Uydumarket Banner  

2 sayfadan, 1. sayfa 12 SonSon
Gösterilen Mesajlar: 37 mesajdan 1 ile 20 arası

Konu: Marmarİs Egenİn İncİsİ

  1. #1
    Average Member
    Giriş Tarihi
    23-01-2004
    Mekan
    48 Muğla
    Mesajlar
    391
    Üye No
    481

    Marmarİs Egenİn İncİsİ



    selamlar marmarisle ilgili gezilecek yerler eğlence merkezleri konaklama tesisleri kısaca burada herşeyi bulabilirsiniz...iyi eğlenceler



  2. #2
    Adviser
    Giriş Tarihi
    22-01-2004
    Mekan
    48 Muğla
    Mesajlar
    2,823
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    90

    marmaris gerçekten güzel hala yeşili olan ender turizm merkezlerinde umarımda yeşil olan yerler yesil kalır bodrumda pek göremediğimiz şey yeşil ve bazı çıkar çevreleride bu güzelim turizm merkezlerinin yeşil tabiatını yakmaya her sene devam ediyor ne yazıkki....

  3. #3
    Member
    Giriş Tarihi
    18-02-2004
    Mekan
    31 Hatay
    Yaş
    47
    Mesajlar
    190
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    3300

    evet arkadaslar bende marmariste 8 yıldır calsıyorum bu kucuk cennetin daha fazla betonlasıp kentlesmesini onlemek bizim elimizde ama bunu yapmıyoruz. Birde kaliteli turisti elimizin tersiyle itip rus ve balkanlardan gelen ve kimseye hicbir fayda saglamayan turistlere kucak acıp memleketimize gelebilicek milyarlarca dovizde kendimiz balta koyuyoruz daha sonrada forumların ucra koselerindede bu guzellikler hakkında oturup yorum yapıyoruz herseyden once herkesi once ozelestiri yapıp sonrada bu cennet vatanımıza daha fazla deger verip onu gozleri gibi korumaya davet ediyorum


    NOT: SON 8 YILDA MARMARİSTE YUZBİNLERCE HEKTAR ORMAN YANGINA KURBAN VERİLMİŞTİR HERKESİN DİKKATİNE

  4. #4
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    25-01-2004
    Mekan
    Türkiye Dışı / Other Country
    Mesajlar
    1,252
    Üye No
    851

    bende 2 kere gittim marmarise cok begendim insallah bir daha gitmek nasip olur

  5. #5
    Average Member
    Giriş Tarihi
    23-01-2004
    Mekan
    48 Muğla
    Mesajlar
    391
    Üye No
    481

    Marmarisde Mehtap Turu

    MARMARİS İN VAZGEÇİLMEZ GÜZELLİKLERİNDEN BİRİ MEHTAP GEZİSİ İLE EĞLENMEKTİR

    KAPTAN YUSUF DİRMİLLİ MEHTABI EN GÜZEL SEYREDEBİLECEĞİMİZ YERİ BULUP SİZLERİ DJ ANİMASYON DANSÖZ VE MANZARA İLE BAŞ BAŞA BIRAKARAK MEHTABIN VE EĞLENCENİN DALGINLIĞINDAN SAATLERİN NASIL İLERLEDİĞİNİ FARKEDEMEYECEK KADAR

    EĞLENME ŞANSINA SAHİP OLUYORSUNUZ


    EGENİN İNCİSİ MARMARİSİN EŞSİZ MANZARASINDA,ÇEŞİTLİ ÜLKELERDEN VE TÜRKİYENİN DÖRT BİR YANINDAN GELEN TÜM MİSAFİRLERİMİZİ EĞLENDİRMEK İÇİN,TÜM DETAYLAR DÜŞÜNÜLMÜŞ VE YÜZDEYÜZ AÇIK HAVA DİSKO ORTAMINDA SINIRSIZ BİR EĞLENCE ORTAMI DÜZENLENMİŞTİR. PROFESYONEL DJ VE SON SİSTEM MÜZİK EKİPMANLARI İLE MÜZİĞİN VE EĞLENMENİN TADINA DOYAMAYACAKSINIZ








    :smiles10: Ben 3 defa bu gemiyle turlara katıldım harika Marmarise yolu düşen her arkadaşa tavsiye ederim:smiles34:

