyatidir.
    Fransa'da ozel okul, dersane, ozel ders ve ozel hoca kavramlari yoktur. Her cocuk esit derecede egitim alir. Gercek firsat esitligi vardir. Temel egitim lise sonuna kadardir ve ucretsizdir. 26 yasina kadar bir genc ogrenci saglik sigortasi kapsamindadir. Tum saglik giderleri karsilanir.

    Fransa'da milletvekillerine maas odenmez.

    Bilemiyorum bu listeyi daha uzatmaya gerek var mi ?

    Benim kizdigim ve sinirlendigim ulkemin kacirdigi firsatlar ve etrafa o vurgunculara sactigi paralardir.
    Ulkemin insani malesef kara cahildir ve bu artik bir toplum politikasi halini almistir. Bir duzenbaz
    parasiyla siyasete atilip 3 ayda pilav ustu doner dagitarak %7.5 oy aliyorsa, Bir dolandirici
    memeleketinden 20000 oy aliyorsa ve niye ona oy verdiniz diye soranlara halkim "Hepsi soyguncu, bu soyguncu'nun kirali, biz de gittik en kiralina oy verdik" diyebiliyorsa..... Gercekten biz cok
    farkliyiz demektir. Bunun icin adamin gazetesine cizdigi karikature gocunmaya gerek yok.

    Malesef Ataturk'un mirasina sahip cikamadik. Halkimizi egitemedik, egitimli, kulturlu, insanlar azinligin da azinligi hale geldi. Bu 1980 sonrasi siddetle koruklenen politikalarin eseridir. Yeni bir kusak geldi ve olay bitirdi. Bunun icin avrupa'daki gazetelere mektup yazmaya gerek yok, biz once kendi
    gazetelerimize mektup yazalim da, "kulhan agzi" ile mangalda kul birakmayan 3 gunluk yazarlari kovalayip yerlerine yazar gibi yazar bulalim, insanimiza gazete okutalim.
    >
    1979 senesinde Turkiye'de basilan yerel gazetelerin sayisi Tum avrupada basilan yerel gazetelerin
    sayisindan daha fazla idi. Simdi Turkiye'deki tum gazete okurlari ayni partiye oy verse %1'i ancak
    geciyor. Sen daha kalkmis "Le Monde"a yazi yazmaktan bahsediyorsun. A kardesim, senin mesajini kim kime yazacak, kim kime anlatacak !!!!

    1999 senesinde askerlik islemlerim icin gittigim Cankaya Askerlik Subesi'nde kocca bir sandik vardi.
    Basinda da bir er. kapidan her girene "TIME'in milenyumun en buyuk lideri"anketi formu uzatiliyordu.
    Form doldurulmustu. Sen sadece adini soyadini yaziyorsun, pul parasi veriyorsun.

    Iste bizim Avrupa Birligi de o hesap....

    Ne isimiz var bizim oralarda ???

    Ben memleketimi mukemmel bir hale getireyim, o gelip benim ayaklarima kapansin.

    Bu kadar onurumu iki paralik etmeyeyim.

    Yoksa gazetedeki yazi ile Fransizin aklindaki mukemmel Turkiye imaji degismez ki ???

    Antalya'da iki hafta tatil yapan Fransiz bir cift bana "HIC TURK GORMEDIKLERINI" soylemislerdi. Cunku sokaklarda carsafli ve sarikli kimse yokmus !!!!

    Ben daha ne diyim ki ??? "Haklisin dedim. Antalya ozerk bolge... Turkler giremiyor oraya, turistler icin orasi... Hem zaten cok sicak"

    Okuz ukuz olunca Avrupa'li olsa ne olur, benim beyin hucrelerime yazik degil mi ??

    Adama anlatacam orada Antalya Turk dolu, yok oyle birsey diye...

    Bosver gitsin..... "Turkler Kuzey'de tatil yapiyorlar yazin" dedim gectim..

    Haksiz miyim ?