  6. #6
    Supervisor
    Giriş Tarihi
    28-04-2006
    Mekan
    42 Konya
    Yaş
    51
    Mesajlar
    14,607
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    211683

    ne güzel egleniyorlar abi

  7. #7
    Adviser
    Giriş Tarihi
    09-10-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Mesajlar
    1,715
    Üye No
    33152

    yazılanlara aynen katılıyorum. marmariste tekne ile mehtap turu inanılmaz güzeldir. özellikle sakin bir havada ve yanınızda özel biri ile... :smiles10:
    özel biri konusu bildiğiniz üzere marmariste pek sorun olmaz.
    özellikle ingiliz bayan arkadaşlar pek revaştadır bu konuda.
    yanında bir yabancı hatun bulunmayan marmarisli bir genç arkadaş yok gibidir.
    yaklaşık 2 yaz barmenlik yaptım orada. yat limanında.(86-87)

    güzel yerdir marmaris..

    saygılar

    yuran

  8. #8
    Starting Member
    Giriş Tarihi
    26-03-2008
    Mekan
    06 Ankara
    Mesajlar
    2
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    426563

    merhaba arkadaşlar biz balayı için marmarisi tercih ettik siteler de 4 yıldızlı bir otel ismini vermeli miyim bilmiyorum ama tavsiye edip etmediğinizi merak ediyorum

    ARMUTALAN
    Düzenleyen burcuguler0621 : 26-03-2008 at 10:53

  9. #9
    Advanced Member
    Giriş Tarihi
    27-02-2006
    Mekan
    06 Ankara
    Yaş
    56
    Mesajlar
    1,144
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    192082

    marmaris e iki yıl üst üste tatile gittim her gittiğimdede içmeler ve daha bir çok yerde ormanlar yanıyordu. günlerce süren yangınlara çok üzüldük kaldığımız otelin halkla ilişkiler müdiresi nin sözleri " ne zaman nerede kaç hektar ormanın yanacağı ve oraya kimlerin villa yapacağı aylar öncesinden bellidir.bu hep böyle geldi böyle gidiyor. biz buna alıştık .sizde boşuna üzülmeyin" şeklinde oldu... gerçektende ilk günlerde sadece bir helikopterle sürdürülen yangın söndürme çalışmaları, (yangın bayağı bir alanı yaktıktan sonra muhtemelen 20-30 villalık bir alanı) helikopter sayısı 4-5 e çıkartılarak bir günde söndürüldü. özellikle muğladan marmarise giderken yolun sağında ve solundaki tepelere dikkatle bakın orman içlerinde hepsi denize nazır villalar vardır. kleopatra adasında kumları korumaya yönelik alınan önlemleri birde yanan ormanları düşündüm. tezat geldi bana .....

  10. #10
    Vip
    Giriş Tarihi
    11-03-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    71
    Mesajlar
    12,439
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    6600

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi manude Mesajı Göster
    marmaris e iki yıl üst üste tatile gittim her gittiğimdede içmeler ve daha bir çok yerde ormanlar yanıyordu. günlerce süren yangınlara çok üzüldük kaldığımız otelin halkla ilişkiler müdiresi nin sözleri " ne zaman nerede kaç hektar ormanın yanacağı ve oraya kimlerin villa yapacağı aylar öncesinden bellidir.bu hep böyle geldi böyle gidiyor. biz buna alıştık .sizde boşuna üzülmeyin" şeklinde oldu... gerçektende ilk günlerde sadece bir helikopterle sürdürülen yangın söndürme çalışmaları, (yangın bayağı bir alanı yaktıktan sonra muhtemelen 20-30 villalık bir alanı) helikopter sayısı 4-5 e çıkartılarak bir günde söndürüldü. özellikle muğladan marmarise giderken yolun sağında ve solundaki tepelere dikkatle bakın orman içlerinde hepsi denize nazır villalar vardır. kleopatra adasında kumları korumaya yönelik alınan önlemleri birde yanan ormanları düşündüm. tezat geldi bana .....
    umarım yakaçak ağaç bulamazlar

  11. #11
    Member
    Giriş Tarihi
    23-05-2006
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    177
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    218326

    marmariste 12 ayım geçti askerliğimi aksaz deniz üssünde yaptım gerçekten yazıyla kışıyla çok güzel bi yer.özellikle koylarını ve tekne turunu kesinlikle tavsiye ederim
    Düzenleyen burakkaynun : 26-03-2008 at 20:28

  12. #12
    Starting Member
    Giriş Tarihi
    26-03-2008
    Mekan
    06 Ankara
    Mesajlar
    2
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    426563

    arkadaşlar haziran ortalarında nasıl olur bende gitmiştimmarmarise ama çok uzun zaman oldu
    Düzenleyen burcuguler0621 : 27-03-2008 at 10:17

  13. #13
    Banned Member
    Giriş Tarihi
    11-03-2007
    Mekan
    48 Muğla
    Yaş
    76
    Mesajlar
    544
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    330135

    Marmaris artik maden arama bolgesi...

    Manganez varmis daginda-tasinda...

    Turizm falan hikaye....

    Maden iscisi araniyor..

  14. #14
    Starting Member
    Giriş Tarihi
    02-04-2008
    Mekan
    01 Adana
    Yaş
    22
    Mesajlar
    2
    Üye No
    427792

    marmaris

    6 nisan da marmarise gidiyoruz marmarise gidecek yol arkadaşları aranıyor,marmarise arabayla gidecez gelecek olan arkadaşlar adam başı 50 ytl verecek 3 arkadaş gelebilir.

    msn:[email protected]

  15. #15
    Banned Member
    Giriş Tarihi
    11-03-2007
    Mekan
    48 Muğla
    Yaş
    76
    Mesajlar
    544
    Kan Grubu
    AB Rh ( + )
    Üye No
    330135

    Alıntı Orijinal Mesaj Sahibi cuneyt2 Mesajı Göster
    6 nisan da marmarise gidiyoruz marmarise gidecek yol arkadaşları aranıyor,marmarise arabayla gidecez gelecek olan arkadaşlar adam başı 50 ytl verecek 3 arkadaş gelebilir.

    msn:[email protected]
    Nisan ayi boyunca Marmariste eylem var!

    Madene Hayir!

    Hepinizi bekleriz!

    Yan gelip yatmak istiyorsaniz baska yere lutfen!

  16. #16
    Senior Member
    Giriş Tarihi
    27-02-2007
    Mekan
    35 İzmir
    Yaş
    44
    Mesajlar
    631
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    325672

    cesme dıyorum tek hocam marmarıs de guzel ama cesme daha ıyı

  17. #17
    Starting Member
    Giriş Tarihi
    01-07-2008
    Mekan
    26 Eskişehir
    Yaş
    31
    Mesajlar
    2
    Üye No
    442346

    Marmaris....

    MARMARİS’İN TARİHSEL KONUMU

    Marmaris Coğrafi konumu nedeniyle Akdeniz ve Ege Denizinin kavuştuğu yerde, önemli bir liman ve sahil kentidir. Bu nedenle ilk çağdan günümüze kadar Ege ve Akdeniz arasında önemli bir geçiş noktası olmuştur. Gerek Marmaris’in gerekse çevresinin kıyı yapısının çok girintili çıkıntılı olması, iyi korunmuş koyları ve limanları bulunması bu bölgenin Asya, Avrupa ve Afrika arasında önemli bir bağlantı noktası olmasını sağlamıştır.

    Yüzyıllar süren Karya tarihi içinde yer alan Marmaris ve çevresi, Rodos ve Mısır arasındaki ticari yol nedeniyle bir deniz üssü haline gelmiş, zaman zaman diğer Ege limanlarına rakip olabilmiştir. Hatta bu konumu yüzünden sahillerden uzak ve denize ulaşmak isteyen kentlerin istilalarıyla da karşı karşıya kalmıştır.

    Tarihte Karya Bölgesi ve Dönemi
    Karya bölgesi yaklaşık olarak bugünkü Muğla ilini kapsayan topraklar üzerindeydi diyebiliriz. Ancak bu bölgede Karya’lılardan önce hangi halkların yaşamış olduğu hakkında kesin bir bilgiye sahip değiliz. Bazı tarihçilere göre İÖ 2000’lerde ve belki de daha önceleri yaşayan Luviler bu bölgenin yerli halkıydı. Karya’lılarla Lelegler de bunlardan sayılır.
    Karya’lılar güçlendikten sonra Finikelilerin egemenliğindeki Rodos adasını zorlu savaşlar sonunda ele geçirdiler. Daha sonra Delos dahil bütün ege adalarını fethettiler. (İÖ 3000) ve kısa bir sıra sonra da Girit’e ve Minos’a egemen oldular.
    Karya’lıların bu egemenliği Minos kralı Mene zamanına kadar sürdü; ancak Mene uzun mücadeleler sonucunda Karya’lıları Girit topraklarından atmayı başardı. Karya’lılar adalardaki egemenliklerini bırakıp Anadolu yarımadasına döndükten sonra uzun bir süre toparlanamamış, çevredeki bazı halkların saldırısına uğramış, onların egemenlikleri altına girmiş, ancak yine de Marmaris’i ellerinde tutmayı başarmışlardır.