    Cetin Kocaefe

  11. #11
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    23-01-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    45
    Mesajlar
    1,169
    Kan Grubu
    0 Rh ( - )
    Üye No
    374

    Türkiye Avrupa Birliği'ne girerse, Türk insanına nasıl davranır? Aşağıda;

    1.. Serbest dolaşım çıkar . İyi bir eğitimi ve geçerli bir işi olmayanların hepsi (İpini koparanlar) çil yavruları gibi Avrupa'nın dört bir yanına dağılır .
    2.. Hide Park'ta Türk usulü piknik yapar. (5 aile, 28 çocuk, kamyon, kebap, rakı, çiğ köfte, pijama, atlet, ip, top, tüp, çaydanlık, buz kabı, karpuz, tavla, okey, haşlanmış yumurta ve patates, pet şişe, naylon poşet, arabesk, gürültü ve kavga)
    3.. Versailles Sarayının önünde seyyar satıcılık yapar.(Salatalık, lahmacun, simit v.s.)
    4.. Wembley stadyumunun girişinde seyyar köfteci açar.
    5.. Çocuklar trafik ışıklarında cam siler, mendil satar.
    6.. Metro istasyonu girişlerinde kokoreç yapıp satar. Sakatat yasağını takmaz. Kolluk kuvvetlerinden koşarak kaçar. Kaçamazsa rüşvet vermeye çalışır.
    7.. Lourvre müzesinde kapkaççılık yapar.
    8.. Chapms Elises Bulvarı'nda düğün konvoyu yapar.
    9.. Çeşitli alanlarda mafyalar oluşturur. Devlet arazilerini Türklere satar.
    10.. Mafyadan aldığı arazilere gecekondu yapar. Gecekondularda inek, koyun, tavuk ve kaz besler. Kurduğu mahalleyi kurtarılmış bölge ilan eder.
    11.. Yere tükürür. Kendini uyaran vatandaşı döver. Yakalandığında ise polise sürekli "abi !" diye hitap eder.
    12.. Galatasaray Avrupa kupalarında başarı elde ettiğinde kutlama konvoyu yapar. Havaya ateş açar ve birkaç Avrupa vatandaşı için "Kim vurduya" tur ayarlarlar.
    13.. Sanki asırlardır oradaymış da diğerleri yeni gelmiş ve kendisini rahatsız ediyormuş gibi davranır.
    14.. Bir fast food'da yanındaki kız arkadaşına baktığından şüphelendiği adamı döver.
    15.. Yenebilecek her şeye içinde domuz eti oluğu şüphesiyle bakar.
    16.. Avrupalı tüm kadınlara şırfıntı gözüyle bakar ve günde 25 kadına sarkıntılık eder. Sonunda Avrupalı zannettiği bir Türk kızının ağabeylerinden dayak yer. Yaraları iyileştikten sonra aynı kızla çıkmaya başlar.
    17.. Kızlar bir Avrupalı ile evlenebilmek için kırk takla atar. Babaları izin vermeyince evden kaçar. Babaları polisi arar. Kız 18 yaşından büyük olduğu için polis babayı pek sallamaz. Baba kendi işini kendi görmek ister ve herifin kardeşini öldürerek kan davası çıkarmaya çalışır.
    18.. Arabasıyla caddelerde turlarken İbo'nun kasetini yüksek sesle çalarak kız tavlamaya çalışır.
    19.. Evde bulgur pilavıyla beslenmeye çalışır ve tüm imkanlarını bir Mercedes sahibi olmak için seferber eder.
    20.. Türkiye'ye gelip geri dönerken bir minibüs dolusu besin maddesi götürür. Sucuk ve pastırmaları halk sağlığına aykırılığı nedeniyle gümrükte terk eder. Terk etmeden önce iki saat süreyle arbede çıkarır.
    21.. Seyyar lahmacun sattığı mahalleye servis yapan pizza dağıtıcısını döver. Olaya polis karışırsa başka bir gün tüm aşiretiyle gelip pizza dükkanını dağıtır.
    22.. Kurban bayramlarında kamuya ait yerlerde kurban keser. Kan gövdeyi götürür.
    23.. "Yok canım abarttın. Şu anda yurt dışında olanlar bu saydıklarının çoğunu yapmıyorlar ki" diye milletini savunanlar, o günler geldiğinde Türklerin Avrupa'da kanun, kitap dinlemeyecek kadar çoğunluk olacağını göz ardı ederler.
    24.. Türkiye'nin nüfusu 16 milyona İstanbul'un nüfusu 1 milyona düşer. Refah seviyesi ve toplumsal kalite son haddine kadar yükselir. Kimse kimsenin malına, namusuna yan gözle bakmaz. Türkiye'de kalmış olanlar, dini bayramlarda ve yaz tatillerinde Avrupa'ya kaçarak Türkiye'nin sakinleşmesini beklerler.
    25.. Türkiye'de eğitim seviyesi %98 üniversite düzeyine yükselir. İşsizlik kalmaz. İşçi ithaline başlanılır. Çevre kirliliği sıfıra düşer. Sanat ve kültür yurdun her köşesine yayılır. Arabesk sanatçıları iş alanlarını Avrupa'ya kaydırır. Turizm patlar.
    26.. Ülkemiz temiz, sakin ve yaşanası bir memleket olur. Siyasi tartışmalar konuşma platformunda kalır.
    27.. Hayal gücü iyi çalışan okuyucular bir bu kadar daha madde üretir.