    Karya Bölgesine İlk Gelenler
    Bazı kaynaklara göre Karya’dan önce Finike diye adlandırılan Ege kıyılarına kimi göçebe kavimler yerleşmiştir. Marmaris’te Ege’ye kadar uzanan bu bölgeye egemen olan ve bu bölgeye Leleglerle birlikte yerleşen Sesif’in torunu Karisa Avr’ın adından dolayı yöreye Karisa adı verilmiştir. Yine bu yöreye bu kavimden daha üstün, başlarında sorguç, ellerinde iki kulplu kalkan olan başka bir kevmin de egemen olduğu bildirilmektedir. Bu kavim çok eskiden beri “Argos” ta egemen olan inakuos’un torunu Kar’ın başkanlığında buralara gelip yerleşmiştir. İşte bundan sonra bu yöre onun adıyla Karya olarak anılmaya başlanmıştır. (İÖ 3400)

    Herodotos’a göreyse Karya’lılar kendilerinin Girit’ten geldiği söylentisini kabul etmezler ve her zaman anakara olan Karya’da yaşamış olduklarını, Karya’lı olarak bilindiklerini söylerler. Ünlü tarihçi Herodotos ve Homeros, Karya’lıların Milet ve Mikale dağı çevresinde toplandıklarını ve burada yerleşmiş olduklarını kabul ederler. Bu Karya kentleri Herodotos ve Homeros’un yaşadığı dönemde İyon birliği üyesi Yunan kentleriydi.

    Mısırlılar ve İskitler Dönemi
    Karya’da kısa bir süre hakim olan Mısırlıların egemenliğini İskit’lerin egemenliği izlemiştir. Yöreye egemen oldukları süre içinde İskitler çevrede dokuz kent kurmuşlar, sınırlarını Ege Denizi’nden Asur’luların sınırına kadar genişletmişlerdir. Başka bir kaynak İskit’lerden sonra Asur’luların bu bölgeye egemen olduklarını belirtir.

    Karya’lılar Troya Savaşlarında
    Asur egemenliğinden kurtulan Karya’lılar, Homeros’un uzun uzun anlattığı tahta atıyla ünlü Troya savaşlarına bazı Asyalı kavimler gibi asker göndererek katılmışlardır. Diğer bir rivayete göreyse İÖ 1209 yılında Troya’lıların savaşı kaybetmesi sonucunda Karya’lılar da mağluplar arasında yer almışlardır. Troya savaşından sonra Yunanistan’da meydana gelen huzursuzluk ve savaşlar nedeniyle Ege adalarına ve sahillerine bir takım yeni istilacılar gelmiş ve yeni koloniler kurmuşlardır.



    Yeni Koloniler: Eolya’lılar, İyonya’lılar, Dorlar

    Eolya’lılar
    Bu yeni istila hareketini başlatan Eolya’lı Orest (İÖ 1124) Misya ve Karya’nın bir bölümüne egemen olmuştur.

    İyonya’lılar
    Eolya’lılardan sonra ikinci istila hareketi İyonya’lılar tarafından İÖ 1044 yıllarında ikinci koldan yapılmıştır. Birinci kol kralın oğlu Andruklos tarafından Efes yöresine ikinci kolsa Milet çevresine yerleşmiş ve böylece İyonya’lılar bölgede egemenliklerini kurmuşlardır.

    Dorlar
    Dorların istila hareketi ise zaman içinde Peloponnes’le diğer adalara ve kıyılara savaşsız bir şekilde olmuştur. Dorlar İÖ 1000 yıllarında Karya’nın güney yöresini, İstanköy ve Rodos adalarını egemenlikleri altına almışlardır. Yörede dokuz şehir kurmuşlar, bunlardan Knidos ve Halikarnassos en önemlileri olmuştur.

    Karya-Lidya İlişkileri
    Karya’lılarla Lidya’lıların oldukça eskiye dayanan bir yakınlıkları ve ilişkileri vardır; Lidya Karya’lı yöneticiler tarafından yönlendiriliyordu. Yine Lidya’lıların en görkemli dönemi olan Heraklitler döneminde orduda Anadolu’nun en savaşçı askerleri olarak tanınan ve at üzerinde savaşabilen Karya’lılar bulunuyordu.

    Lidya Krallığı’nın Karya’lılara geçmesi konusunda çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan birinde Lidya’daki Karya’lı askerler tarafından düzenlenen bir isyan içinde kraliçe Niza’nın da bulunduğu söylenir. Bu isyan sonunda Karya’lı Daskil oğlu Kigi Ladya’ya kral olunca Karya’lılarla birlik olup Lidya topraklarında bulunan İyonya’lıları bu topraklardan atmıştır. Bir Karya’lı anneden olan Lidya’lıların son kralı Krezüs döneminde Likya ve Kilikya dışında Karya ve Anadolu Lidya’lıların egemenliğine girmiştir.(İÖ 560)

    Perslerin Lidya ve Karya’da Egemen Olması
    Lidya kralı Krezüs İÖ 546 yılında Med kralı Kiros’a karşı koyamamış, 14 günlük bir kuşatma altında kaldığı Sart şehrinde Perslere teslim olmuştur. Lidya’yla birlikte Karya’nın da egemenliği Perslere geçmiştir. (İÖ 546).

    Karya’da Satraplar Dönemi
    Persler işgal ettikleri yerleri tayin ettikleri satraplarla yönetiyorlardı. Perslere vergi ödeyen bu satraplar egemenliklerini istedikleri gibi sürdürüyorlardı. Karya ve çevresinde henüz teslim olmamış kentler vardı. Pers kralı Karya satrabı Harpagos’u bunların üzerine yolladı. Bu kentlerden biri de Kaunos idi. Kaunos’lular savaşa hazır olduklarından büyük bir direniş gösterdilerse de işgale engel olamadılar. Karya’lılarsa o dönemde güçlü olmalarına rağmen hiç beklenmedik bir şekilde küçük birkaç direniş dışında teslim oldular.

    Daryus ( Dara ya da Darius )
    İÖ 525 yılında Mısır’ı zapt ederek Anadolu’ya dönen Pers kralı Kambis yolda ölünce onun yerini alan Ansan prensi Daryus ordunun başına geçerek yönetimi eline almıştı. Diğer taraftan Perslere karşı bir isyan hareketi başlatan ve Atina’yla Eritre’nin de yardımını alan Miletli Aristogoros ve beraberindekiler Sart’a girmiş, sarhoş olarak ellerindeki meşalelerle kenti ateşe vermiş, birçok bina ve tanrıça Kibele tapınağı da yakılıp yıkılmıştı. Pers kralı Sart’a yapılan bu hücumun haberini alınca Batı Anadolu’ya hareket etti. Damadı Daurises’i de bir ordunun başında komutan olarak isyancıların üzerine gönderdi. Daurises isyancıları, onların yardımcılarını ve Kıbrıs’lıları yenilgiye uğrattı. Bu başarıdan sonra Çanakkale’ye yöneldi ve burada beş kenti zaptetti. Yolda Karya’lılarla İyonya’lıların birlikte hareket ettiklerini öğrenince de Karya yönüne döndü. Marsyas (Çine Nehri ) üzerinde çok şiddetli bir şekilde başlayan savaş sonucunda Karya’lılar on bin, Persler ise iki bine yakın zayiat vermiştir.
    Savaşı kaybeden Karya’lılar Labranda’ya çekildi. Yeni bir hareket şekli düşünürlerken Milet’lilerin savaş istediği haberi alındı. Karya’lılar tekrar savaşmayı göze aldılarsa da, bu kez daha fazla ölü verdiler. Savaş isteğinde bulunan Milet’liler de çok ağır bir darbe yediler. Karya’lılar egemenliklerine çok düşkün olduklarından yenilgilerine rağmen savaşmaktan yılmamışlardı. Pedasa yolu üzerinde yürümekte olan Pers kuvvetlerini tuzağa düşürmüş, Daurises Amorges, Sisimakos ve ordusunu perişan ettikten sonra geri çekilmişlerdi. Karya kralı Mausolos’un sağladığı bu başarı komşularınca sevinç ve övgüyle sevinç ve övgüyle karşılanmıştır.

    Karya ve Herodotos
    Karya’da tarih İÖ 484-420 yılları arasında yaşamış ünlü tarihçi Herodotos’un yazmış olduğu Karya tarihiyle başlar. Buna göre Persler döneminde Karya’nın ünlü krallar soyu, İran yanlısı ve bağımlısı Milasa kentinin beyi Hissaldomos’la başlamış, ölümüyle de Mausolos yönetimi ele almıştır.

    I. Mausolos
    I. Mausolos döneminde Karya’nın yönetim merkezi Milasa zengin mermer ocaklarına sahipti. Kent bu mermerleri yapılarda kullanıyor, mimari eserler meydana getiriyordu. Aynı zamanda çevre kentler de bunda yararlanıyor, hatta mermer ihraç ediliyordu. Milasa kenti bu sayede zengin olmuş ve refaha kavuşmuştu.

    Ligdamis
    Mausolos’un ölümünden sonra krallık Ligdamis’e geçti. Ligdamis pek başarılı olmasa da Karya’yı ortak bir yönetimde birleştirmeye çalıştı ve Perslerle ilişkileri yumuşatmayı başardı.

    Artemisya
    Ligdamis’in kızı Artemisya babasının ölümünden sonra onun yerine geçti (İÖ 480). Perslerle daha yakın bir dostluk kurdu. Pers kralı Sarhas’ın Atina ve Isparta’lılara karşı hazırlanan seferine kendi gemileriyle katıldı. Artemisya aklı ve kahramanlığıyla Serhas’ın taktiri ve güvenini kazandı.