    Yaaa ! Dostlar . İşte böyle . Bundan sonra kimse "Biz Müslüman bir ülkeyiz; Avrupalılar bu yüzden bizi AB'ne almıyorlar" ya da "Türkiye'de demokratikleşme sağlanamadı; onun için giremiyoruz AB'ne" savunmalarını yapmasın . Çünkü alakası yok . İşte yukarıda sayılan maddeler yüzünden giremiyoruz AB'ne. Onlar yeni bir İstanbul olmaktan korkuyorlar . Kendi milletini tanımayan bazıları da hemen işi siyasi ve dini nedenlere dayandırıyorlar. "Yahu bir beceremediler şu AB'ne girmeyi" diye siyasetçileri suçluyorlar. Zavallı siyasetçi ne yapsın. Eldeki malzeme bu. AB'ne girer miyiz, girmez miyiz bilinmez ama fırsat bu fırsat, Avrupalılar Türkiye'deki bazı aksaklıkları gidermek için türlü şartlar sürüyorlar ortaya. Devlet seviyesinde çözülmesi gerekenlere eyvallah. Elbet çözülür ama ya bireyler ? Yani yukarıda anlatılanlar. Onu çözecek babayiğit ne Türkiye'de var ne Avrupa'da. Yoksa AB adam olana çocuk oyuncağı ama biz adam olamadık ki.

    Murat Müftüler

  12. #12
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    12-03-2004
    Mekan
    07 Antalya
    Yaş
    53
    Mesajlar
    1,837
    Kan Grubu
    0 Rh ( - )
    Üye No
    6746

    arkadaşlar girmesek ne kaybedecegiz onuda dusunelim

  13. #13
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    11-02-2004
    Mekan
    17 Çanakkale
    Yaş
    46
    Mesajlar
    1,350
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    2459

    Girmeyerek kaybedeceklerimiz girerek kaybedeceklerimizden daha az bence. Çünkü bir sürü şart koşuyorlar. Onların amacı bana göre Türkiyeyi almak değil bölmek. Çünkü S.S.C.B dağılalı ne kadar oldu? S.S.C.Bden kopan devletler bugün ABde. Bu kadar çabuk mu herşeyi düzelttiler. Ben bu kadar taviz verilip girilmesinden yana değilim. Tabi bu benim şahsi görüşüm.

    Saygılar.
    Düzenleyen Darqmans : 30-04-2004 at 09:12


Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konuda cevap yazamazsınız
  • Eklenti yapamazsınız
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
  • BB Kodları Açık
  • Smiley'ler Açık
  • Resim Kodları Açık
  • Video Kodları Açık
  • HTML Kodları Kapalı