    Pisindel
    İÖ 431-404 yılları arasında Pisindel’in krallığı döneminde Ispartalılarla Atinalılar arasındaki savaşta durumları kötü olan Atinalılar para bulmak ve yardım almak için on iki gemiyi Karya’ya göndermişlerdi. Fakat Menderes Ovası’nda Miyos kentine çıkıp ilerleyen ordunun büyük bir bölümü Karya’lılar tarafından yok edildi.

    II. Ligdamis
    Tarihçiler Ligdamis’in hükümdarlığı hakkında pek az bilgi verebilmişlerdir.

    I. Ekotomni
    Ligdamis’in ölümünden sonra İÖ 390 yıllarında Ekotomni’nin kral olduğu sanılıyor. İsyan eden Kıbrıs’lılara karşı savaşan Perslere yardım etmiş, Persler savaşı kazanınca Karya’nın da itibarı yükselmişti.
    Ekotomni’nin II. Mausolos, İdriye ve Piksodoras adında üç oğluyla II Artemisya ve Ada adlarında iki kızı olmuştur.

    II. Mausolos
    Babası Ekotomni’nin (İÖ 377) ölmesiyle kral olmuştur. Karya’ya mutlu, parlak bir dönem yaşatmış, Halikarnassos’u (Bodrum) mimari ve sanat eserleriyle zenginleştirmiştir. II. Mausolos çok gayretli ve egemenliğe çok düşkündü. O çağın en üstün uygarlığı Helen uygarlığıydı. Mausolos da Karya’lıları Helenler gibi olmaya, onlara benzetmeye çalışmıştır. Ancak erken ölümü (İÖ 353) bu düşüncelerini gerçekleştirmesine olanak tanımamıştır.


    II. Artemisya
    Artemisya ve Mausolos, Ekotomni’nin çocuklarıydı. O dönemin Karya adetlerine göre iki kardeş birbirleriyle evlenebiliyordu. Artemisya da kardeşi Mausolos ile evlenmiş, Mausolos ölünce yönetime kendisi geçmişti. Bugün Londra müzesinde bulunan ve zamanın yedi harikasından biri olan Mausoleum’u (anıtmezar) çok sevdiği kocasının anısına kızlarıyla birlikte yaptırdı. Kendisi ölünce aynı yere gömüldü. (İÖ 351)

    İdriye
    II. Artemisya’nın ölümünden sonra kardeşi İdriye onun yerine başa geçip küçük kız kardeşi Ada ile evlendi. Perslere karşı uyumlu ve pasif bir politika yürüttü.

    Ada
    Kocası İdriye (İÖ 341) ölünce tahta geçti. Ancak dört yıllık bir hükümdarlıktan sonra kardeşi Piksodaros Perslerle anlaşıp yönetimi ele geçirdi ve Ada’yı sürgüne gönderdi. Ada Halikarnassos’u terk ederek Alinda kentine sığındı. Büyük İskender bu yıllarda Karya topraklarında hızla ilerliyor, Karya kentlerini teker teker fethediyordu. Halikarnassos da bunların arasındaydı. İskender buraya gelince dostu olan Ada’yı geri getirip, bütün Karya’nın yönetimini ona verdi.

    Piksodaros
    İdriye ölünce Piksodaros yönetimi ele alabilmek için kardeşi Ada’yı sürgün etmişti; fakat Piksodaros satraplık ünvanına sahip değildi. Bu nedenle Persler, Orontobates isminde birini yönetime yardımcı olarak gönderdi. Piksodaros istemeyerek yönetimdeki ortaklığı kabul etti. Piksodaros ölünce (İÖ 336) idare Persli Orontobates’e kaldı ve Orontobates satrap oldu.

    Karya, Büyük İskender, Bergama ve Romalılar
    İskender babasının ölümü olan İÖ 336 yılında yirmi yaşındayken kral olmuş, böylece gerek Asya, gerek Avrupa için yeni bir çağ başlamıştı. İÖ 334 yılında Makedon ve Yunanlılardan oluşan ordusuyla Çanakkale Boğazı’nı geçerek Troya’ya ulaştı. Şehrin doğusunda, Granikos Nehri civarında Karacabey’de Pers ordusuyla karşılaşıp, Daryus’u büyük bir yenilgiye uğratınca Anadolu’nun kapıları İskender’e açılmış oldu. Ülkenin büyük bir kısmı Ege sahilleriyle birlikte fethedildi.
    Pers egemenliğine son darbe ise İÖ 331 de vuruldu. Daryus kaçarak kurtulabildi. Daryus’un hazinelerini ele geçiren İskender’e Hindistan’a ulaşacak yollar açılmış oluyordu. İskender 323 yılında, 33 yaşında Babil kentinde öldü. Generalleri fethedilmiş toprakları aralarında paylaşırken çıkan anlaşmazlık yüzünden birbirleriyle savaşmaya başladılar. Bu karışık dönemde Bergama kralı I. Attalos güneye doğru ilerleyerek Karya’nın tamamını işgal etti. İö 197 yılında V. Filip’le Romalılar arasındaki meydan savaşında Filip yenilince, Romalı komutan Asya’daki tüm Yunan şehirlerinin özgürlüklerine sahip olması gerektiğini söylemişti. Asya’ya yeni gelmiş Roma ordusu İÖ190 yılında Manisa’daki meydan savaşında Suriyeli Antiodios’u yenince Karya ve Likya’nın yönetimi Rodos’a verildi. Rodos’un kötü yönetimi İÖ 167’de Likya’lılar gibi Karya’lıların da ayaklanmasına neden oldu. Aynı zamanda Roma senatosu Karya ve Likya’nın bağımsızlıklarını ve özgürlüklerini kabul etti.
    Bergama kralı III. Attalos İÖ 133’te krallığını Roma’ya miras bırakınca Anadolu’da Roma’nın varlığı kabul edilmiş oldu. Başarılı ve kimi zaman da başarısız süren Roma İmparatorluğu’nun Karya’daki egemenliği Bizans’ın doğuşuna kadar sürmüştür. İÖ birinci yüzyılda Roma’da iç savaşlar başlamıştı. İÖ 44’de Julius Cesar, İÖ 42’de Brutus ve Kassyus öldürüldü.
    Bu tarihlerde Karya’da bulunan Antonius ve Cleopatra kış mevsimini geçirmek üzere Mısır’a dönmeye hazırlanırken Milas, Alabanda ve bazı kentler ünlü hatip Milaslı İbrea’nın kışkırtmasıyla Romalılara başkaldırarak muhafız kıtalarını yok etmişlerdi. Ancak sonradan Romalıların yeniden fethettiği Milas yakılmış, yıkılmış ve perişan edilmiş, Alabanda halkının da çoğu öldürülmüştür.
    Tarihi kaynaklar Romalılar döneminde Anadolu’nun büyük bir yıkıma, zulüm ve işkenceye maruz kaldığını yazmaktadır. Karya da bu felaketin dışında kalamamıştır. Bu olayları izleyen dört yüzyıl Roma döneminin ikiye ayrılmasını hazırlayan ve Bizans dönemini başlatan yıllar olmuş ve İS 395 yılında Karya ve Likya tamamen Bizans yönetimine geçmiştir. Anadolu’nun bir bölümüyle Karya ve Likya 8. yüzyıl başında Harunurreşid tarafından işgal edilmiş, ancak 860’lı yıllarda yeniden Bizans devleti topraklarına katılmıştır.
    1100 yıllarına doğru, Anadolu Selçukluları’nın Anadolu’da batıya doğru ilerlediklerini görüyoruz. O tarihten sonra bu topraklar Menteşe Beyliği kuruluncaya kadar Selçuklular’ın yönetiminde kalacaktır.
    Menteşe Beyliği Dönemi
    Menteşe Bey 1282 yılı yazında Aydın önlerine kadar ilerleyip uzun bir kuşatmadan sonra kentin kalesini fethetmiş ve sonra da Karya içlerine sarkmaya başlamıştır.Menteşe Bey tarafından Karya’nın tamamının fethi kaynaklara göre 1291’de tamamlanmıştır.Menteşe Bey ölünce yerine oğlu Mesut Bey geçmiştir.Mesut Bey 1300 yılında Rodos seferi için Marmaris liman ve kalesini üs olarak kullanmış,Rodos’u fethetmiş,ancak ömrünün sonlarında büyük bir Haçlı donanmasının 1309’da Rodos’u geri almasını önleyememiştir.

    Menteşe Beyliği Sücaeddin Orhan Bey zamanında en parlak dönemini yaşamış ve Marmaris büyük bir liman kasabası haline gelmiştir.Orhan Bey’in ölümü üzerine Menteşe tahtına çıkan oğlu İbrahim Bey zamanında ,Girit dukası Marino Morisini 1352 yılında Ayasuluk ve Balat limanlarını beyliğin elinden almış ,ancak tedbirli davranan Marmaris, İbrahim Bey’in oğlu Hakim Gazi Ahmet Bey’in de yardımıyla kendini Girit dukalığına karşı koruyabilmiştir.Gazi Ahmet Bey liman ve kalenin onarılmasını sağlamış,1365 yılında Rodos’la Kıbrıs arasındaki deniz yoluna egemen olduktan sonra Marmaris daha da gelişip önem kazanmıştır.Gazi Ahmet Bey’in ölümünden sonra Menteşe Beyliği Sultan II.Murad tarafından 1424’de Osmanlı topraklarına katılmıştır.

    Osmanlı Dönemi
    Bu yeni dönemde Menteşe Beyliği’nin toprakları 1444’de II. Murad zamanında Saruhan ve Aydın’la birlikte yönetim şekli olarak ‘has’ haline getirilmiş,Marmaris ise Menteşe sancagına bağlı bir köy olarak kalmıştır.1517 yılındaysa yönetim Muğla tımarı olarak Hasan Nakari adlı şahsa verilmiştir.

    Osmanlı İmparatorluğu’nun Akdeniz’de egemen olması için Rodos Adası’nın alınmasının gerekli olduğuna inanan Kanuni Sultan Süleyman 16 Haziran 1522 yılında yüz bin kişilik bir orduyla Üsküdar’dan hareket ederek kırk gün sonra 26 Temmuz Cumartesi günü Marmaris’e ulaşmıştır. Önce kaleyi dolaşan Kanuni,kaleyi küçük bulmuş ve daha büyük bir kale yapılmasını emretmiştir.Bu arada yakınlık duyduğu Sarıana’ya duasını almak için uğramış ve Sarıana Kanuni’ye Rodos’un alınacağını müjdelemiştir.

    Rodos seferi nedeniyle Marmaris yeniden önem kazanmıştır.Liman kenti Marmaris sonraları Muğla mütesellimleri tarafından gönderilen voyvodalar tarafından yönetilmiştir.Bunu yönetimde yapılan değişiklik izlemiş ve kasaba Rodos’a bağlanmıştır.Marmaris’in yönetimiyse bir mütevelliye bırakılmıştır.1867’de Marmaris Muğla’ya bağlı bir ilçe haline getirilmiş ve bu tarihten sonra mülki yönetim için kaymakamlar atanmıştır.

    I.Dünya Savaşın’da Marmaris
    1913 yılında bir Alman gemisi Fransız kruvazörlerinin önünden kaçarak Marmaris limanına sığınmış, limanı koruyan Türk askerleri kendilerine sığınan bu Alman gemisini Fransızlara vermemişlerdir.Bunun üzerine Fransız gemileri Marmaris Boğazı’nı mayınlamışlarsa da kale komutanı ve görevlileri bu mayınları bir gecede toplamış ve zararsız hale getirmiştir.1914 yılının temmuz ve ağustos aylarında yine Fransız gemileri kaleyi topa tutmuş,büyük bir tahribat yapmışlardır.Karaya çıkan Fransız askerleri Türk kumandan ve askerlerinin kahramanca müdafaaları karşısında çekilip gitmişlerdir.


    İstiklal Savaşı’nda Marmaris
    Sevr Antlaşması’ndan sonra 29 Temmuz 1919’da İtalyanlar’la Yunanlılar gizli bir anlaşma yapmış,İtalyanlar Muğla ve Marmaris’i işgal etmişlerdi.Bu arada İtalyan kabinesi düşmüş,Dışişleri Bakanlığı’na da Kont Sforza getirilmişti.İtalya 22 Temmuz 1922’de Yunanistan’la önceki anlaşmasını tek taraflı olarak bozdu.Türklere yardıma dayanan yumuşak bir politika izledi.Bu nedenle Marmaris halkı İtalyan askerlerine karşı direnmemiş,İtalyanlar ise Yunan saldırısına karşı Türklere yardım etmişlerdir.İtalyan askerleri Marmaris’ten ayrılırken kalede şerefle dalgalanan Türk bayrağına saygı duruşunda bulunmuşlardır.




  18. #18
    Vip
    Giriş Tarihi
    05-02-2004
    Mekan
    34 İstanbul
    Yaş
    57
    Mesajlar
    2,921
    Kan Grubu
    0 Rh ( + )
    Üye No
    1752

    Bu bilgiler için teşekkürler arkadaşım

  19. #19
    Senior Member
    Giriş Tarihi
    01-06-2007
    Mekan
    41 Kocaeli
    Yaş
    44
    Mesajlar
    924
    Kan Grubu
    A Rh ( + )
    Üye No
    354255

    bu bilgiler yerıne gezılecek yerlerini resımleını gızlı kalmıs yerlerını falan da verseydenız super olurdu

  20. #20
    Member
    Giriş Tarihi
    19-11-2005
    Mekan
    Türkiye Dışı / Other Country
    Mesajlar
    131
    Üye No
    155216

    marmaris guzel ama ... icmeler icmeler icmeler ...................... benim tek hayalim bir ev alabilmek ve emekli olunca icmelerde yasamak ...:bubble:

2 sayfadan, 1. sayfa 12 SonSon

Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konuda cevap yazamazsınız
  • Eklenti yapamazsınız
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
  • BB Kodları Açık
  • Smiley'ler Açık
  • Resim Kodları Açık
  • Video Kodları Açık
  • HTML Kodları Kapalı